Doğum Pozisyonlarının Annenin Psikolojisine Etkisi


Kadınların doğum eylemi sırasında yaşayabileceği pek çok konfor bozucu durum bulunmaktadır. Hâlbuki, yürüme, doğum topu gibi farmakolojik olmayan yöntemler doğum süresinin kısalmasını sağlayarak annenin konforunu bozabilecek durumları azaltmaya yardım etmektedir. Doğum sırasında anne adayının pozisyonu, anne ve fetüs bakımından önemli sonuçlara yol açan ve anne-bebek sağlığını direkt olarak etkileyen önemli bir etkendir. Doğum ağrısının giderilmesinde farmakolojik olmayan yöntemlerden biri olarak kullanılan hareket etme ve pozisyon değişimleri; annenin hissedebileceği aşırı kaygı duygusunu engelleyerek bakımın psikolojik ve duygusal boyutlarını da oluşturmaktadır.
Bu nedenlerle doğum pozisyonları annelerin psikolojik durumunu etkileyebilmektedir. Anne ve bebek için uygun pozisyonları seçebilmek, kadınların kontrol duygusunu artırmaktadır. Kontrollü hissetmek, olumlu bir doğum deneyimi doğum sonrası psikolojik ve fiziksel sağlığa katkıda bulunan önemli bir faktördür. Doğumun ilk aşamaları profesyonel bir şekilde yönetildiğinde doğum sonuçlarının pozitif olması beklenmektedir. Bu durum, kadınların kendi doğumlarında kontrol duygusunu korumasına yardım ederek doğuma aktif bir biçimde katılmasını sağlamakta, özgüven ve memnuniyet düzeyini artırmaktadır.
Aktif doğum felsefesinde, hormonların etkili bir biçimde salgılanması ve buna bağlı olarak doğum eyleminin daha rahat gerçekleşebilmesi için, doğumda anne adaylarının mahremiyetinin korunması ve kendilerini güvende hissedebileceği bir doğum ortamının oluşturulması ve doğru pozisyonların sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Benzer olarak RCM (2008), kadınların iyi bir doğum eylemi gerçekleştirmesi ve psikolojik açıdan kendilerini iyi hissedebilmesi için, kendi üzerlerinde “kontrol” sağlamasının oldukça önemli olduğunu, bundan dolayı kadınların bebeklerini doğuracağı yeri ve doğum pozisyonunu özgürce seçmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu şartlar sağlandığında, doğumun daha az müdahale ile gerçekleştiği vurgulanmaktadır. Kadınların doğumda kendini psikolojik olarak güvende hissedebilmesi için sağlanması gereken bir diğer unsur ise kadının duygusal ve fiziksel açılardan desteklenmesi ve bilgi eksikliklerinin giderilmesidir.
Kanıta dayalı rehberlere bakıldığında da kadınların doğumda desteklenmesi, tercihlerinin göz önünde bulundurulması ile ağrı kesici kullanımının azaldığı ve doğumdaki memnuniyetin arttığı, dolayısıyla kadınların duygusal olarak pozitif etkilendiği belirtilmiştir. Doğumda kadınların desteklenmediği, ortam ve doğum pozisyonunun seçilmesine izin verilmediği durumlarda ise anksiyete ile gelen stres hormonları olan katekolaminlerin damarların daralmasına neden olduğu, uterin kanlanmayı azalttığı ve doğum eylemini yavaşlattığı ifade edilmektedir. Farklı toplumlardaki kadınlar tarih boyunca yürümeyi, hareket ve pozisyon değişikliğini doğum ağrıları ile baş edebilmek ve mental olarak rahatlamak için tercih etmişlerdir.
Doğum sırasında ayakta doğum pozisyonlarını tercih eden annelerde yarı uzanmış ve sırtüstü pozisyonu tercih edenlere kıyasla doğumun 1. ve 2. aşamasında yaklaşık bir saat kısalması, tıbbi müdahalelerin azalması, ağrı duygusunda azalma ve bebeklerini doğururken duygusal olarak tatmin olma duygusunda artış gözlendiği bildirilmektedir. Dikey doğum pozisyonların, anneye ıkınma sırasında güvenilir hissettirdiği, sırt üstü pozisyonlara kıyasla daha konforlu hissettirdiği ve eşlerin doğum sürecine katılımını arttırdığı bildirilmiştir. Dikey pozisyonların bu pozitif yönleri kadının otonomisini arttırarak pozitif doğum deneyimi sağlamaktadır. Pozitif doğum deneyimleri; kadınların fiziksel ve mental olarak başarılı hissetmesini sağlayarak benlik saygısı ve iyilik halinin artmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca, bu tecrübe maternal bağlılığı da arttırmaktadır.
Geçmişte kullanılan doğum sandalyeleri baz alınarak tasarlanan modern doğum sandalyelerinin dikey doğumu destekleyip, annelerin pozitif ve tatmin edici doğum deneyimine katkıda bulunduğu ifade edilmiştir. Anne adaylarının doğumun ilk aşamasında dikey pozisyonlara yönelmeleri yönünde cesaretlendirilmeye ihtiyaçları vardır.
Sonuç olarak, doğum sürecinde anne adaylarının her yönden rahat edeceği bir pozisyonun sağlanması gevşemelerini sağlayacaktır. Strese ve zorlanmalara yol açan pozisyonlar doğum eyleminin güçleşmesine ve kadınların fiziksel ve psikolojik açıdan olumsuz hissetmesine neden olacaktır. Bazı kadınlar ayakta durmayı ve yürümeyi tercih ederken bazı kadınlar ise sırt üstü yatış pozisyonunu tercih etmektedirler. Bu süreçte mümkün olduğu kadar sırt üstü pozisyonlarından uzak durulmalıdır.
Doğum ekibindeki doktor, hemşire ve ebelerin normal doğumda dikey pozisyonların kullanımına yönelik farkındalık düzeylerinin artırılması, bu sayede anne adaylarına doğumda hareket özgürlüğü sağlayacak dikey pozisyonların tercih edilmesine teşvik edilmesi ve doğumda kadının daha aktif olmasını sağlayan yaklaşımların benimsenmesi bakımından Sağlık Bakanlığı’nın yürütmüş olduğu “anne dostu hastane projesi” projelerine katkı sağlayabilir.
Ayrıca doğum ekibindeki doktor, hemşire ve ebelerin doğum pozisyonlarının psikolojik ve fiziksel sonuçları önemli ölçüde etkilemesi nedeniyle, anne-bebek sağlığını pozitif etkileyebilecek farklı doğum pozisyonlarını bilmeleri, anneleri bu pozisyonlar hakkında bilgilendirmeleri ve bu pozisyonlarda doğum yapmayı tercih eden annelere destek olmalarının anne bebek sağlığına önemli faydaları bulunmaktadır. Doğum sanatının korunması ve nesilden nesile iletilmesi günümüzdeki doğum ekibinin gayretleri ile mümkün olabilir.
Kaynakça: https://dergipark.org.tr/tr/pub/kashed/issue/77253/1299079
Yazarlar: Hande Aslan, Merlinda Aluş Tokat