Doktorsitesi.com

Doğum Pozisyonlarının Annenin Psikolojisine Etkisi

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
23 Ağustos 202536 görüntülenme
Randevu Al
Doğum pozisyonları, annenin psikolojisi ve doğum deneyimini doğrudan etkiler. Dikey ve aktif pozisyonlar doğum süresini kısaltır, ağrıyı azaltır, kontrol ve memnuniyeti artırır. Desteklenen, rahat pozisyonlar anne-bebek sağlığını güçlendirir.
Doğum Pozisyonlarının Annenin Psikolojisine Etkisi

Kadınların doğum eylemi sırasında yaşayabileceği pek çok konfor bozucu durum bulunmaktadır. Hâlbuki, yürüme, doğum topu gibi farmakolojik olmayan yöntemler doğum süresinin kısalmasını sağlayarak annenin konforunu bozabilecek durumları azaltmaya yardım etmektedir. Doğum sırasında anne adayının pozisyonu, anne ve fetüs bakımından önemli sonuçlara yol açan ve anne-bebek sağlığını direkt olarak etkileyen önemli bir etkendir. Doğum ağrısının giderilmesinde farmakolojik olmayan yöntemlerden biri olarak kullanılan hareket etme ve pozisyon değişimleri; annenin hissedebileceği aşırı kaygı duygusunu engelleyerek bakımın psikolojik ve duygusal boyutlarını da oluşturmaktadır.

 

Bu nedenlerle doğum pozisyonları annelerin psikolojik durumunu etkileyebilmektedir. Anne ve bebek için uygun pozisyonları seçebilmek, kadınların kontrol duygusunu artırmaktadır. Kontrollü hissetmek, olumlu bir doğum deneyimi doğum sonrası psikolojik ve fiziksel sağlığa katkıda bulunan önemli bir faktördür. Doğumun ilk aşamaları profesyonel bir şekilde yönetildiğinde doğum sonuçlarının pozitif olması beklenmektedir. Bu durum, kadınların kendi doğumlarında kontrol duygusunu korumasına yardım ederek doğuma aktif bir biçimde katılmasını sağlamakta, özgüven ve memnuniyet düzeyini artırmaktadır.

 

Aktif doğum felsefesinde, hormonların etkili bir biçimde salgılanması ve buna bağlı olarak doğum eyleminin daha rahat gerçekleşebilmesi için, doğumda anne adaylarının mahremiyetinin korunması ve kendilerini güvende hissedebileceği bir doğum ortamının oluşturulması ve doğru pozisyonların sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Benzer olarak RCM (2008), kadınların iyi bir doğum eylemi gerçekleştirmesi ve psikolojik açıdan kendilerini iyi hissedebilmesi için, kendi üzerlerinde “kontrol” sağlamasının oldukça önemli olduğunu, bundan dolayı kadınların bebeklerini doğuracağı yeri ve doğum pozisyonunu özgürce seçmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu şartlar sağlandığında, doğumun daha az müdahale ile gerçekleştiği vurgulanmaktadır. Kadınların doğumda kendini psikolojik olarak güvende hissedebilmesi için sağlanması gereken bir diğer unsur ise kadının duygusal ve fiziksel açılardan desteklenmesi ve bilgi eksikliklerinin giderilmesidir.

 

Kanıta dayalı rehberlere bakıldığında da kadınların doğumda desteklenmesi, tercihlerinin göz önünde bulundurulması ile ağrı kesici kullanımının azaldığı ve doğumdaki memnuniyetin arttığı, dolayısıyla kadınların duygusal olarak pozitif etkilendiği belirtilmiştir. Doğumda kadınların desteklenmediği, ortam ve doğum pozisyonunun seçilmesine izin verilmediği durumlarda ise anksiyete ile gelen stres hormonları olan katekolaminlerin damarların daralmasına neden olduğu, uterin kanlanmayı azalttığı ve doğum eylemini yavaşlattığı ifade edilmektedir. Farklı toplumlardaki kadınlar tarih boyunca yürümeyi, hareket ve pozisyon değişikliğini doğum ağrıları ile baş edebilmek ve mental olarak rahatlamak için tercih etmişlerdir.

 

 

Doğum sırasında ayakta doğum pozisyonlarını tercih eden annelerde yarı uzanmış ve sırtüstü pozisyonu tercih edenlere kıyasla doğumun 1. ve 2. aşamasında yaklaşık bir saat kısalması, tıbbi müdahalelerin azalması, ağrı duygusunda azalma ve bebeklerini doğururken duygusal olarak tatmin olma duygusunda artış gözlendiği bildirilmektedir. Dikey doğum pozisyonların, anneye ıkınma sırasında güvenilir hissettirdiği, sırt üstü pozisyonlara kıyasla daha konforlu hissettirdiği ve eşlerin doğum sürecine katılımını arttırdığı bildirilmiştir. Dikey pozisyonların bu pozitif yönleri kadının otonomisini arttırarak pozitif doğum deneyimi sağlamaktadır. Pozitif doğum deneyimleri; kadınların fiziksel ve mental olarak başarılı hissetmesini sağlayarak benlik saygısı ve iyilik halinin artmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca, bu tecrübe maternal bağlılığı da arttırmaktadır.

 

Geçmişte kullanılan doğum sandalyeleri baz alınarak tasarlanan modern doğum sandalyelerinin dikey doğumu destekleyip, annelerin pozitif ve tatmin edici doğum deneyimine katkıda bulunduğu ifade edilmiştir. Anne adaylarının doğumun ilk aşamasında dikey pozisyonlara yönelmeleri yönünde cesaretlendirilmeye ihtiyaçları vardır.

 

Sonuç olarak, doğum sürecinde anne adaylarının her yönden rahat edeceği bir pozisyonun sağlanması gevşemelerini sağlayacaktır. Strese ve zorlanmalara yol açan pozisyonlar doğum eyleminin güçleşmesine ve kadınların fiziksel ve psikolojik açıdan olumsuz hissetmesine neden olacaktır. Bazı kadınlar ayakta durmayı ve yürümeyi tercih ederken bazı kadınlar ise sırt üstü yatış pozisyonunu tercih etmektedirler. Bu süreçte mümkün olduğu kadar sırt üstü pozisyonlarından uzak durulmalıdır.

 

Doğum ekibindeki doktor, hemşire ve ebelerin normal doğumda dikey pozisyonların kullanımına yönelik farkındalık düzeylerinin artırılması, bu sayede anne adaylarına doğumda hareket özgürlüğü sağlayacak dikey pozisyonların tercih edilmesine teşvik edilmesi ve doğumda kadının daha aktif olmasını sağlayan yaklaşımların benimsenmesi bakımından Sağlık Bakanlığı’nın yürütmüş olduğu “anne dostu hastane projesi” projelerine katkı sağlayabilir.

 

Ayrıca doğum ekibindeki doktor, hemşire ve ebelerin doğum pozisyonlarının psikolojik ve fiziksel sonuçları önemli ölçüde etkilemesi nedeniyle, anne-bebek sağlığını pozitif etkileyebilecek farklı doğum pozisyonlarını bilmeleri, anneleri bu pozisyonlar hakkında bilgilendirmeleri ve bu pozisyonlarda doğum yapmayı tercih eden annelere destek olmalarının anne bebek sağlığına önemli faydaları bulunmaktadır. Doğum sanatının korunması ve nesilden nesile iletilmesi günümüzdeki doğum ekibinin gayretleri ile mümkün olabilir.

 

Kaynakça: https://dergipark.org.tr/tr/pub/kashed/issue/77253/1299079

Yazarlar: Hande Aslan, Merlinda Aluş Tokat

Etiketler

Doğum sonrası depresyonOnline terapiOnline psikolojik danışmanlık

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Veysel Hasan Gül, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı üniversitede Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü de tamamlayarak çift anadal yapmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü yandal programını bitirmiştir. Lisans eğitimini takiben, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden "Özel Eğitim Alan Uzmanlığı" almıştır. Aile Danışmanlığı eğitimini ise doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nın akreditasyonu ve yetkilendirmesi ile tamamlamıştır. Psikoloji alanında kuramsal eğitimlerine varoluş psikoterapi üzerine doktor Erkan Kalem'den temel eğitim ve süpervizyon eğitimlerini almış olup, vaka süpervizyonlarını sürdürmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Prof. Dr. Şükrü Uğuz'dan almıştır. Çocuk ve ergenlerde gelişim alanında ilkel refleks eğitimi ve öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üzerine Brainfit eğitimini Dr. Mehmet Engin Uysal'dan almıştır, süpervizyonlarına devam etmektedir. Birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kuruculuk, eğitim koordinatörlüğü, okul psikolojik danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca Adana UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Rehabilitasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2013 yılından bu yana aktif olarak sahada görev yapan Gül, 10 yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, aile danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Hâlen Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Varlık Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde hizmet vermeye devam etmektedir. Poyep Çocuk ve Ergen Gelişim markasının kurucusudur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.