Doktorsitesi.com

Emzirmeyi Etkileyebilecek Anatomik Nedenler

Psk. Pınar Güler
Psk. Pınar Güler
29 Nisan 2022949 görüntülenme
Randevu Al
Anne sütünün algılanan yetersizliği bu konunun dışında tutulacaktır. Bir çok annenin, emzirme başarısızlığı ve ya erken sütten kesme nedeni olarak “Yetersiz süt” üretimini bildirdiği rapor edilmiştir.
Emzirmeyi Etkileyebilecek Anatomik Nedenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Emzirme Yetersizliği Nedir? Temel Kategoriler

Emzirme yetersizliği, anne sütünün bebek için miktar veya transfer açısından yetersiz kalması durumudur. Bu durum, tıbbi literatürde nedenlerine göre üç ana grupta kategorize edilir. Doğru bir müdahale planı oluşturmak için yetersizliğin kaynağını belirlemek kritik öneme sahiptir.

  • Glandüler Öncesi: Hormonal işleyişteki anormalliklerden kaynaklanan nedenler.
  • Glandüler: Meme yapısındaki anatomik anormallikler.
  • Glandüler Sonrası: Emzirme yönetimi ile ilgili aksaklıklar.

Sağlıklı bir laktojenez (süt oluşumu) süreci için hormonların doğru etkisi ve bu etkilere duyarlı yeterli bez dokusunun bulunması şarttır.

Emzirme Başarısızlığı İnsidansı ve Modern Yaklaşımlar

1938 yılında British Medical Journal’da yayınlanan çalışmalarda, emzirmenin fiziksel engeller nedeniyle başarısız olma oranı %5’ten az olarak belirtilmiştir. Spence’e göre, anatomik bozukluklar veya bebeğin sağlık sorunları dışındaki durumlarda, arzu ve uygun ortam sağlandığında tüm kadınların emzirmesi mümkündür.

Günümüzde modern tıp, hormonal nedenlerle infertilite yaşayan kadınların gebe kalmasını sağlayabilmektedir. Ancak bu durum, bazı kadınlarda emzirme sürecinin biyolojik olarak mümkün olmamasına yol açabilir. Literatür, emzirme başarısızlığı yaşayan kadınların oranını halen %5 civarında göstermektedir.

Fizyolojik Nedenler ve Postpartum Dönem

Gebelik ve doğum sonrası süreçte prolaktin, insülin, tiroksin ve glukokortikoidler meme fonksiyonu için hayati rol oynar. Laktasyon başarısızlığına neden olan bazı fizyolojik durumlar şunlardır:

  • Farmakolojik İnhibisyon: Kabergolin veya bromokriptin kullanımı.
  • Hormonal Bozukluklar: Sheehan sendromu, hipotiroidi ve insülin dirençli Polikistik Over Sendromu (PKOS).
  • Genetik Faktörler: Prolaktin hormonunun nadir görülen genetik yokluğu.
  • Plasenta Retansiyonu: Doğum sonrası vücutta kalan plasenta parçaları, progesteron düşüşünü engelleyerek süt salgısını durdurabilir.

Gecikmiş Salgı Aktivasyonu (Laktojenez II)

Doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde memelerde dolgunluk hissinin oluşmaması, gecikmiş salgı aktivasyonu olarak tanımlanır. Bu süreci olumsuz etkileyen temel faktörler şunlardır:

  1. Stres: Yüksek kortizol seviyeleri salgı aktivasyonunu baskılayabilir.
  2. Yüksek Glikoz: Diyabet veya kordon kanındaki yüksek glikoz seviyeleri süreci geciktirir.
  3. Obezite: Yüksek vücut kitle indeksi, emzirmede daha düşük bir prolaktin yanıtı ile ilişkilidir.

Doğum Şeklinin Süt Başlangıcına Etkisi

Araştırmalar, doğum şeklinin Laktojenez I (gebelik ortası) aşamasına etki etmediğini, ancak Laktojenez II (doğum sonrası aktivasyon) sürecini geciktirebildiğini göstermektedir. Aşağıdaki tablo, müdahalelerin süt başlangıcına etkisini özetlemektedir:

Doğum ve Müdahale ŞekliSüt Başlangıcına Etki Oranı
Genel anestezi ile sezaryen%56
Suni sancı + epidural anestezi ile normal doğum%42
Epidural anestezi ile sezaryen%27
Müdahalesiz normal doğum%16

Meme Gelişimi ve Anatomik Anomaliler

Fazladan Doku ve Politemia

Embriyolojik gelişim sırasında sütün gerilememesi sonucu oluşan fazladan meme dokusu, koltuk altından kasığa kadar her yerde görülebilir. Hyperadenia, meme ucu olmayan ek doku varlığıdır ve genellikle koltuk altında görülür. Politelia ise fazladan meme ucu varlığıdır ve yetişkin kadınların %2-6'sında görülür.

Makromastia ve Gigantomastia

Memenin aşırı gelişimi olan hiperplazi, psikolojik ve fiziksel sorunlara yol açabilir. Meme büyüklüğünün 1500mm³ üzerine çıkması gigantomastia olarak adlandırılır. Gebelik döneminde görülen gestasyonel gigantomastia nadir fakat ciddidir; bazen cerrahi müdahale (mastektomi) gerektirebilir.

Hipoplazi (Meme Dokusu Yetersizliği)

Memenin kısıtlı gelişimini tanımlayan hipoplazi, dört farklı tipte sınıflandırılır:

  1. Tip 1: Yuvarlak memeler, normal alt medial ve lateral kadran.
  2. Tip 2: Alt medial kadran hipoplazisi.
  3. Tip 3: Alt medial ve lateral kadran hipoplazisi.
  4. Tip 4: Şiddetli daralma, minimal meme tabanı.

Meme Ucu Farklılıkları ve Yönetimi

Başarılı emzirme için meme ucunun esnek olması, bebeğin kavramasını kolaylaştırır. Çökük (ters), düz veya çok büyük meme uçları, bebeğin memeye kilitlenmesini zorlaştırabilir.

  • Çökük Meme Uçları: Şırınga yardımıyla vakumlama veya kısa süreli silikon uç kullanımı ile dışarı çıkarılabilir.
  • Düz Meme Uçları: Ilık duş veya manuel uyarı ile sertleşme sağlanabilir.
  • Büyük Meme Uçları: Bebeğin ağzı yeterince büyüyene kadar sütün sağılarak verilmesi gerekebilir.

Süt Renkleri ve Anlamları

Anne sütünün rengi laktasyon döngüsü boyunca ve beslenmeye bağlı olarak değişebilir. Sütün yeşil, gri veya siyah olması her zaman kanser belirtisi değildir.

  • Kolostrum: Beta-karoten miktarına göre parlak turuncu olabilir.
  • Geçiş Sütü: Yoğun ve kremsidir.
  • Olgun Süt: Yağ oranına göre beyaz veya mavi gölgeli olabilir.
  • Paslı Boru Sendromu: Meme kanallarındaki eski kanamalar nedeniyle sütün pas rengi almasıdır.

Bebeğin Anatomisi ve Emzirme Nöro-Davranışları

Emzirme, bebeğin nörodavranışsal refleksleri ile şekillenen bir sanattır. Bebeğin memeyi doğru kavraması, ağız ve kafa anatomisinin uyumuyla doğrudan ilişkilidir.

Bebek Beslenmesinde Rol Oynayan Kranial Sinirler

Beslenme sürecinde 12 kranial sinirden 6 tanesi aktif rol oynar:

  1. V. Trigeminal: Alt ve üst çene duyusu ve hareketi.
  2. VII. Yüz Siniri: Yüz ifadeleri ve tat alma.
  3. IX. Glossofaringeal: Yutma refleksi.
  4. X. Vagus: Yutak, gırtlak ve mide fonksiyonları.
  5. XI. Spinal Doku: Omuz ve havayolu stabilitesi.
  6. XII. Hipoglossal: Dil hareketleri.

Beslenme İpuçları ve Doğru Kavrama

Bebeğin emmeyi öğrenmesi için en ideal zaman doğumdan sonraki ilk 90 dakikadır. Açlık belirtileri şiddetlenmeden (ağlama evresine geçmeden) emzirmeye başlamak başarının anahtarıdır.

Erken Beslenme İpuçları:

  • Hafif vücut hareketleri.
  • El ve ağız hareketleri.
  • Arama ve emme taklitleri.
  • Baş sallama veya gagalama hareketi.

Zayıf Emme Nedenleri:

  • Doğum sırasında anneye verilen analjezikler.
  • Anne ve bebek arasında ten teması eksikliği.
  • Biberon veya emzik kullanımı nedeniyle oluşan meme başı şaşkınlığı.
  • Ankyloglossia (Dil Bağı): Bebeğin dilini dışarı uzatamaması sonucu süt transferinin engellenmesi.

Etiketler

emzirmegebelikannelikbebekannegebehamilehamilelikemzirme psikolojisiemzirme süreci

Yazar Hakkında

Psk. Pınar Güler

Psk. Pınar Güler

Psikolog Pınar Güler , 2008 yılında T.C. Maltepe Üniversitesi çift anadal psikoloji ve felsefe bölümlerinden mezun olduktan sonra, 2010 yılında yüksek lisansını yine aynı üniversitenin “felsefi danışmanlık” alanında yaşamda anlam sorunu ve etik ekseninde çalışarak tamamladı. Aynı zamanda özel ihtiyaçlı çocuklar ve ailelerine psikolojik destek sağlayarak rehabilitasyon psikolojisi
alanındaki çalışmalarını da sürdürmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.