Doktorsitesi.com

Duymaya Hazır Mısın?

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül
Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül
22 Aralık 2022149 görüntülenme
Randevu Al
İlk yazımızda kendine sağır olmaktan bahsetmiştik. İnsan kendine nasıl sağır olabilir, kendini nasıl duyar dedik. Bu yazımızda, son zamanlarda epey öne çıkan bir kavram olan 'farkındalık' konusunu işleyeceğiz.Öncelikle farkındalık ne değildir onu belirleyelim, ardından nedir kısmını anlamaya çalışalım. Farkındalık, izafi doğrularla bilgiçlik taslamak değildir. Kulaktan dolma bilgiler edinip özellikle de başkalarının hayat doğrusunu duyup kendinde “Aaa! Bu kesin böyle olmalıymış, herkes kesin böyle yapmalıdır.” demek değildir.
Duymaya Hazır Mısın?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Farkındalık Kavramını Anlamak: Kendine Sağır Olmaktan Kurtulmak

İnsanın kendine sağır olması, kendi iç sesini ve ihtiyaçlarını duyamaması modern dünyanın en büyük sorunlarından biridir. Bu yazımızda, son zamanlarda sıkça duyduğumuz ancak derinliğini tam olarak kavrayamadığımız farkındalık konusunu ele alacağız. Farkındalığın ne olduğunu anlamak için öncelikle ne olmadığını netleştirmek, doğru bir başlangıç yapmamızı sağlayacaktır.

Farkındalık Ne Değildir?

Farkındalık, izafi doğrularla bilgiçlik taslamak veya kulaktan dolma bilgilerle hayatı yorumlamak değildir. Başkalarının hayat doğrularını duyup, "Bu kesin böyle olmalıymış, herkes böyle yapmalıdır" diyerek kalıplara girmek farkındalıkla bağdaşmaz. Farkında olmak, aslında soru sormaktır. Bir durumu olduğu gibi kabul etmeden önce; "Bu nedir?", "Niçin gereklidir?", "Varlığı bana ne getirir ve benden ne götürür?" gibi sorularla insanın kendi içinde cevap araması eylemidir.

Kişisel Gelişimde Farkındalığın Rolü ve Zorlukları

Farkındalık, kişinin kendini bilmesi, ihtiyacını fark etmesi ve alacağı vaziyeti buna göre tayin etmesi halidir. Bu süreç başlangıçta acı verici bir deneyim olsa da zamanla büyük bir lezzet ve tatmin getirir. İnsanın kendini geliştirmesinin neden acı verdiğini şu benzetme ile açıklayabiliriz:

  • Hamlık Evresi: Tıpkı spora yeni başladığınızda üç beş kiloluk ağırlıkların kaslarınızda ağrı ve sızı yapması gibidir.
  • Güçlenme Evresi: Zamanla vücudunuz forma girer ve eski ağırlıklar sizi yormaz.
  • Süreklilik: Sonucu görüp lezzetini aldığınızda, daha fazla güçlenmek ve yeni farkındalıklar kazanmak istersiniz.

Geçmişin Keşkeleri ve Geleceğin Kaygıları Arasında İnsan

İnsan zihni genellikle geçmişte ya da gelecekte yaşamaya meyillidir. Ya geçmişteki keşkeler ve pişmanlıklar ya da geleceğin belirsizliğinden doğan kaygılar bugünü meşgul eder. Bu durumu bir yara metaforuyla açıklamak mümkündür:

  1. Geçmişle Yaşamak: Başımıza gelen olayların yaralarıyla sürekli oynayıp kabuk tutmasına izin vermemektir.
  2. Gelecek Kaygısı: Henüz olmamış şeylerin endişesiyle cildi kaşıyarak yeni yaralar açmaktır.
  3. Şu Ana Odaklanmak: Yarayı tahriş etmeyi bırakmak ve kabuk tutmasına, yani iyileşmesine izin vermektir.

İlk Adım: Nefes Farkındalığı Egzersizi

Farkındalığın başlangıç noktası nefestir. Nefes, şu an sahip olduğumuz tek gerçektir. Gün içerisinde ortalama 20.000 kez tekrarladığınız bu eylemi bilinçli bir şekilde izlemek, zihni sakinleştirmenin en etkili yoludur. Şu adımları izleyerek ilk farkındalık deneyiminizi yaşayabilirsiniz:

Uygulama AdımıDikkat Edilmesi Gerekenler
GirişHavanın burun deliklerinizden girişini hissedin.
İzlemeGöğsünüzün ve karnınızın nasıl şiştiğini gözlemleyin.
ÇıkışNefesi verirken dudaklarınızdan süzülen havayı takip edin.
GözlemKarnınızın inişini ve vücudunuzun rahatlamasını izleyin.

Bu egzersizi yaparken zihninizdeki "eyvahların" ve "ne olacakların" anlık olarak yok olduğunu fark edeceksiniz. Nefesini fark etmek, duygu, düşünce, beden ve davranış farkındalığına giden yolda en önemli anahtardır. Bu farkındalık türleri, insanın olgunluk ve tutarlılık kazanmasını sağlayan temel taşlardır.

Etiketler

Farkındalık nedirfarkındalıkfarkındalık ne değildirfarkındalık niçin gereklidir

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül Işık Üniversitesi Psikoloji mezunudur, yüksek lisansını aynı üniversitenin Klinik Psikoloji programında ''Aile içi sistemler, benlik ve evlilik uyumu arasındaki ilişki’’ başlıklı tezi ile tamamlamıştır. Yüksek lisans sürecinde Aslı Candan Kodalak’tan aldığı Theraplay 1. Seviye & Marschak ve Grup Theraplay eğitimlerini, Dulwich Center’ den aldığı Narrative Terapi ve Doç. Dr. Rukiye Hayran’dan aldığı Pozitif Psikoterapi, Zeliha Babayiğitten aldığı İçsel Aile Sistemleri (IFS) ve Davranış Bilimleri Enstitüsünden aldığı EMDR ile harmanlayarak çift, aile, yetişkin,çocuk,ergen danışanları ve ebeveynleri ile çalışmalarını sürdürmektedir. Melek Merve Erkılınç Gül, Yetim Vakfı’ nın Esenlik Durakları Psikososyal Destek Merkezi'nde proje yazmış ve yürütmüştür. Aynı vakıfta Mülteciler, Türkiye de ki yetim ve sosyal yetim statüsünde olan kişilerle 4 yıl profesyonel terapi desteği sağlamış hala gönüllü olarak danışan görmektedir. Şu an da Pozitif Psikoterapi Merkezi'nde, Kuar Psikoloji' de ve online olarak danışan kabul etmektedir. Theraplay Oyun ve Aile Terapisi Uygulamaları kitabında "Kayıp, Yas ve Theraplay" üzerine bir bölüm yazmıştır.

Theraplay Der ve Oyun Terapileri Derneği Üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.