Doktorsitesi.com

DOWN SENDROMU OLAN ÇOCUK ve ERGENLERİN RUH SAĞLIĞI

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
3 Ekim 2022656 görüntülenme
Randevu Al
DOWN SENDROMU OLAN ÇOCUK ve ERGENLERİN RUH SAĞLIĞI
DOWN SENDROMU OLAN ÇOCUK ve ERGENLERİN RUH SAĞLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Down Sendromu ve Ruh Sağlığına Genel Bakış

Down sendromlu çocuklarda yaygın anksiyete bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu (OKB), dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), depresyon ve otizm spektrum bozuklukları en sık karşılaşılan ruhsal sorunlardır. Ayrıca uyku sorunları ve kognitif becerilerin ilerleyici kaybı ile seyreden nöropsikiyatrik problemler de tabloya eşlik edebilir.

Bu ruhsal sorunlar tedavi edilmediği takdirde; çocuğun günlük yaşamını, eğitim sürecini ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde bozar. Gelişimsel ilerlemeyi durdurabileceği gibi, mevcut tıbbi durumların tedavi uyumunu da olumsuz etkiler. Ruhsal ve fiziksel sağlık bir bütündür; bu nedenle tıbbi ve ruhsal durumun eş zamanlı olarak tedavi edilmesi kritik önem taşır.

Down Sendromu Hakkında Temel Bilgiler

Down sendromu, kromozomal farklılıklar arasında en sık görülenidir. Tüm etnik gruplarda ve sosyoekonomik düzeylerde görülebilen bu durumun sıklığı yaklaşık 700 canlı doğumda birdir. Gebeliğin ilk trimesterindeki düşükler de hesaba katıldığında, tüm gebeliklerdeki trizomi sıklığının 1/200-250 arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Anne Yaşı ve Down Sendromu Riski

Anne yaşının artması Down sendromu için en önemli risk faktörü olarak tanımlansa da, Down sendromlu bebeklerin %85'i 35 yaş altındaki annelerden doğmaktadır. Bu durum, genç yaş grubundaki toplam doğum sayısının yüksekliğiyle açıklanmaktadır.

Anne YaşıDown Sendromu Görülme Sıklığı
25 Yaş1/1350
30 Yaş1/890
35 Yaş1/355
40 Yaş1/97
45 Yaş1/23

Klinik Bulgular ve Eşlik Eden Sağlık Sorunları

Down sendromu tanısı, doğum sonrası fiziksel muayene ile kolaylıkla konulabilir. Hipotoni (kas gevşekliği), basık yüz görünümü, yukarı eğimli gözler ve avuç içinde tek palmar çizgi en yaygın fiziksel bulgulardır. Fiziksel özelliklerin yanı sıra bireylerde genellikle hafif veya orta derecede zihinsel gerilik görülür.

Sık karşılaşılan tıbbi komplikasyonlar şunlardır:

  • Doğumsal kalp hastalıkları ve tiroid bozuklukları
  • Gastroözofageal reflü ve uyku apnesi
  • İşitme kaybı ve sık tekrarlayan kulak enfeksiyonları
  • 30'lu yaşlardan itibaren gelişen demans riski

Down Sendromu Hakkında Yanlış Bilinenler ve Gerçekler

Yanlış BilinenlerGerçekler
Genetik bir hastalıktır.Kromozomal bir farklılıktır (21. kromozomda fazlalık).
Nadir görülen bir bozukluktur.Nadir değildir; her 700 doğumda bir görülür.
Her zaman şiddetli zihinsel yetersizlik yaşarlar.Çoğu hafif/orta düzeydedir; özel eğitimle büyük ilerleme kaydederler.
Daima mutlu ve güler yüzlüdürler.Herkes gibi tüm duyguları (üzüntü, acı, öfke) yaşarlar.
Toplumun aktif üyesi olamazlar.Sanat, spor ve iş dünyasında oldukça başarılı olabilirler.

Gelişim Özellikleri ve Ailenin Rolü

Down sendromlu çocuklar motor beceriler, dil ve sosyal etkileşim konularında yaşıtlarını geriden takip ederler. Akıl yürütme, soyut düşünme ve problem çözme alanlarında desteğe ihtiyaç duyarlar.

Gelişimi desteklemek için şu adımlar atılmalıdır:

  1. Erken Müdahale: Bireysel özel eğitim ve fizyoterapiye erken başlanmalıdır.
  2. Sosyal Etkileşim: Çocuk yaşıtlarıyla bir araya getirilmeli, oyun ortamları oluşturulmalıdır.
  3. Aktif Katılım: Aileler çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmeli ve sosyal becerileri desteklemelidir.
  4. Psikiyatrik Takip: Gelişimi olumsuz etkileyebilecek ek ruhsal sorunlar için bir çocuk psikiyatristine danışılmalıdır.

Sık Görülen Ruhsal Bozukluklar

1. Yaygın Anksiyete ve OKB

Çocuklarda yeni durumlara uyum sağlarken aşırı kaygı ve huzursuzluk görülebilir. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) durumunda ise çocuk, belirli rutinlere (aynı kıyafeti giyme, aynı yemeği yeme) sıkışıp kalabilir. Eğer çocuğunuz temizlik veya kontrol konularında aşırı takıntılıysa uzman desteği alınmalıdır.

2. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Down sendromlu çocuklarda DEHB görülme oranı %31-34 civarındadır. Dikkat dağınıklığı ve dürtüsellik, çocuğun özel eğitimden faydalanmasını engellediği için mutlaka tedavi edilmelidir.

3. Depresyon ve Duygudurum Bozuklukları

Özellikle ergenlik dönemi depresyon açısından risklidir. Çevresel değişimlere karşı hassas olan bu bireylerde; içe kapanma, mutsuzluk, iştah değişikliği ve halsizlik gibi belirtiler depresyona işaret edebilir.

4. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)

Down sendromlu çocuklarda OSB yaygınlığı %42 gibi yüksek bir orandadır. Göz teması kurmama, ismine bakmama ve tekrarlayıcı motor hareketler (sallanma, kanat çırpma) görüldüğünde 3-5 yaş arasında mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.

5. Ani Yeti Kaybı (Regresyon)

Genç erişkinlik döneminde konuşma, öz bakım ve akademik becerilerde ani kayıplar yaşanabilir. Şiddetli stres faktörlerinin tetiklediği düşünülen bu tablo, profesyonel müdahale gerektirir.

Tıbbi Değerlendirme ve Testler

Eskiden olmayan yeni bir davranışsal sorun ortaya çıktığında, öncelikle şu tıbbi kontroller yapılmalıdır:

  • Tiroid fonksiyon testleri
  • Uyku laboratuvarı çalışmaları (Uyku apnesi için)
  • İşitme (Odyoloji) ve Görme (Oftalmoloji) muayeneleri
  • Anemi ve sindirim sistemi kontrolleri

Etiketler

Down sendromlu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.