Doktorsitesi.com

Dizde çarpılma

Prof. Dr. Cengiz Bahadır
Prof. Dr. Cengiz Bahadır
21 Mart 2015845 görüntülenme
Randevu Al
Dizde  çarpılma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diz Çarpılması ve Diz Yapısında Meydana Gelen Değişimler

Sağlıklı bir bireyde diz eklemini oluşturan kemikler aynı düzlem üzerinde yer alır ve karşıdan bakıldığında düz bir hat oluşturur. Sadece diz altındaki kemikte hafif bir dış açılanma mevcuttur. Ancak bazı durumlarda, çocukluk döneminden itibaren veya ilerleyen yaşlarda diz çarpılması adı verilen yapısal bozukluklar meydana gelebilmektedir.

Diz Çarpılması Türleri ve Bağ Yapısı

Dizlerdeki şekil bozuklukları genellikle iki farklı biçimde gözlemlenir. Vakaların büyük bir çoğunluğunda dizler içe doğru çarpılır; bu durumda dizlerin iç kısımleri birbirinden uzaklaşarak bacaklarda O şekli oluşur. Bu tip vakalarda dış yan bağlar gevşemiş durumdadır.

Daha az rastlanan diğer bir türde ise dizler dışa doğru çarpılır. Bu durumda bacağın dizden aşağıda kalan bölümü dışa doğru açılır ve iç yan bağlarda gevşeme meydana gelir. Her iki durum da dizin biyomekaniğini bozarak uzun vadeli sorunlara yol açar.

Çocukluk ve Yetişkinlik Döneminde Diz Eğriliği Nedenleri

Çocukluk çağında görülen diz çarpılmalarının temel sorumlusu genellikle D vitamini eksikliği olarak karşımıza çıkar. Vücutta D vitamini yetersiz olduğunda kanda kalsiyum miktarı düşer ve kemik yapısı yumuşar. Zamanla vücut ağırlığının baskısıyla kemikler eğilir ve dizlerde çarpılma oluşur.

Yetişkinlikte sonradan gelişen (sekonder) vakalarda ise en kritik faktör aşırı kilo problemidir. Fazla kilo, dizin iç kısmına binen yükü artırarak kıkırdak hasarına ve incelmesine neden olur. Bu süreçte dizin dış yan bağları uzar, artan ağrılar hastayı hareketsizliğe iter ve kilo alımıyla sonuçlanan bir kısır döngü başlar.

Diz Çarpılması Tedavisinde Üç Temel Kural

Diz çarpılmasının ilerleme hızı, doğru müdahalelerle ciddi oranda yavaşlatılabilir. Tedavi süreci temelde diz kireçlenmesi tedavisi ile paralellik gösterir. Erken evre vakalarda başarı sağlayan üç temel unsur şunlardır:

  1. Diz Eklemini Korumak: Çömelmek, bağdaş kurmak, dizleri kırarak oturmak, aşırı yürüyüş ve merdiven inip çıkmak gibi eklemi zorlayan aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  2. Koruyucu Egzersizler: Hastanın yaşına ve kondisyonuna uygun, doktor tarafından planlanan, evde uygulanabilen basit ve yorucu olmayan egzersizler yapılmalıdır.
  3. Kilo Kontrolü: Kilo artışının ağrıyı, ağrının ise hareketsizliği tetiklediği kısır döngü mutlaka kırılmalıdır. Bu noktada profesyonel yardım alınması hayati önem taşır.

Enjeksiyon Tedavileri ve Destekleyici Yöntemler

Ağrıyı azaltmak ve eklem sağlığını korumak amacıyla çeşitli medikal uygulamalardan yararlanılır. Tedavi planlaması hastanın durumuna göre şu şekilde şekillenir:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı ve Detayları
Kortizon EnjeksiyonuŞiddetli ağrısı olan dizlerde hızlı rahatlama sağlamak için tercih edilir.
PRP TedavisiAğrısı çok şiddetli olmayan vakalarda uzun süreli etki için en uygun seçenektir.
Fizik TedaviEnjeksiyon tedavilerini desteklemek ve kas yapısını güçlendirmek için uygulanır.
Lateral Kama (Tabanlık)Ayak dış tarafını yükselten silikon tabanlıklar ile basma fazındaki dışa dönme kuvveti dengelenir.

Erken Müdahalenin Önemi

Diz çarpılması fark edildiği anda vakit kaybetmeden tedaviye başlanmalıdır. Erken müdahale, cerrahi işleme gerek kalmadan yüz güldürücü sonuçlar alınmasını sağlar. Hasta eğitimi, düzenli egzersiz, kilo yönetimi ve uygun tabanlık kullanımı tedavinin sarsılmaz temel taşlarını oluşturmaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cengiz Bahadır

Prof. Dr. Cengiz Bahadır

Prof. Dr. Cengiz BAHADIR, 1969 yılında Samsun'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1992 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. Aynı yıl Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimine başlamıştır. İhtisasının ardından 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesi Nörolojik Bilimler Enstitüsü'nde Elektrodiagnostik Nöroloji (EMG) lisansüstü programını tamamlamıştır. 2010 yılında Doçent, 2015 yılında ise Profesör olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.