Doktorsitesi.com

DİZ PROTEZİ Problemi

Prof. Dr. Nejat Güney
Prof. Dr. Nejat Güney
23 Mayıs 2017350 görüntülenme
Randevu Al
DİZ PROTEZİ Problemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diz Eklemi Yapısı ve Kireçlenme Sorunu

Diz eklemi; uyluk, kaval ve diz kapağı kemiklerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu kemiklerin eklem yüzeyleri, pürüzsüz ve parlak bir yapıya sahip olan kıkırdak doku ile kaplıdır. Çeşitli travmalar veya hastalıklar sonucunda bu dokunun bozulması, eklemin işlevini kaybetmesine yol açar.

En sık karşılaşılan sorun, kıkırdak dokunun yumuşayıp incelerek zamanla tamamen kaybolmasıyla karakterize olan kireçlenme hastalığıdır. Kıkırdağın yok olduğu durumlarda kemikler birbirine sürterek şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olur. Bu durum, özellikle yürüme ve merdiven çıkma gibi günlük aktiviteleri ciddi şekilde zorlaştırır.

Diz Protezi Ameliyatı Ne Zaman Gereklidir?

Hastalığın başlangıç aşamalarında ağrı; fizik tedavi, ağrı kesiciler, koltuk değneği kullanımı veya diz içi iğnelerle kontrol altına alınabilir. Ancak ilerleyen dönemlerde ağrının şiddeti artar ve hastanın hareket kabiliyeti minimuma iner. Diğer tüm tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı bu noktada, bozulmuş kıkırdak yüzeylerin metal ve plastik materyallerle kaplanması işlemi olan diz protezi tek çözüm haline gelir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık ve Değerlendirme

Operasyon kararı verilen hastanın güvenliği için tüm yaşam fonksiyonları detaylı bir muayeneden geçirilir. Ameliyatı riske atabilecek bir sorun tespit edilirse, öncelikle bu sorunun tedavisi gerçekleştirilir. Hastanın yüksek tansiyon, şeker, Parkinson hastası olması veya By-Pass ameliyatı geçirmiş olması operasyon için bir engel teşkil etmez.

Ameliyat öncesinde ve sonrasında olası komplikasyonları önlemek amacıyla belirli ilaç tedavileri uygulanır. Ayrıca operasyon sonrası süreçte idrar kontrolünü sağlamak ve hastanın konforunu artırmak amacıyla geçici bir süre sonda kullanımı tercih edilir.

Ameliyat Süreci ve Teknik Detaylar

Diz protezi ameliyatı, anestezi uzmanının kararına göre genel anestezi altında veya belden aşağısının uyuşturulduğu spinal/epidural anestezi yöntemiyle gerçekleştirilir. Operasyonun süresi ve teknik detayları şu şekildedir:

ÖzellikTek Diz AmeliyatıÇift Diz Ameliyatı
Ameliyat Süresi45 - 60 Dakika90 - 120 Dakika
Kesi UzunluğuYaklaşık 15 cmYaklaşık 15 cm (Her iki diz)
Sabitleme YöntemiÖzel Kemik ÇimentosuÖzel Kemik Çimentosu

Cerrahi sırasında hasarlı kıkırdak dokusu temizlenir ve yerine protez kaplamalar yerleştirilir. İşlem sonunda eklem içinde birikebilecek kanı dışarı tahliye etmek amacıyla diren adı verilen ince bir boru yerleştirilerek operasyon tamamlanır.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon

Operasyonun ardından hasta gözetim altında tutulur ve pıhtı oluşumu (emboli) riskine karşı 10 günlük antiembolik tedavi başlatılır. Bu süreçte hastaya antiembolik çorap giydirilir ve enfeksiyon riskine karşı 48 saat boyunca antibiyotik uygulanır.

İyileşme sürecinin aşamaları şunlardır:

  1. İlk Gün: Fizyoterapist eşliğinde hasta ayağa kaldırılır. Tansiyon düşmesi gibi durumlarda hasta yatak kenarında oturtularak dinlendirilir.
  2. Egzersiz Süreci: Yürüme egzersizlerinin yanı sıra diz çevresi kasları güçlendirici ve eklem hareket açıklığını artırıcı çalışmalar yapılır.
  3. Taburcu Süreci: Ortalama 3 veya 4 gün sonra hasta evine gönderilir.
  4. Evde Bakım: İlk 2-3 hafta boyunca yürüteç (walker) veya koltuk değneği desteği kullanılır.
  5. Tam Mobilizasyon: Ameliyattan 1 ay sonra hasta genellikle herhangi bir destek kullanmadan doktor kontrolüne gidebilecek duruma gelir.

Etiketler

Diz protezi nedirDiz protezi ameliyatı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nejat Güney

Prof. Dr. Nejat Güney

Prof. Dr. Nejat Güney, 1948 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Lise öğrenimini Galatasaray ve Pertevniyal Lisesi’nde tamamlamıştır. Lise mezuniyetinin ardından tıp öğrenimini İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde almış ve 1973 yılında mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimini ise 1975–1980 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji ABD gerçekleştirmiş ve sonrasında da aynı fakültede çalışmalarına devam etmiştir. 1986 yılında doçentlik, 1994 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Özellikle 1980 yılından sonra çocuklarda kalça çıkığı, çarpık ayak ve kırıklı hastaların tedavileri ile ilgilenmiş ve bunun yanında da  eklem hastalıklarının tedavileri üzerine yoğunlaşmış, kalça ekleminin kireçlenmeleri ile romatizmal hastalıklar üstüne çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.