Doktorsitesi.com

Diyabetik retinopati ve tedavisi

Prof. Dr. Şengül Özdek
Prof. Dr. Şengül Özdek
30 Aralık 2016207 görüntülenme
Randevu Al
  • Diyabetik retinopati, başlangıçta belirti göstermeyen ancak zamanla görme kaybına yol açabilen ve diyabetin retinadaki kan damarlarını zayıflatmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır.
  • Hastalığın ilerleme riski diyabet süresi, yüksek kan şekeri ve hipertansiyon gibi faktörlerle artarken; kan damarlarındaki değişimler sızıntı, tıkanıklık ve yeni damar oluşumu evreleriyle gerçekleşir.
  • Görme yetisini korumak için kan şekerinin kontrol altında tutulması, düzenli göz muayenesi yaptırılması ve erken teşhis sonrası tedavi planına sadık kalınması hayati önem taşır.
Diyabetik retinopati ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diyabet ve Göz Sağlığı: Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabet yönetimi; beslenme planlaması, glukoz düzeylerinin takibi ve ilaç kullanımı gibi süreçleri içeren kapsamlı bir disiplin gerektirir. Ancak bu süreçte göz sağlığı, hayati bir önem taşımaktadır. Hangi tip diyabet hastalığına sahip olursanız olun, gözlerinizde diyabetik retinopati gelişme riski bulunmaktadır. Bu durum, diyabetin göz arkasındaki ışığa duyarlı doku olan retinayı etkilemesiyle ortaya çıkar.

Gizli Bir Tehlike: Belirtisiz Başlayan Diyabetik Retinopati

Diyabetik retinopati, başlangıç aşamasında hiçbir belirti göstermeyebilir ve bu durum hastalığın fark edilmesini zorlaştırır. Zamanla ilerleyen bu rahatsızlık, görme yetisinin bir kısmının veya tamamının kaybına yol açabilir. Mevcut bir diyabet tanınız varsa, şu an retinopatiniz olabilir veya ilerleyen dönemde gelişebilir.

Diyabetik Retinopati Riskini Artıran Faktörler

Hastalığın oluşma ve ilerleme riskini artıran temel unsurlar şunlardır:

  • Diyabet hastalığının süresi (hastalık yaşı arttıkça risk yükselir)
  • Yüksek kan şekeri düzeyi
  • Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
  • Aile hikayesi ve sigara kullanımı

Kendi başınıza teşhis koymanız mümkün olmasa da, bir göz doktoru özel cihazlar kullanarak göz içindeki değişimleri saptayabilir. Erken teşhis ve düzenli takip, görme yetinizi korumanın tek yoludur.

Göz Sağlığınızı Korumak İçin Stratejik Adımlar

Görme kaybını önlemek ve mevcut durumu muhafaza etmek için şu adımları takip etmelisiniz:

  1. Diyabetinizi kontrol altında tutun: Kan şekeri dengesi birincil önceliğiniz olmalıdır.
  2. Bilgilenin: Diyabetin göz sağlığı üzerindeki etkilerini öğrenin.
  3. Düzenli muayene: Belirli aralıklarla kapsamlı göz muayenesi yaptırın.
  4. Tedavi planına sadık kalın: Göz doktorunuzun önerdiği tedavi protokollerini eksiksiz uygulayın.

Diyabetin Kan Damarları Üzerindeki Etkisi

Diyabet hastalığı, vücut genelindeki kan damarlarını zayıflatma eğilimindedir. Retinadaki kan damarları oldukça küçük ve hassas bir yapıya sahip oldukları için bu hasardan doğrudan etkilenirler. Hasar gören bu damarlar, diyabetik retinopati olarak tanımlanan ve görme kaybına neden olabilen süreci başlatır.

Kan Damarlarındaki Değişim Evreleri

Retinopati sürecinde gözdeki damarlar belirli aşamalardan geçer. Bu değişimler şu şekilde sınıflandırılır:

EvreDurum TanımıBelirtiler/Sonuçlar
BaşlangıçMikrokanamalarTopluiğne ucu kadar küçük kanamalar görülür.
1. EvreKapiller SızıntıKüçük damarlardan sıvı sızmaya başlar.
2. EvreDamar TıkanıklığıRetinadaki damarlar tıkanarak beslenmeyi bozar.
3. EvreYeni Damar OluşumuZayıf ve kanamaya meyilli yeni damarlar gelişir.

Sızdıran Kan Damarları (Maküla Ödemi)

İnce kan damarlarının duvarlarında oluşan mikroanevrizma adı verilen balonlaşmalar, dışarıya sıvı sızmasına neden olur. Bu durum fovea yakınında şişliğe (maküla ödemi) yol açar. Sızıntı sonrası geride kalan yağ elemanları, retinada sarı renkli birikimler oluşturur.

Tıkanmış Kan Damarları

Foveada yeterli oksijen bulunmadığında ince kan damarları tıkanabilir. Oksijen açlığı çeken retinada pamuk parçaları görünümünde beyaz yamalar oluşur. Bu durum en net şekilde retina fluoresein anjiografi yöntemiyle görüntülenir.

Yeni Anormal Kan Damarlarının Oluşumu ve Komplikasyonlar

Damar tıkanıklığı sonrası vücut, retinayı beslemek için yeni ancak zayıf damarlar oluşturur. Bu aşamada şu riskler ortaya çıkar:

  • Lazer Tedavisi Gereksinimi: Yeni damarların oluşması durumunda retinanın sarı nokta dışındaki bölgelerine hızla lazer müdahalesi yapılmalıdır.
  • Ani Görme Kaybı: Zayıf damarların kendiliğinden kanaması görmeyi aniden yok edebilir.
  • Traksiyonel Retina Dekolmanı: Retina yüzeyinde oluşan zarların büzüşmesi sonucu retinanın yerinden ayrılmasıdır; bu durum vitreoretinal cerrahi gerektirir.
  • Neovasküler Glokom: Gözün ön bölümünde yeni damar oluşumu göz tansiyonunu yükselterek ağrılı ve görme kaybıyla sonuçlanan bir glokom türüne yol açabilir.

Etiketler

Diyabetik retinopati

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şengül Özdek

Prof. Dr. Şengül Özdek

Prof. Dr. Şengül ÖZDEK 1971 yılında Kayseri’de doğmuştur.1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (İngilizce) başladığı tıp eğitimini 31 Temmuz 1994 tarihinde dönem 7.si olarak Fakülteden mezun olmuştur. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda,1999 yılında ihtisasını tamamlamış ve Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 2005 yılında Doçentlik ünvanı, 2011 yılında ise Profesörlük ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.