Doktorsitesi.com

Diyabet ve Diyabet Cerrahisi

Op. Dr. Adnan Sulu
Op. Dr. Adnan Sulu
7 Aralık 2016229 görüntülenme
Randevu Al
  • Diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun bu hormonu etkili kullanamaması sonucu oluşan, organ hasarlarına yol açabilen kronik bir hastalıktır.
  • Hastalık temel olarak bağışıklık sisteminin insülin hücrelerini yok ettiği Tip 1 ve genellikle obeziteye bağlı gelişen Tip 2 diyabet olarak ikiye ayrılır.
  • Metabolik cerrahi yöntemleri, Tip 2 diyabetli hastalarda hormonal değişimler sağlayarak kan şekerini dengeler ve insülin bağımlılığını ortadan kaldırabilir.
Diyabet ve Diyabet Cerrahisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Diabetes Mellitus (DM), pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu gelişen, ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. Normal metabolizma işleyişinde besinler, vücudun temel enerji kaynağı olan glukoza (şeker) dönüşmek üzere bağırsaklarda parçalanır. Kana geçen glukoz düzeyi yükseldiğinde, sağlıklı bireylerde bu şeker insülin hormonu aracılığıyla hücre içine taşınır.

Eğer vücutta insülin hormonu eksikse veya etkisi bozulmuşsa, şeker hücre içine giremez ve kanda birikmeye başlar. Bu durum hiperglisemi yani kan şekeri yükselmesi olarak adlandırılır. Sürekli yüksek seyreden kan şekeri; zaman içerisinde göz, kalp, böbrek ve sinir sistemi gibi hayati organlarda ciddi hasarlara yol açabilmektedir.

Tip 1 Diyabet: Nedenleri ve Belirtileri

Tip 1 diyabet, genetik yatkınlığı olan bireylerde genellikle viral enfeksiyonlar, stres veya travma gibi tetikleyici unsurlar sonucunda ortaya çıkar. Bu süreçte vücudun bağışıklık sistemi, insülin üreten pankreas beta hücrelerini tamamen yok eder. Sonuç olarak vücutta glukozu hücre içine taşıyacak insülin hormonu kalmaz. Tüm diyabet vakalarının yaklaşık %5-10'unu bu tip oluşturur.

Tip 1 diyabetin belirtileri genellikle birkaç gün veya hafta içinde hızla gelişir. En yaygın görülen semptomlar şunlardır:

  • Ağız kuruluğu ve aşırı su içme isteği
  • Sık idrara çıkma
  • Sürekli açlık hissi ve buna rağmen kilo kaybı
  • Bulanık görme, yorgunluk ve halsizlik

Geçmişte sadece çocukluk çağında görüldüğü düşünülse de günümüzde yetişkinlerde de sıkça rastlanmaktadır. 25 yaşından sonra görülen formuna LADA (Latent Autoimmune Diabetes in Adult) denilmektedir. Bebeklik döneminde gelişen vakalarda ise şeker tedavisinin yanı sıra vücut gelişiminin takibi kritik önem taşır.

Tip 2 Diyabet ve Risk Faktörleri

Tip 2 diyabet, genellikle genetik zemin üzerinde obezite ve fiziksel inaktiviteye bağlı olarak gelişir. Hastalığın temelinde insülin direnci ve zamanla azalan insülin salınımı yer almaktadır. Gelişmiş toplumlarda görülme oranı %5-10 arasındadır. Belirtileri Tip 1 diyabete benzese de çok daha hafif seyrettiği için hastalık genellikle başlangıcından ortalama 5 yıl sonra fark edilir.

Genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkan bu tip, yaşlanma ile birlikte daha sık görülür. Ancak çocukluk çağı obezitesinin artmasıyla birlikte artık adölesan dönemde de vakalara rastlanmaktadır. Tip 2 diyabetin ortaya çıkışını geciktirmek, ileride oluşabilecek yan etkilerin şiddetini azaltmak açısından hayati bir öneme sahiptir.

Diyabet Cerrahisi (Metabolik Cerrahi) Nedir?

Diyabet cerrahisi, tıp literatüründe daha çok metabolik cerrahi olarak tanımlanır. Bu operasyonların obezite ameliyatlarından temel farkı, ince bağırsakların devre dışı bırakılmamasıdır. Bunun yerine, ince bağırsağın son kısmının (ileum) mide çıkışına taşınması prensibiyle uygulanır. En sık tercih edilen yöntemler şunlardır:

  1. İleal Transpozisyon
  2. Transit Bipartisyon

Bu cerrahi yöntemler genellikle morbid obez olmayan, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30-35 aralığında olan hastalarda uygulanır. Obez ve diyabetik hastalarda ise mide küçültme veya bypass ameliyatları şekeri düşürmede yeterli olabilmektedir.

Metabolik Cerrahinin Çalışma Prensibi

Ameliyat sonrası mide hacminin küçülmesiyle Ghrelin (açlık hormonu) seviyesi düşer. Yiyeceklerin doğrudan ince bağırsağın son kısmıyla temas etmesi, olumlu hormonların artmasını sağlar. Bu süreçteki hormonal değişimleri şu tabloda inceleyebiliriz:

Değişim TürüEtkisi
Olumlu Hormon ArtışıPankreas beta hücrelerini uyararak insülin etkinliğini artırır.
Olumsuz Hormon Azalışı12 parmak bağırsağının devre dışı kalmasıyla insülin direncini düşürür.
Klinik SonuçKan şekeri dengelenir, insülin bağımlılığı sona erer.

Bu operasyonlar sonucunda hastalar insülin taşıma zorunluluğundan kurtulur ve diyabetin neden olacağı organ hasarlarından korunarak yaşam standartlarını yükseltirler. Uygulama, yapılan tetkikler sonucunda uygunluğu onaylanan Tip 2 diyabet hastaları için geçerlidir.

Etiketler

Diyabetik damar tıkanıklığıDiyabet tedavisiDiyabet ameliyatıDiyabet ameliyat tedavisiŞekerTip2 diyabetDiyabetDiyabet cerrahisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Adnan Sulu

Op. Dr. Adnan Sulu

Op. Dr. Adnan SULU Antalya 'da 1958 yılında dünyaya gelmiştir. Lisans öncesi eğitimini Antalya'da tamamladıktan sonra 1983 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1983-1985 yılları arasında mecburi hizmetini Edirne Uzun Köprü Kurt Bey Sağlık Ocağı'nda yapmıştır. Ardından 1985'te Akdeniz Üniversitesi Genel Cerrahi bölümünde ihtisasa başlamış ve 1990 yıllında Genel Cerrah uzmanı oldu. Askerliğini tamamladıktan sonra 1992'de Kumluca Devlet Hastanesi'ndeki görevine geri döndü. 1993-2003 yılları arasında Kumluca Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanlığı ve Başhekimliği görevlerinde bulundu. 2013 yılında emekli oldu.Op. Dr. Adnan SULU, Dr.Gülseren Sulu ile evli ve  2 erkek çocuk babasıdır

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.