Doktorsitesi.com

Diş kayıplarında kaybedilen sadece diş değildir.

Uzm. Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy
Uzm. Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy
13 Ocak 2023137 görüntülenme
Randevu Al
Dişlere çiğneme ile iletilen fiziksel kuvvetlerin, çene kemiğinin varlığını uyarıcı ve hücre yenilenmesini oluşturucu etkisi olduğu bilinmektedir. Dişlere destek sağlayan çene kemikleri, dişlerin çekilmesi halinde bu durumdan olumsuz yönde etkilenebilmekte ve kemiğe doğrudan iletilen fiziksel kuvvetler ortadan kalktığı için çene kemiklerinde erimeler görülebilmektedir. Doğal kemik yapım ve yıkım fizyolojisinde, üst çene kemikleri önden arkaya, alt çene ise arkadan öne doğru erir. Yaşlılığa bağlı olarak insanların alt çenesinin öne doğru gittiği bu durum özellikle diş eksikliği olan kişilerde çok daha bariz şekilde gözlenmekte olup, pseudo prognatizm olarak bilinen şiddetli kemik erimesine bağlı olarak alt çenenin önde durması ve buna bağlı içbükey bir yan yüz profili oluşmasına yol açmaktadır.
Diş kayıplarında kaybedilen sadece diş değildir.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diş Kayıpları ve Çene Kemiği Arasındaki Fiziksel İlişki

Diş kayıplarında kaybedilen unsur sadece dişin kendisi değildir; bu durum doğrudan çene kemiği sağlığını da tehdit etmektedir. Dişlere çiğneme fonksiyonu ile iletilen fiziksel kuvvetlerin, çene kemiğinin varlığını uyarıcı ve hücre yenilenmesini teşvik edici bir etkisi olduğu bilimsel olarak bilinmektedir. Dişlere destek sağlayan çene kemikleri, dişlerin çekilmesi durumunda bu hayati uyarandan mahrum kalarak olumsuz yönde etkilenir.

Kemiğe doğrudan iletilen fiziksel kuvvetler ortadan kalktığında, vücut bu bölgedeki kemik dokusuna ihtiyaç duyulmadığını algılar. Bu durumun bir sonucu olarak, diş eksikliği olan bölgelerde çene kemiği erimeleri (rezorpsiyon) meydana gelmeye başlar. Bu süreç, sadece ağız içini değil, yüzün genel estetik yapısını da zamanla deforme eder.

Diş Eksikliğine Bağlı Yüz Profili Değişimleri: Pseudo Prognatizm

Doğal kemik yapım ve yıkım fizyolojisine göre, üst çene kemikleri önden arkaya doğru, alt çene kemiği ise arkadan öne doğru erime eğilimi gösterir. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen alt çenenin öne doğru gitme durumu, özellikle diş eksikliği olan bireylerde çok daha bariz bir şekilde gözlemlenmektedir.

Pseudo prognatizm olarak adlandırılan bu durum, şiddetli kemik erimesine bağlı olarak alt çenenin olduğundan daha önde durmasına yol açar. Bu anatomik değişim, yüzde içbükey bir yan yüz profili oluşmasına neden olarak kişinin olduğundan daha yaşlı görünmesine sebebiyet verir.

Diş Çekimi Sonrası İyileşme Süreci ve Kemik Kaybı Oranları

Diş çekimi gerçekleştirilen bölgede, vücudun doğal iyileşme mekanizması anında devreye girer. İyileşmeyi sağlayan hücrelerin kan akımı ile bölgeye göç etmesi sayesinde, ortalama 3 ay içerisinde çekim soketinde yeni ve sağlam bir kemik dokusu oluşur. Ancak bu yeni dokunun korunması için bölgenin fonksiyonel kalması şarttır.

SüreçKemik Kaybı Durumu
İlk 3 AyYeni kemik dokusu oluşumu (İyileşme evresi)
İlk 1 YılBoş kalan bölgelerde %50'den fazla kemik kaybı
Uzun DönemFonksiyonsuzluğa bağlı şiddetli erime ve yüz profilinde çökme

Bilimsel çalışmalar, diş çekimi sonrası ilk bir yıl boyunca boş bırakılan bölgelerde kemik hacminin %50’den fazlasının kaybedildiğini kanıtlamaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki kadınlarda görülen osteoporoz (kemik erimesi), mevcut kemik yıkımlarının çok daha şiddetli seyretmesi için uygun bir zemin teşkil eder.

Dental İmplantların Çene Kemiğini Koruyucu Etkisi

Oluşan kemik dokusuna yönelik yapılan dental implant uygulamaları, kemiğin erimesini önlemek ve uzun dönemde varlığını korumasını sağlamak açısından büyük önem taşır. Diş eksikliğinde kemiğe iletilmesi gereken fiziksel yük, implantlar sayesinde doğrudan kemiğe aktarılmaya devam eder. Bu durum, kemik dokusunun canlılığını ve hacmini korumasını sağlar.

Zamanında ve doğru bir planlama ile yapılan implant tedavisi şu avantajları sağlar:

  • Çene kemiklerinin fonksiyonsuzluğa bağlı erimesini durdurur.
  • İleri cerrahi operasyonlara (kemik grefti vb.) duyulan ihtiyacı ortadan kaldırır.
  • Kişinin yüz estetiğini ve çiğneme fonksiyonunu uzun vadede korur.
  • Maddi ve manevi anlamda daha yorucu olan tedavi süreçlerinin önüne geçer.

Sonuç olarak, diş çekimi sonrası bölgenin boş bırakılmaması, hem çene kemiği bütünlüğü hem de genel yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Etiketler

Erken diş kaybıDiş kayıplarıAğızda diş kayıplarının önlenmesi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy

Uzm. Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy

Dr. Dt. Kerem Turgut ATASOY, 1984 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 2002 yılında Malatya Anadolu Lisesi'nde bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini 2008 yılında tamamlayarak "Diş Hekimi" ünvanı almıştır. Ardından 2009-2015 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş Çene Cerrahisi Anabilim Dalı'nda eğitim görerek "Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Uzmanı" olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.