Doktorsitesi.com

Dikkat! İlişkinizi “Empati Yapmak” öldürüyor!

Uzm. Psk. Melis Yiğitbaş
Uzm. Psk. Melis Yiğitbaş
7 Mayıs 2020162 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat! İlişkinizi “Empati Yapmak” öldürüyor!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Empati Yanılgısı: Neden Birbirimizi Anlayamıyoruz?

Birçok kişi için şaşırtıcı olsa da, ilişkilerde yaşanan en büyük problemlerin temelinde genellikle empati yapma şeklimiz yatmaktadır. Çoğu zaman iyi niyetle başvurulan bu yöntem, partnerlerin birbirini anlamasından ziyade daha büyük bir iletişimsizliğe yol açabilmektedir. Bu durumun nedenlerini anlamak için öncelikle kavramın kökenine ve bilimsel araştırmalara bakmak gerekir.

Türk Dil Kurumu (TDK) verilerine göre empati, kişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak o bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini denemeksizin anlayabilmesi becerisidir. İngilizcede kullanılan "put yourself in someone’s shoes" (kendini başkasının yerine koymak) deyimi de bu anlamı destekler. Ancak asıl soru şudur: Bu durum gerçekte ne kadar mümkündür?

Empati Yaparken Yapılan Temel Hata

İlişkilerde bireyler, tüm iyi niyetleriyle kendilerini eşlerinin yerine koyduklarında, partnerlerinin davranışlarını aslında kendi karakterleri ve deneyimleri çerçevesinde değerlendirirler. Oysa her birey ilişkiye farklı bir geçmiş, ilgi alanı ve karakter yapısı getirir. Kişiler, karşılarındaki insanı kendi gerçeklikleriyle anlamaya çalıştıklarında, partnerlerinin özgün deneyimini ıskalamaktadırlar.

Glick (1975) tarafından Afrika’daki Kpelle halkı üzerinde yapılan bir araştırma, bu bakış açısının neden yetersiz kaldığını çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır:

  • Araştırmacılar, Kpelle insanlarından 20 farklı nesneyi (yiyecek, kıyafet, tamir aletleri vb.) mantıklı şekilde gruplamalarını ister.
  • Batılı zihin yapısı bu nesneleri taksonomik (çatal ve bıçak aynı grupta) olarak sınıflandırırken, Kpelle halkı fonksiyonel (bıçak ve portakal aynı grupta, çünkü bıçak portakalı keser) bir sınıflandırma yapar.
  • Araştırmacılar "Zeki olmayan bir Kpelle bunu nasıl dizerdi?" diye sorduğunda ise Kpelle halkı, Batılıların "doğru" kabul ettiği taksonomik dizilimi gerçekleştirir.

Bu çalışma, bir kültürün veya bireyin "mantıksız" bulduğu bir durumun, diğerinin gerçekliğinde hayati bir öneme sahip olabileceğini kanıtlar. Kendini başkasının yerine koyan kişi, eğer o kişinin geçmişini ve önem sırasını kendi süzgecinden geçirirse, gerçek anlamda bir bağ kuramaz.

Deneyimin Biricikliği: Bisiklet Analojisi

Post-modern terapi yaklaşımları, deneyimin asıl uzmanının o deneyimi yaşayan kişi olduğunu savunur. Empati, sadece kendimizi birinin yerine koymak değildir; çünkü her deneyim kişiye özeldir. Bunu bir tablo ile açıklamak gerekirse:

Deneyimi Etkileyen FaktörlerNeden Farklılık Gösterir?
Fiziksel ÖzelliklerBoy, kilo ve denge sistemi (vestibüler sistem) algıyı değiştirir.
Geçmiş DeneyimlerYaşanan travmalar ve aileden gelen öğretiler tepkileri şekillendirir.
Çevresel KoşullarMevsim, mekan ve sosyal çevre deneyimin kalitesini belirler.
Bilişsel SistemHer bireyin zihni, gelen sinyalleri farklı bir "dekoder" gibi çözer.
Ekipman FarklılıklarıKullanılan araçların (örneğin bisikletin üretim tarihi) teknik durumu bile fark yaratır.

İlişkilerde "Sinyal" ve "Dekoder" Sorunu

Çiftler farklı ailelerden, farklı travmalardan ve farklı yaşam derslerinden gelerek bir araya gelirler. Eşler birbirlerini anlamaya çalışırken aslında aynı sinyali farklı kodlayan iki dekoder gibi çalışırlar. Sinyal aynı olsa da, zihinsel sistemlerin bu sinyali çözümleme biçimi farklı olduğu için ortaya çıkan görüntü (anlam) bambaşkadır.

Bu durum, bireylerde şu hislerin yoğunlaşmasına neden olur:

  1. Görülmemek ve duyulmamak.
  2. Anlaşılamamak ve yetememek.
  3. Karşı tarafın tepkilerini "saçma" bulmak.

Gerçek Empati: Karşı Tarafın Gerçekliğini Kabul Etmek

Asıl empati, karşınızdaki insanı kendi gerçekliğinde değerlendirmek, onun hislerinin onun için ne anlam ifade ettiğini görebilmektir. "Bu söylediğin çok saçma" veya "Neden bu kadar kaygılısın?" gibi cümleler, aslında kendi gerçekliğimizden yola çıkarak yaptığımız hatalı empati denemeleridir.

Sonuç olarak;

  • Kendinizi onun yerine koymaya çalışmak yerine, sadece dinleyin.
  • Onun bakış açısını, onun hayat hikayesi içinden anlamaya gayret edin.
  • Deneyimin büyüklüğüne veya küçüklüğüne bakmaksızın, o deneyimin partneriniz için olan anlamına odaklanın.

Eşinizin veya sevgilinizin dünyasına, onun gözleriyle bakmaya hazır mısınız? Unutmayın, gerçek yakınlık, partnerinizi kendi zihninizdeki kalıplara sığdırmak değil, onun özgün gerçekliğini onurlandırmaktır.

Melis A. Yiğitbaş, MSc, MA
Uzman Psikolog / Uzman Çift ve Aile Terapisti
www.melisyigitbas.com

Referans:
GLICK, J. (1975) “Cognitive development in cross-cultural perspective.” Child Development Research 4: 595-654.

Etiketler

İlişki problemiAile içi problemlerİlişki sorunlarıİlişkilerEvliyken psikolojik destekAile ve evlilikİlişkiİlişkide depresyonAileAile içi çatışmaAile içi çatısmaAile hayatıEvlilik terapileriAile iletişimi nedirAile ve iletişimAile iletişimiAilede iletişim nedirAile iletişimAile ile iletişimİlişkide korkuİlişkiden korkan kadınlarİlişki terapistiAile yaşantısıİlişkide yaş farkıEvlililk terapisiEvlilik terapiAile danışmanlığıİlişki bağımlılığıİlişki yönetimiİlişki terapisiİlişki kontrolüİliski sorunlari ve psikoterapiİliskilerde ilgi gostermeİliski terapileriİlişki danışmanlığı

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Melis Yiğitbaş

Uzm. Psk. Melis Yiğitbaş

Uzm. Psk. Melis Yiğitbaş, 2005 yılında Saint Benoit Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra, lisans eğitimini 2010 yılında Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü başarıyla tamamlayarak "Psikolog" unvanı almıştır. Lisans eğitimi sırasında University of California, Berkeley Üniversitesi’nde “Social Welfare ” (Sosyal Hizmetler), ve “Peace and Conflict Studies” (Barış ve Çatıma Çalışmaları)  alanlarında çalışmalarda bulunmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.