Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite’de Yanlış Bilinenler

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
18 Eylül 2019244 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite’de Yanlış Bilinenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), tanı konulup tedavi edilinceye kadar hem çocuk hem de çevresi için zorlayıcı süreçlere neden olan biyolojik ve genetik kökenli bir durumdur. Bu süreçte çocuk, ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. DEHB yönetiminde başarının temel anahtarı, çocuğun etkileşimde olduğu tüm alanlarda kapsamlı bir iş birliği sağlamaktır.

DEHB Tedavisinde Altın Kural: Çok Yönlü İş Birliği

DEHB tedavisinde çocuğun işlevsel olduğu her alanda iyi gözlemlenmesi ve mevcut kaynaklarının doğru kullanılması hayati önem taşır. Çocuğun hem kendisini hem de sosyal ilişkilerini yönetebilmesi için şu birimlerin koordineli çalışması gerekir:

  • Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi
  • Aile ve Ebeveynler
  • Okul Yönetimi ve Öğretmenler
  • Rehberlik Birimi ve Akran Grubu

Toplumda sıkça rastlanan "etiketleme" korkusu, genellikle bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir dirençtir. Sürecin ertelenmesi, çocuğun hayatında telafisi güç yıpranmalara yol açabilir. Bu nedenle, profesyonel desteğe erken aşamada başvurmak en sağlıklı yaklaşımdır.

DEHB Hakkında Yanıltıcı Gözlemler ve Gerçekler

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin en çok yanıldığı nokta, çocuğun ilgi duyduğu alanlardaki yüksek odaklanma kapasitesidir. DEHB, her durumda dikkatsizlik demek değildir; aksine sorumluluk ve disiplin gerektiren durumlarda dikkati sürdürememe halidir.

Yanlış GözlemGerçek Durum
"Sevdiği şeylere pür dikkat, işine gelince odaklanmıyor."Haz veren durumlarda uyaran yüksek olduğu için odaklanma kolaylaşır.
"Dersi dinlemiyor ama sorduğumda cevap veriyor, sadece yaramaz."Çocuk zeki olabilir ancak dürtüselliği nedeniyle yapılandırılmış ders ortamında zorlanır.
"Çizgi film izlerken hiç hareket etmiyor, DEHB olamaz."Yoğun görsel ve işitsel uyaranlar çocuğu hipnotize ederek hareketliliği baskılar.

Sosyal İlişkiler ve Dürtüsellik Yönetimi

Hiperaktif çocuklar genellikle davranışlarının farkında değildir veya dürtülerini kontrol edemezler. Bu durum, arkadaşlık ilişkilerinde dışlanmaya ve yalnızlaşmaya neden olabilir. Dışlanan DEHB'li çocuklarda mutsuzluk, içe kapanma ve depresif süreçler görülebilir.

Çocuğun enerjisini yaratıcı ve yetenekli olduğu alanlara (futbol, dans, resim, müzik vb.) yönlendirmek, dürtüselliği disipline eder. Bu sayede çocuk, sosyal çevresinde dışlanan değil, örnek alınan ve aranılan bir birey konumuna gelebilir.

Ebeveynler İçin Evde Destek Stratejileri

Planlama ve uygulama konusunda DEHB'li çocukların dış desteğe ihtiyacı vardır. Ev ortamında şu yöntemler uygulanabilir:

  1. Kısa ve Verimli Oturumlar: Ders çalışma süreleri kısa tutulmalı, ancak birkaç oturum şeklinde planlanmalıdır.
  2. Motivasyonel Dil: Kıyaslamalardan (örneğin; "Ayşe senden daha çalışkan") kaçınılmalı, özgüveni destekleyici konuşmalar yapılmalıdır.
  3. Sorumluluk Verme: Odasını düzenleme veya alışveriş gibi görevlerde önce birlikte hareket edilmeli, sonra aşamalı olarak sorumluluk devredilmelidir.
  4. Göz Teması ve İletişim: Konuşurken zorlayıcı olmayan bir göz teması kurulmalı, dokunsal temas ve sevecen bir üslup benimsenmelidir.

Okulda Öğretmen Yaklaşımı Nasıl Olmalı?

Öğretmenlerin sergileyeceği hoşgörü ve samimiyet, çocuğun akademik başarısını doğrudan etkiler. Sınıf içi düzenlemelerde şu adımlar faydalıdır:

  • Çocuğu ön sıralarda ve derse ilgili bir arkadaşının yanında oturtmak.
  • Tahtayı silmek veya yoklama almak gibi hafif sorumluluklar vererek dikkati canlı tutmak.
  • Ders anlatırken sık sık göz teması kurmak ve yanına giderek dokunsal uyaranlar vermek.
  • İlaç kullanımı söz konusuysa, doz takibi ve hatırlatma konusunda aileyle iş birliği yapmak.

DEHB İlaç Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar hakkında birçok asılsız mit bulunmaktadır. Bu yanlış bilgiler, ailelerin tedaviyi reddetmesine ve çocuğun zarar görmesine neden olmaktadır.

İlaçlar Bağımlılık Yapar mı?

Sanılanın aksine, DEHB ilaçları bağımlılık yapmaz. Hatta araştırmalar, tedavi edilmeyen DEHB'li bireylerde madde bağımlılığı riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu ilaçlar "kırmızı reçeteli" olduğu için tehlikeli algısı oluşsa da, doktor kontrolünde güvenle kullanılırlar ve gerektiğinde (tatil dönemlerinde) ara verilebilirler.

Gelişimi Durdurur mu?

İlaçların fiziksel gelişimi kalıcı olarak durdurduğuna dair iddialar bilimsel değildir. Hastalığın kendisi bazen gelişimi geçici olarak yavaşlatabilir ancak tedaviyle birlikte normal denge kurulur. Bu ilaçlar yaklaşık 70-80 yıldır kullanılan ve üzerinde en çok araştırma yapılan tıbbi ürünler arasındadır.

İlaç Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ilaçta olduğu gibi DEHB ilaçlarının da bazı yan etkileri olabilir. En sık görülenler iştahsızlık ve uykusuzluktur. Ayrıca bazı çocuklarda karın ağrısı, bulantı veya hafif sinirlilik görülebilir. Bu nedenle:

  • Doz ayarlaması; yaş, boy, kilo ve hastalığın şiddetine göre kademeli olarak yapılmalıdır.
  • İlaçlar asla doktor muayenesi olmadan "zihin açıcı" veya "sınav performans artırıcı" olarak suistimal edilmemelidir.
  • Ergenlikten erişkinliğe geçişte belirtiler %50-60 oranında iyileşebilir; ancak tedavi edilmeyen vakalar ileride depresyon veya kaygı bozukluklarına zemin hazırlayabilir.

Unutmayın: DEHB tedavisi olan bir durumdur. Ne kadar erken profesyonel destek alınırsa, çocuğun akademik ve sosyal hayatındaki başarı o kadar hızlı artacaktır.

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Öğretim Üyesi Dr. Zengibar Özarslan
Çocuk-Ergen-Yetişkin Psikiyatristi
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 2003 yılı mezunu olan Zengibar Özarslan, psikiyatri uzmanlığını İstanbul Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’nde tamamlamıştır. Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Psikiyatrist Dr. Zengibar Özarslan, Psikoloji lisans ve Klinik Psikoloji yüksek lisans bölümlerinde alan dersleri vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.