Doktorsitesi.com

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (dehb)

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
19 Mayıs 20101190 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat eksikliği ve  hiperaktivite bozukluğu (dehb)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); aşırı hareketlilik, ataklık, istekleri erteleyememe (dürtüsellik) ve dikkat süresinin kalıcı olarak kısalığı ile karakterize bir bozukluktur. Erken çocukluk döneminde başlayan bu durum, bireyin yaşamı boyunca devam edebilen nörogelişimsel bir süreçtir. İstatistiklere göre ilkokul çağındaki çocukların %3-5'inde, yani yaklaşık her 20-30 çocuktan birinde görülmektedir.

Ebeveynler ve öğretmenler, DEHB tanısı alan çocuklar hakkında sıklıkla benzer gözlemlerde bulunurlar. Ebeveynler çocuklarının eşyalarını sık kaybettiğini, sanki akıllarının hep başka yerde olduğunu ve ödev başında odaklanamadıklarını belirtirken; öğretmenler ise öğrencinin dersi dinlemekte güçlük çektiğini ve sınavlarda dikkatsizce hatalar yaptığını vurgular.

Bebeklik ve Okul Öncesi Dönemde DEHB Belirtileri

DEHB belirtileri henüz anne karnındayken hareketlilikle başlayabilir. Bebeklik döneminde bu durum; huzursuzluk, uyku sorunları, kolay ağlama ve dış uyaranlara (ses, dokunma) karşı aşırı tepki verme şeklinde kendini gösterir. Okul öncesi döneme gelindiğinde ise belirtiler daha belirgin bir hal alır.

Okul öncesi dönemdeki temel göstergeler şunlardır:

  • Devamlı hareket etme, atlama ve tırmanma eğilimi.
  • İstekleri erteleyememe ve sürekli ilgi odağı olma arzusu.
  • Bir oyundan diğerine hızlı geçiş yapma ve faaliyetleri yarım bırakma.
  • Çok konuşma, sürekli soru sorma ancak yanıtı dinlememe.
  • Kurallara uymada güçlük ve sırasını bekleyememe.
  • Sakarlık ve buna bağlı sık yaralanmalar.

DEHB’in Üç Temel Sütunu: Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik

DEHB tanısı alan bireylerde bu üç temel belirti tek başına görülebileceği gibi, çoğu zaman bir arada da seyredebilir. Her bir belirti kümesi, çocuğun günlük yaşamını farklı şekillerde etkiler.

1. Dikkat Eksikliği

Bu gruptaki çocuklar, dikkatlerini belirli bir işe veya oyuna vermekte zorlanırlar. Yoğun zihinsel çaba gerektiren ev ödevlerinden kaçınırlar ve kendileriyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünebilirler. Basit hatalar yapmaya oldukça meyillidirler.

2. Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite)

Sakin kalmakta güçlük çeken bu çocuklar, sürekli hareket halindedirler. Çevresindekiler tarafından "eli dursa ayağı oynar" şeklinde tanımlanırlar. Televizyon izlerken veya sırada otururken bile vücutları hareket halindedir.

3. Dürtüsellik (İmpulsivite)

Düşünmeden hareket etme, sabırsızlık ve başkalarının sözünü kesme en belirgin özellikleridir. Sorulan soru tamamlanmadan cevap vermeye çalışırlar ve sosyal ortamlarda sıra beklemekte ciddi zorluk yaşarlar.

DEHB Tanısı Nasıl Konulur?

Bir çocuğa DEHB tanısı konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu belirtilerin 7 yaşından önce başlamış olması, en az 6 ay boyunca kalıcı ve sürekli olması ve bireyin günlük yaşamını olumsuz etkilemesi şarttır.

Tanı sürecinde kullanılan yöntemler:

YöntemUygulama İçeriği
GörüşmelerAile ve çocukla yapılan detaylı klinik görüşmeler.
ÖlçeklerEbeveyn ve öğretmenlere uygulanan değerlendirme ölçekleri.
TestlerTanıya yardımcı nörolojik ve psikolojik testler.

DEHB ile Birlikte Görülen Durumlar ve Nedenleri

DEHB'in kesin nedeni bilinmemekle birlikte; kalıtım (genetik), çevresel etkenler ve beyindeki yapısal farklılıkların rol oynadığı düşünülmektedir. Ayrıca bu tabloya bellek sorunları, koordinasyon bozuklukları ve özgüven eksikliği gibi durumlar eşlik edebilir.

Eşlik edebilecek psikiyatrik bozukluklar:

  • Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu (%35-65)
  • Davranım bozukluğu (%20-45)
  • Özel öğrenme bozukluğu (%20-35)
  • Depresyon ve duygudurum bozuklukları (%3-75)
  • Anksiyete (kaygı) bozuklukları (%5-15)

Tedavi Yaklaşımları ve Ebeveynlere Öneriler

DEHB tedavisinde en başarılı sonuçlar, multi-modal adı verilen çok yönlü yaklaşımlarla alınır. Bu süreç; tıbbi tedavi, anne-baba eğitimi, bilişsel-davranışsal terapiler ve özel eğitim programlarının kombinasyonunu içerir.

Ebeveynler için pratik stratejiler:

  1. Kabul Edin: Çocuğunuzun bir sorunu olduğunu kabul ederek işe başlayın.
  2. Olumluya Odaklanın: Olumlu davranışlarını yakalayın ve pekiştirin.
  3. Net Olun: Talimat verirken açık olun (Örn: "Odanı topla" yerine "Oyuncaklarını dolaba koy").
  4. Sabırlı Kalın: Öfke patlamalarında sakinleşmesini bekleyin ve çatışmaya girmeyin.
  5. Zaman Tanıyın: DEHB bir beceri değil, performans sorunudur; çocuğunuzun yönlendirmeye ihtiyacı vardır.

DEHB’in Olumlu Yönleri ve Başarılı Örnekler

DEHB sadece zorluklardan ibaret değildir. Bu çocuklar genellikle yaratıcı, enerjik, sıcakkanlı ve espri yeteneği gelişmiş bireylerdir. Tarihte ve günümüzde DEHB tanısı olduğu bilinen pek çok dahi ve başarılı isim bulunmaktadır:

  • Bilim İnsanları: Albert Einstein, Galileo, Thomas Edison, Stephen Hawkings, Louis Pasteur.
  • Sanatçılar: Leonardo da Vinci, Mozart, Beethoven, Walt Disney, Agatha Christie.
  • Ünlüler ve Liderler: Tom Cruise, Robin Williams, Winston Churchill, John F. Kennedy, Prince Charles.

Etiketler

DürtüsellikAşırı hareketlilik

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Birgül Emiroğlu Bakay 1983 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğretim ve Lise Eğitimini İstanbul’da tamamladı. 2006 yılında Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra 2007 yılında Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edildi. Şizofreni Hastalarında İşlevsel İyileşme Ölçeği ’nin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışmasını İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde tamamladı. 2018 yıllında İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora programına kabul edildi ve “İnfertil Hastalarda İnfertilite Stresinin Yordanmasında Toplumsal Cinsiyet Algısı, Cinsel Mitler Ve Psikiyatrik Belirtilerin Rolü” konulu tezini tamamlayarak Psikoloji Doktoru ünvanını almaya hak kazanmıştır. Türk Psikologlar Derneği'nden Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, MidAmerica Nazarene University, Oyun Terapisi Eğitimi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi Eğitimi, İngiltere’de bulunan Tavistock Kliniği’ne bağlı olarak yürütülen İstanbul merkezli “Bebek Gözlemi” eğitimini, Adnan Menderes Üniversitesi onaylı 480 saatlik "Aile Danışmanlığı Eğitim Programını" tamamlamıştır. Yetişkin ve çocuklarda objektif ve projektif test eğitimlerini tamamlayarak uygulama ve yorumlama yetkinliğini kazanmıştır. Çalışmalarını çocuk-ergen ve yetişkinler ile sürdürmektedir. Yayınlanmış bilimsel makaleleri ve yayına hazırlık aşamasındaki çalışmaları bulunmaktadır. 2010 yılından beri İstanbul’da kurucu ortaklarından olduğu Çatı Danışmanlık ve Eğitim Merkezindeki çalışmalarına 2017 Şubat ayı itibariyle Çatı Psikoloji Samsun’ da devam etmektedir. Oyun Terapisi, Sanat Psikoterapileri, Dinamik Psikoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapisi ile çalışmalarını yürütmektedir.

Verdiği De

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.