Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

Psk. Bilge Uğurlu
Psk. Bilge Uğurlu
20 Nisan 2022101 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Hakkında Kapsamlı Rehber

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), bireyin odaklanma becerilerini, dürtü kontrolünü ve hareket seviyesini etkileyen nörogelişimsel bir durumdur. İlk olarak 1902 yılında İngiliz doktor George Stil tarafından tanımlanan bu bozukluk, tarihsel süreçte farklı aşamalardan geçmiştir. 1917-1918 yıllarındaki ensefalit salgını sonrası benzer belirtilerle dikkat çeken DEHB, 1970’lerde sadece hiperaktivite değil; dikkat eksikliği ve dürtüsellik boyutlarıyla da anlaşılmaya başlanmıştır. 1980'li yıllardaki araştırmalar ise DEHB'in sadece çocuklukta görülmediğini, yetişkinlikte de devam edebilen bir yapı olduğunu kanıtlamıştır.

DEHB’in Genel Özellikleri ve Belirtileri

DEHB tanısı alan çocuklar, dikkatlerini belirli bir görev üzerinde yoğunlaştırmakta ve bunu sürdürmekte ciddi zorluklar yaşarlar. Bu durum, akademik ve sosyal yaşamda çeşitli engeller oluşturur. En belirgin gösterge, çocuğun dikkat süresinin yaşıtlarına göre çok daha kısa olmasıdır. Belirtiler genellikle 7 yaşından önce ortaya çıkar.

DEHB’li çocuklarda sık görülen davranışlar şunlardır:

  • Yönergeleri dinleme ve anlama becerilerinde kısıtlılık.
  • Zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınma ve sık hata yapma.
  • Aşırı enerjik yapı, yerinde duramama ve sınıfta sürekli dolaşma.
  • Sessizce oyun oynayamama ve aşırı konuşma eğilimi.
  • İstekleri erteleyememe ve dürtüsel hareket etme.

Gelişim Dönemlerine Göre DEHB’in Seyri

DEHB, erken çocukluk döneminde başlayarak yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Araştırmalar, bu çocukların anne rahmindeyken bile daha hareketli olabildiğini göstermektedir.

Bebeklik ve Okul Öncesi Dönem

Bebeklik döneminde huzursuzluk, emekleme döneminde kontrolsüz hız ve sürekli hareket isteği ön plandadır. Okul öncesinde dikkat eksikliği fark edilmese de; aşırı hareketlilik, az uyuma, sakarlık ve sürekli soru sorma gibi belirtiler dikkat çeker.

Okul Yılları

Bu dönem, DEHB’in en net tanımlandığı evredir. Çocuklar kurallara uymakta zorlanır, ödevlerini bitirmekte güçlük çekerler. Düşünce hızları el becerilerinden fazla olduğu için ya çok hızlı ve hatalı yazarlar ya da süreci tamamlayamazlar. Bu durum, sosyal dışlanmaya ve öfke, küskünlük, yalnızlık gibi duygulara yol açabilir.

Ergenlik Dönemi

Ergenlikte hiperaktivite (aşırı hareketlilik) azalsa da dikkat sorunları devam eder. Bu dönemde DEHB; depresyon, kaygı, zayıf sosyal ilişkiler ve antisosyal davranış eğilimlerini beraberinde getirebilir.

DEHB Tanılama ve Değerlendirme Süreci

DEHB tanısı, laboratuvar tetkikleri veya tek bir testle değil; klinik gözlem ve çok boyutlu değerlendirmelerle konulur. Tanı süreci; çocuk psikiyatristi, psikolog, pedagog ve özel eğitim uzmanından oluşan bir ekip tarafından yürütülmelidir.

Değerlendirme YöntemiAçıklama
Klinik GözlemÇocuğun farklı ortamlardaki davranışlarının uzmanlarca incelenmesi.
MOXO Dikkat TestiDikkat, hiperaktivite ve dürtüselliği eş zamanlı ölçen işlevsel bir testtir.
Fizyolojik MuayeneAyırıcı tanı için nörolojik muayene ve rutin laboratuvar tahlilleri.

DEHB’in Nedenleri Nelerdir?

DEHB'in oluşumunda tek bir neden değil, birden fazla faktörün etkileşimi söz konusudur. Temel nedenler şu başlıklar altında toplanır:

  1. Biyolojik ve Nörolojik Etkenler: DEHB'li bireylerde beynin ön bölgesi ve Corpus Callosum yapısı normalden farklılık gösterebilir. Ayrıca bu bölgelerde glikoz kullanımı ve kan akışı daha azdır.
  2. Genetik Faktörler: Hastalık %54 ile %89 oranında kalıtsaldır. Birinci derece akrabalarda görülme riski 4-5 kat daha fazladır.
  3. Çevresel Etkenler: Hamilelikte alkol/sigara kullanımı ve travmatik yaşantılar riski artırır.
  4. Psikolojik Etkenler: Ebeveynlerle yaşanan çatışmalar, otoriter veya ihmalkar tutumlar DEHB süreciyle ilişkilidir.

Görülme Sıklığı ve Cinsiyet Faktörü

Okul çağındaki çocuklarda DEHB görülme sıklığı %3 ile %7 arasındadır. Oğlan çocuklarına, kız çocuklarından daha sık tanı konulmaktadır. Kız çocuklarında hiperaktivite daha az görülürken, dikkat eksikliği ve dürtüsellik daha baskın olabilir. DEHB, herhangi bir sosyal sınıfa özgü değildir ve her kesimde görülebilir.

DEHB Tedavi Yöntemleri

DEHB tedavisinde en yüksek verim, çoklu model tedavisi ile alınır. Bu süreçte davranışsal tedavi, pedagojik destek, ebeveyn rehberliği ve aile terapisi birlikte yürütülmelidir.

  • Eğitim Programları: 7-18 yaş aralığı için geliştirilen Attentioner Eğitim Programı, yürütücü işlevleri iyileştirmede etkili ve eğlenceli bir yöntemdir.
  • Farmakolojik Tedavi: Uyarıcı ilaçlar dikkat toplamayı artırırken, hareketliliği azaltır. İlaçlar orta çocukluk ve yetişkinlikte daha etkilidir.
  • Yan Etkiler: İlaç kullananların %4-%10'unda iştah kaybı, uyku sorunları, baş ağrısı ve sinirlilik görülebilir.

Tedavinin başarısı için bireysel danışmanlık, akademik çözümler ve sosyal beceri eğitimleri sürece dahil edilmelidir.

Etiketler

Dikkat eksikliği oluşumuOkulda dikkat eksikliğiDikkat eksikliği tedavisi

Yazar Hakkında

Psk. Bilge Uğurlu

Psk. Bilge Uğurlu

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden 3.87 not ortalamasıyla yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Adli Psikoloji yüksek lisans programına kabul aldım. Mesleki kariyerim boyunca farklı kurum ve kuruluşlarda bireysel psikoterapi hizmeti verdim. 
Azerbaycan ülkesinin Bakü şehrinde yürütülen bir proje kapsamında Onkoloji Hastanesi ve Hematoloji Hastanesinde çocuklar, aileler, ergenler ve yetişkinler ile çalıştım. 
Lisans hayatım boyunca Madalyon Psikiyatri Merkezi, Koç Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, YÖRET Vakfı ve TÜBİTAK kapsamında staj yaptım. 
TÜBİTAK tarafından desteklenen bir sanal oyun projesinde araştırma görevlisi / lisans bursiyeri olarak çalıştım.
Gelişim ve gözlem psikolojisi laboratuvarında araştırma asistanı olarak çalıştım.
Koç Üniversitesi kapsamında yürütülen evli çiftlere yönelik geliştirilen AR-GE projesinde stajyer araştırmacı olarak görev aldım.
Davranış Araştırmaları ve Terapileri Merkezi kapsamında Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu tarafından verilen 7 modüllük Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimine bursiyer olarak katıldım. 
Prof. Dr. Doğan Şahin’den dinamik psikoterapi ve dinamik odaklı cinsel terapi eğitimi, Prof. Dr. Cebrail Kısa’dan duygu odaklı çift terapisi eğitimi ve cinsel terapi eğitimi, Prof. Dr. Kültegin Ögel’den kumar bağımlılığı eğitimi aldım. Şu anda ergen ve yetişkin danışanlarımla depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, agorafobi ve sosyal kaygı, iki uçlu bozukluklar, erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yaygın kaygı bozukluğu, madde, nikotin, kumar ve internet bağımlılığı, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları alanında çalışıyorum.
İlişki ve evlilik problemleriyle çift olarak tarafıma başvuran danışanlarımla duygu odaklı çift terapisi ve dinamik kökenli ilişki ve cinsel terapi metodlarıyla çalışıyorum. 
Şu anda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümünde gönüllü olarak çalışıyorum. 
Seanslarımı kurucusu olduğum Dilge Psikoloji bünyesinde online veya yüz yüze sürdürüyorum.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.