Doktorsitesi.com

DEPRESYON VE EMDR

Uzm. Psk. Dila Hotlar
Uzm. Psk. Dila Hotlar
28 Eylül 2018140 görüntülenme
Randevu Al
  • Depresyon, DSM-5 kriterlerine göre en az iki hafta süren çökkün duygu durumu ve ilgi kaybı gibi belirtilerle karakterize edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur.
  • Rahatsızlığın kökeninde biyolojik faktörlerin yanı sıra geçmişte yaşanan travmatik olaylar ve yerleşik negatif inançlar önemli bir rol oynamaktadır.
  • EMDR terapisi, travmatik anıları nötr hale getirerek ve olumsuz benlik algısını değiştirerek depresyon tedavisinde etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
DEPRESYON VE EMDR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon Nedir? Klinik Tanım ve Toplumsal Yaygınlık

Depresyon, dünya genelinde en sık rastlanan psikiyatrik rahatsızlık olmasının yanı sıra, beraberinde getirdiği ciddi komplikasyonlar nedeniyle kritik bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Toplumumuzda yaygınlığı oldukça yüksek olan bu rahatsızlık, gündelik dilde sıklıkla "depresyondayım" gibi ifadelerle karşımıza çıksa da klinik tablo çok daha derindir. Sıkıntılı bir ruh halini sadece geçici bir üzüntü olarak değil, profesyonel bir perspektifle değerlendirmek büyük önem taşımaktadır.

Günlük yaşantıda hissedilen mutsuzluk ile klinik depresyon arasındaki ayrımı yapabilmek için DSM-5 (Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı) kriterlerinden yararlanılmaktadır. Bir kişiye depresyon tanısı konulabilmesi için belirli semptomların en az iki haftalık bir dönem boyunca kesintisiz devam etmesi gerekmektedir.

DSM-5 Tanı Ölçütlerine Göre Depresyon Belirtileri

Klinik bir teşhis için aşağıdaki belirtilerden en az beşinin aynı süreç içerisinde görülmesi beklenir:

  • Çökkün duygu durumu ve sürekli devam eden mutsuzluk hissi.
  • Neredeyse tüm etkinliklerden zevk alamama ve ilgi kaybı.
  • Diyet yapılmadığı halde belirgin kilo kaybı veya kilo alımı.
  • Her gün yaşanan uykusuzluk (insomnia) veya aşırı uyuma hali.
  • Psikodevinimsel kışkırma (ajitasyon) veya hareketlerde belirgin yavaşlama.
  • Süregelen enerji düşüklüğü ve yorgunluk.
  • Değersizlik hissi, aşırı veya uygunsuz suçluluk duyguları.
  • Odaklanmada güçlük, düşünceleri toparlayamama veya kararsızlık.
  • Yineleyici ölüm düşünceleri veya intihar eğilimi.

Depresyonun Nedenleri: Biyolojik ve Psikolojik Etkenler

Modern araştırmalar, depresyonun biyolojik kaynaklı bir rahatsızlık olabileceğini bilimsel olarak kanıtlamıştır. Ancak biyolojik faktörlerin yanı sıra, geçmişte yaşanan olumsuz veya travmatik olaylar da bu tablonun oluşmasında tetikleyici rol oynar. Özellikle geçmiş yaşantılarda biriken "değersizim" gibi negatif inançlar, zamanla kişinin kendini tanımlama biçimi haline gelebilir.

Psikolojik açıdan bu durum, şimdiki zamanda yaşanan olayların geçmişteki olumsuz yaşantıları tetiklemesiyle bir "kendini gerçekleştiren kehanet" döngüsüne dönüşebilir. Arka planda sürekli çalışan değersizlik, yetersizlik ve önemsizlik inançları, depresif ruh halinin kronikleşmesine zemin hazırlar.

Teorik Yaklaşımlar ve Kişilik Örgütlenmesi

Depresyonun kökenlerine dair farklı psikolojik kuramlar önemli açıklamalar sunmaktadır:

YaklaşımTemel Görüş
Psikanalitik TeoriKişilerin oral evreye saplandığını ve içe atma savunma mekanizmasını kullandığını savunur.
Nesne İlişkileriErken dönemde veya tekrarlayan kayıpların depresif kişilik örgütlenmesine yol açtığını belirtir.
Ayrılma-BireyselleşmeDuygusal veya reel kayıpların (örneğin memeden kesme baskısı) depresif dinamikleri yerleştirdiğini ifade eder.

Depresyon Tedavisinde EMDR Terapi ve Etkileri

Psikolojik iyi oluşun önündeki en büyük engellerden biri, geçmişteki olumsuz anıların etkisinden kurtulamamaktır. Bu noktada EMDR terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), kişilerin geçmiş yüklerinden özgürleşmesini sağlayan etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Araştırmalar, depresyon hastalarının özgeçmişinde travmatik yaşantıların yaygın olduğunu ve bu nedenle ilaç tedavisine ek olarak travma odaklı müdahalelerin gerekliliğini vurgulamaktadır.

Uyumsal Bilgi İşleme (UBİ) Modeli

EMDR'ın işleyişi, Francine Shapiro tarafından geliştirilen Uyumsal Bilgi İşleme (UBİ) modeli ile açıklanır. Bu modele göre:

  1. Sıkıntı veren anılar beyinde yeterince işlenemez ve uygun olmayan şekilde depolanır.
  2. EMDR süreci, beynin yapamadığı bu işleme sürecini seans odasında gerçekleştirir.
  3. Travmatik anılar hedeflenerek nötr hale getirilir.
  4. Kişinin "değersizim" gibi negatif bilişleri, yerini olumlu ve sağlıklı düşüncelere bırakır.

Sonuç olarak EMDR, geçmişin bugüne olan olumsuz etkisini ortadan kaldırmada ve depresyonun çekirdeğini oluşturan yerleşik inançları değiştirmede oldukça güçlü bir araçtır. Bu yöntemle danışanın olumlu duygusal kapasitesiyle yeniden temas kurması ve sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesi hedeflenir. Ruhsal yüklerinizden kurtulmak ve özgürleşmek için bu alanda eğitim almış bir terapiste başvurmak, iyileşme yolundaki en önemli adımdır.

Kaynakça:

  • Psikanalitik Tanı: Klinik Süreç İçinde Kişilik Yapısını Anlamak / Nancy McWilliams
  • DSM-5 Tanı Ölçütleri El Kitabı
  • Majör Depresyon Hastalarında Travmatik Yaşantılar Sonrası EMDR Uygulanmasının Tedaviyi Güçlendirici Etkileri / Murat Semiz, Serdar Atik, Murat Erdem

Etiketler

Depresif yakınmalarDepresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyon belirtileriDepresyonda ilaçsız tedaviDepresyon nedenleriDepresyon eğilimiDepresyon kimlerde görülürDepresyon türleriDepresyonun evreleriDepresyon tedavisi sonrasıDepresyon terapisiDepresyonu tetikleyen faktörlerDepresyonu tetikleyen nedenlerDepresyonun iyleşme süreciEmdrEmdr terapisine gitsemEmdr kullanan psikologlarEmdr psikoterapisiEmdr nedir?Emdr terapisiEmdr kullanılan alanlarEmdr uygulaması nasıl yapılmaktadırEmdr tedavisiEmdr terapisinin süreciEmdr terapisi uygulamalarıEmdr terapi uygulamalarıEmdr yontemiEmdr tedavisi yanıtı ne zaman olurEmdr terapisinin türkiyede uygulanışıDepresyon ve emdr psikoterapisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dila Hotlar

Uzm. Psk. Dila Hotlar

Uzm. Psk. Dila HOTLAR, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nü tamamlayarak 2010 yılında mezun olmuştur. Lisans eğitimi boyunca öğrenci kongrelerine ve eğitimlerine katılmış, çeşitli okullarda uygulamalı eğitimlerini başarı ile tamamlamıştır. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim dalında gönüllü stajını da lisans eğitimi sırasında tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.