DEPREM VE ETKİLERİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Olağandışı Durumlara Verilen Olağan Tepkiler
Yaşanan sarsıcı olaylar karşısında bireylerin gösterdiği tepkiler, aslında olağandışı bir duruma verilen olağan tepkiler olarak nitelendirilir. Bu süreçte kişilerin fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak çeşitli değişimler yaşaması beklenen bir durumdur. Bu tepkiler, kişinin yaşadığı zorlayıcı süreçle baş edebilmek için gösterdiği doğal bir çabanın sonucudur.
Deprem ve benzeri afetler sonrasında görülebilecek temel tepkiler şunlardır:
- Duygusal Tepkiler: Şok hali, mevcut durumu inkâr etme, endişe, panik, korku, suçluluk duyguları, üzüntü, depresyon ve umutsuzluk.
- Zihinsel Tepkiler: Bellek sorunları, kafa karışıklığı, odaklanma güçlüğü, sınırlı dikkat süresi, hesaplama ve karar vermede zorluk.
- Davranışsal Tepkiler: Öfke patlamaları, huzursuzluk, sosyal içe çekilme, aile ve arkadaşlardan uzaklaşma, iş başarısında azalma.
- Fiziksel Tepkiler: Mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, uyuşukluk, aşırı enerji veya yoğun bitkinlik hali.
- Uyku ve Yemek Düzeni: Rahatsız edici rüyalar, uyku alışkanlıklarının değişmesi (aşırı uyuma veya uykusuzluk), iştahsızlık veya aşırı yemek yeme.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Sıralanan bu şikayetlerin zaman ilerledikçe azalması beklenir. Ancak şikayetlerin azalmaması, günlük yaşamın olumsuz etkilenmeye başlaması veya kişinin kendisine/başkasına zarar verme fikirlerinin oluşması durumunda, mutlaka bir ruh sağlığı çalışanından destek alınmalıdır.
Travma Sonrası Büyüme ve Olumlu Değişimler
Doğal afetlerin olumsuz psikolojik etkileri yadsınamaz bir gerçektir; ancak bilimsel araştırmalar, travmatik olayların ardından bireylerin sadece olumsuz değil, olumlu etkiler de rapor ettiklerini göstermektedir. Bu durum literatürde travma sonrası büyüme olarak adlandırılır.
Bu olumlu değişiklikler şu beş temel alanda incelenmektedir:
- Yeni olanakların algılanması
- Kişilerarası ilişkilerin güçlenmesi
- Bireysel güçlülük
- Manevi değişim
- Yaşamın kıymetini anlama
Psikolojik Sağlamlık ve Kriz Planlaması
Psikolojik sağlamlık, doğuştan gelen bir özellik değil; sonradan kazanılan ve öğrenilen bir beceridir. Psikolojik sağlamlığı yüksek olan bireyler, kriz anlarında kontrolsüz panik yaşamak yerine daha sağlıklı tepkiler verebilirler. Bunun temel şartı ise zihinsel olarak hazırlıklı olmaktır.
Deprem gibi krizlere karşı hazırlıklı olmak için şu soruların yanıtlanması ve bir kriz planı oluşturulması gerekir:
- Deprem anında evde en uygun yer neresidir?
- Çocukların güvenliği nasıl sağlanacaktır?
- Deprem çantası hazır mıdır?
Zihinsel hazırlık yapan bireyler, olay anında orantısız tepki vermez ve davranışlarını daha sağlıklı, otomatik bir şekilde ortaya koyabilirler.
Çocuklarda Deprem Korkusu ve Ebeveyn Yaklaşımı
10 yaş altındaki çocuklarda gerçeklik duygusu ve yaşam tecrübesi tam gelişmediği için zihinsel hazırlık yapmaları zordur. Bu nedenle çocuklar, afet anında yetişkinlerin beden diline ve tavırlarına bakarlar. Ebeveynlerin "sakin ol" demesi, eğer kendi beden dilleri bunu desteklemiyorsa çocuk üzerinde etkili olmayacaktır.
Güvenli Alan Oluşturmanın Önemi
Eski yaklaşımların aksine, çocukları deprem bölgesinden uzaklaştırmak travmayı kronikleştirebilir. Çocuk, ancak güvenli kişilerin yanında kendini huzurlu hisseder. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Ebeveynler önce kendi streslerini yönetmeyi başarmalıdır.
- Çocuklara her şeyin kontrol altında olduğu duygusu verilmelidir.
- Deprem, çocuklara hayatın kaçınılmaz yönlerini öğretmek ve stres yönetimi becerisi kazandırmak için bir fırsat olarak görülmelidir.
Enkaz Altında Yakını Olanlara Yaklaşım
Enkaz altında yakını bulunan kişilerin yalnız olmadıklarını hissetmeleri ve temel ihtiyaçlarının karşılanması hayati önem taşır. Bu kişilerde travma sonrası dört kademeli tepki süreci gözlemlenebilir:
| Aşama | Tepki Biçimi |
|---|---|
| 1. Aşama | Protesto ve reddetmek |
| 2. Aşama | Kabullenme sürecine giriş ve sorgulama |
| 3. Aşama | Pazarlık süreci (Örn: "Çocuğum kurtulsun da şunu yapayım") |
| 4. Aşama | Psikolojik sağlamlığa göre şekillenen kabulleniş |
Bilişsel Körlük ve Şok Hali
Bazı bireylerde aşırı stres nedeniyle bilişsel körlük veya duyarsızlaşma görülebilir. Beynin acıya dayanamayıp kendini kapatması sonucu oluşan bu durumda kişi; çevreye boş bakabilir, yeme içmeyi unutabilir. Bu durum umursamazlık değil, ağır bir şok belirtisidir. Kişinin ağlaması veya tepki vermesi sağlıklı bir boşalımdır ve engellenmemelidir. Bu zor günleri birlik olarak, birbirimize destek vererek atlatacağız.





