DEHB'de Öğretmen Ve Ailelere Öneriler

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Başa Çıkma Stratejileri
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), aşırı hareketlilik ve dikkat dağınıklığı nedeniyle en çok sınıf ortamında belirgin sorunlara yol açar. Bu süreçte öğretmenler, tedavinin en kritik öğesi olarak kabul edilir. Öğretmenin temel görevi, çocuğun zedelenen benlik saygısını yeniden kazanmasına yardımcı olmaktır. DEHB tanısı alan çocukların normal bir zekaya sahip olduğu, akademik zorluklar yaşasalar bile birçok alanda yetenekli olabilecekleri unutulmamalıdır.
S. Vakası Üzerinden Bir Uygulama Örneği
DEHB'li bir öğrenci olan S., dikkatini en fazla beş dakika yoğunlaştırabiliyor ve ardından sınıfta dolaşma ihtiyacı hissediyordu. Bu durumu yönetmek için uygulanan stratejiler şunlardır:
- Stratejik Oturma Düzeni: Çocuk, öğretmene en yakın konumda oturtularak dikkati sürekli kontrol altında tutulmuştur.
- Enerji Yönlendirme: Dikkati dağıldığı anlarda tahtayı silmek veya kalem getirmek gibi fiziksel görevler verilerek enerjisini boşaltması sağlanmıştır.
- Pozitif Geri Bildirim: Tamamlanan her görev sonrası küçük teşekkürlerle çocuğun memnuniyeti ve motivasyonu artırılmıştır.
- Kademeli Gelişim: Zamanla bu görevler ertelenerek çocuğun dikkat süresi aşamalı olarak uzatılmıştır.
DEHB'li Çocuklar İçin Okul Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çocuğunuz için doğru eğitim kurumunu seçerken kurumun DEHB konusundaki duyarlılığı ve uzman kadrosu belirleyici olmalıdır. İdeal bir okul seçiminde şu kriterler göz önünde bulundurulmalıdır:
| Kriter | İdeal Durum |
|---|---|
| Sınıf Mevcudu | Ortalama 12 öğrenci veya yakın sayılar |
| Uzman Desteği | DEHB konusunda bilgili Psikolojik Rehberlik birimi |
| İlaç Tutumu | İlaç kullanımına tıbbi gereklilik ve aile onayıyla yaklaşım |
| Disiplin Yönergesi | Dışlayıcı değil, kapsayıcı ve destekleyici prosedürler |
| Aile İletişimi | Düzenli toplantılar ve performans takip etkinlikleri |
| Özel Gruplar | Sınıftaki özel gereksinimli çocuk sayısının 2-3'ü geçmemesi |
Doğru Öğretmen Seçimi: Bilgi ve Tutum
Öğretmen seçerken iki temel nokta kritik öneme sahiptir: Bilgi ve Tutum. Birçok eğitimcinin DEHB ve motivasyon teknikleri konusunda yetersiz kalabildiği bilinmektedir. Bu noktada aileler, bildiklerini öğretmenle paylaşmalı veya onları uzmanlara yönlendirmelidir.
Öğretmenin Davranış Değiştirme Teknikleri (DDT) konusundaki bakış açısı, çocuğun başarısını doğrudan etkiler. Bu teknikleri mekanik bulan öğretmenler yerine, yöntemin gücüne inanan ve uygulamaya yatkın eğitimciler tercih edilmelidir.
Sınıf İçi Davranış Kontrolü ve Motivasyon Teknikleri
Öğretmenler, sınıf içindeki otoritelerini korumak ve çocuğu yönlendirmek için Bilişsel Davranışçı Yaklaşım temelli tekniklerden yararlanabilirler. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Görev Basitliği: Görevler basitten zora doğru sıralanmalı, çocuğun başarısızlık hissetmesi önlenmelidir.
- Pekiştireç Kullanımı: Küçük yaşlarda somut ödüller etkiliyken, ilerleyen yaşlarda çocuğun kendi iç motivasyonunu devreye sokacak soyut pekiştireçler tercih edilmelidir.
- Zamanlama: Ödül, olumlu davranışın hemen ardından verilmelidir.
- Dinlenme İhtiyacı: DEHB'li çocukların teneffüslerde dinlenmeye daha fazla ihtiyacı vardır; bu nedenle eksik ödevler teneffüs saatlerinde tamamlatılmamalıdır.
Ceza ve Disiplin Yöntemlerinde Hassasiyet
Eğer bir ceza yöntemi kullanılacaksa, bu kesinlikle fiziksel olmamalı ve çocuğun benlik saygısını zedelememelidir. Uygulanan yaptırım, sergilenen davranışla orantılı olmalıdır. Cezanın en büyük dezavantajı, pekiştirme kadar kalıcı olmaması ve sadece otorite figürü varken etkili olmasıdır. Bu nedenle, tek bir teknik yerine çok yönlü ve sistemli bir yaklaşım benimsemek en başarılı sonucu verecektir.
Uzm. Klinik Psikolog Hemra MAMİYEV



