Doktorsitesi.com

Damar Tıkanıklığının Girişimsel Tedavisi

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat
Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat
13 Ağustos 2025207 görüntülenme
Randevu Al
Kalpten çıkarak tüm vücudumuza dağılan ve organlarımızı besleyen atardamarlarda tıkanıklık olabilir. Bu durum damar tıkanıklığı olarak değerlendirilir. Damarlarda kireçlenme ya da pıhtı atması nedeniyle damar tıkanıklığı ortaya çıkabilir. Damar tıkanıklığı vücudun herhangi bir bölgesinde olabilmekle birlikte en sık kalp, beyin, boyun ve bacak damarlarında olur. Tıkanıklık durumunda bu bölgelere giden akış sekteye uğrar. Kişide bir dizi farklı semptom görülür. Sigara, diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol damar tıkanıklığına yol açan en önemli nedenlerdir. Damar tıkanıklığı genellikle 50 yaş sonrası görülen bir durumdur. Tıkanan damarın anjiyo veya ameliyat ile açılması gerekir. Birçok damar tıkanıklığının girişimsel tedavisi mümkündür.
Damar Tıkanıklığının Girişimsel Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Damar Tıkanıklığının Nedenleri ve Risk Faktörleri

Damar tıkanıklığı, hayati organların beslenmesini engelleyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sistemik bir durumdur. Tıkanıklık vakalarının yaklaşık yüzde 95’ini oluşturan en temel neden, damarlarda kireçlenme olarak bilinen ateroskleroz tablosudur. Bu durumun yanı sıra kalpten pıhtı atması da damar tıkanıklıklarına sebebiyet verebilir.

Damarlarda kireçlenmeye yol açarak tıkanıklığı tetikleyen başlıca unsurlar şunlardır:

  • Diyabet (şeker hastalığı) ve yüksek tansiyon
  • Sigara kullanımı ve yüksek stres seviyesi
  • Obezite ve yüksek kolesterol değerleri
  • İleri yaş ve ailede damar hastalığı öyküsü

Genç hastalarda görülen damar tıkanıklıklarında ise en önemli etken olarak Buerger hastalığı karşımıza çıkmaktadır. Bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması, damar sağlığının korunması açısından kritik öneme sahiptir.

Damar Tıkanıklığı Kimlerde Görülür?

Damar tıkanıklığı toplumun her kesiminde görülebilse de belirli risk gruplarında bu duruma çok daha sık rastlanır. Özellikle 50 yaş üzeri bireylerde yaşın ilerlemesine bağlı olarak risk artış göstermektedir. Aşağıdaki özelliklere sahip bireyler, damar tıkanıklığı açısından yüksek risk grubunda yer alır:

  • Diyabet ve hipertansiyon hastaları
  • Aktif olarak sigara kullananlar
  • Kanda kolesterol veya trigliserid değerleri yüksek olanlar
  • Hemodiyaliz tedavisi gören hastalar

Damar Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir?

Damar tıkanıklığının belirtileri, tıkanıklığın hangi damarda meydana geldiğine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Eğer tıkanıklık kalp damarlarında ise hastada nefes darlığı, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi semptomlar ön plana çıkar.

Buna karşın bacak damarlarında bir daralma söz konusu olduğunda; bacaklarda ağrı, renk değişikliği, hissizlik ve kıllarda dökülme gibi farklı belirtiler gözlemlenir. Bu nedenle semptomların doğru analizi, erken teşhis için hayati önem taşır.

Vücuttaki Damar Tıkanıklığı Türleri

Vücudumuzdaki atardamarlar genel olarak koroner (kalp) ve periferik (kalp dışı) olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Tıkanıklığın konumuna göre uygulanan tedavi yöntemleri ve klinik tablo farklılık gösterir.

Kalp Damar Tıkanıklığı

Kalbi besleyen koroner damarlarda oluşan bu tıkanıklıkların en belirgin semptomu, efor sarf ederken ortaya çıkan göğüs ağrısıdır. Ağrıya genellikle göğüste baskı ve aşırı yorgunluk hissi eşlik eder. Tedavi edilmeyen kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizi ve kalp yetmezliğine yol açabilir. Tedavide stent uygulaması veya bypass ameliyatı tercih edilen yöntemler arasındadır.

Karotis Arter (Şah Damarı) Tıkanıklığı

Boynun her iki yanında bulunan ve beyne kan taşıyan karotis arterlerin tıkanması, beyin damarlarının kansız kalmasına neden olur. Bu durum felç (inme) tablosuna yol açabilir. Felç öncesinde gözlerde kararma, yüzde uyuşma, güç kaybı ve konuşma bozukluğu gibi uyarıcı belirtiler görülebilir. Tıkanıklık, anjiyo eşliğinde stentleme işlemi ile giderilmelidir.

Bacak Damar Tıkanıklığı

Periferik damar hastalıkları içinde en sık rastlanan türdür. Eforla artan ve dinlenince geçen ağrı, ayaklarda üşüme ve hissizlik temel belirtilerdir. Tedavi sürecinde öncelikle ilaç seçenekleri değerlendirilir; ancak sonuç alınamazsa balon ve stent yardımıyla kan akışı yeniden sağlanır.

Kol, Böbrek ve Bağırsak Damar Tıkanıklıkları

Farklı bölgelerde gelişen tıkanıklıkların özellikleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Damar BölgesiTemel BelirtilerTedavi Yöntemi
Kol DamarıKolda ağrı ve çabuk yorulmaAnjiyo ve Stent
Böbrek DamarıÜre ve kreatinin yükselmesiStent Uygulaması
Bağırsak DamarıYemek sonrası karın ağrısıİlaç veya Katater ile müdahale

Böbrek damar tıkanıklığı (renal arter stenozu), böbrek fonksiyonlarını doğrudan tehdit eden bir durumdur. Bağırsak damar tıkanıklıklarında ise kalpten pıhtı atması veya kireçlenme ana nedenler arasındadır. Her iki durumda da girişimsel yöntemler altın standart tedavi olarak kabul edilir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat lise öğreniminin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarı ile tamamlayarak tıp doktoru unvanını almıştır. Uzmanlığını Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.