Doktorsitesi.com

Daha Önce Açık Nefrolitotomi Yapılan Hastalarda Perkütan Nefrolitotomi Yapılması Güvenli midir?

Doç. Dr. Mehmet Taşkıran
Doç. Dr. Mehmet Taşkıran
9 Ocak 2019185 görüntülenme
Randevu Al
  • Daha önce açık nefrolitotomi operasyonu geçirmiş hastalarda perkütan nefrolitotomi (PNL) uygulaması, klinik olarak etkin ve güvenli bir yöntemdir.
  • Geçmiş cerrahi öyküsü olan hastalarda taştan arınma oranları ve komplikasyon riskleri, cerrahi öyküsü olmayan hastalarla benzerlik göstermektedir.
  • Önceki operasyonlara bağlı anatomik değişiklikler nedeniyle, bu hastalarda böbreğe giriş sayısının artabileceği ve teknik modifikasyonların gerekebileceği unutulmamalıdır.
Daha Önce Açık Nefrolitotomi Yapılan Hastalarda Perkütan Nefrolitotomi Yapılması Güvenli midir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Perkütan Nefrolitotomi (PNL) ve Geçmiş Cerrahi Öyküsü

Bu bilimsel çalışmanın temel amacı, daha önce açık nefrolitotomi operasyonu geçirmiş olan hastalarda perkütan nefrolitotomi (PNL) uygulamasının güvenilirliğini ve klinik etkinliğini kanıta dayalı verilerle ortaya koymaktır. Geçirilmiş açık cerrahinin, sonraki müdahaleler üzerindeki etkileri uzman bir bakış açısıyla analiz edilmiştir.

Metot ve Değerlendirme Kriterleri

2004 ile 2012 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 533 PNL olgusu titizlikle incelenmiştir. Çalışma kapsamında hastalar iki ana gruba ayrılmıştır:

  • Grup 1 (456 Hasta): Daha önce açık nefrolitotomi öyküsü bulunmayanlar.
  • Grup 2 (77 Hasta): Daha önce açık nefrolitotomi operasyonu geçirmiş olanlar.

Her iki grup; yaş, vücut kitle indeksi (BMI), taş hacmi, operasyon öncesi hidronefroz varlığı ve taşın lokalizasyonu gibi parametreler açısından karşılaştırılmıştır. Ayrıca operasyon ve floroskopi süreleri, böbreğe giriş sayısı, komplikasyon oranları, kanama miktarı, taştan arınma oranı, hastanede kalış süresi ve nefrostomi kateterinin alınma zamanı gibi kritik veriler; ki-kare, Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık sınırı p<0.05 olarak kabul edilmiştir.

Bulgular ve İstatistiksel Karşılaştırmalar

Yapılan analizler sonucunda, her iki grup arasında birçok klinik parametre açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Bu parametreler şunlardır:

Karşılaştırılan Parametrelerİstatistiksel Durum (p>0.05)
Cinsiyet ve Yaş DağılımıAnlamlı Fark Yok
Vücut Kitle İndeksi (BMI)Anlamlı Fark Yok
Taş Hacmi ve LokalizasyonuAnlamlı Fark Yok
Taştan Arınma OranıAnlamlı Fark Yok
Kanama Miktarı ve Transfüzyon İhtiyacıAnlamlı Fark Yok
Operasyon ve Floroskopi SüreleriAnlamlı Fark Yok
Komplikasyon Gelişimi ve Yatış SüresiAnlamlı Fark Yok

Gruplar Arasındaki Belirgin Farklılıklar

Çalışmada bazı veriler ise istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar göstermiştir. Grup 2'deki hastalarda (daha önce açık cerrahi geçirenler) girilen port sayısı daha yüksek bulunmuştur (p=0.01). Ayrıca bu grupta operasyon öncesi ESWL öyküsü %35.1 ile daha yüksek oranda saptanmıştır (p=0.03). Buna karşın, operasyon öncesi hidronefroz varlığı %63.5 oranıyla Grup 1'deki hastalarda daha yüksek bulunmuştur (p=0.022).

Sonuç: Klinik Yaklaşım ve Öneriler

Elde edilen veriler ışığında, daha önce açık nefrolitotomi operasyonu geçirmiş böbrek taşlı hastalarda PNL yöntemi etkin ve güvenli bir şekilde uygulanabilmektedir. Ancak cerrahlar, bu hasta grubunda pelvikalisyel sistem ve retroperitoneal anatominin değişmiş olabileceğini göz önünde bulundurmalıdır.

Özellikle böbreğe giriş sayısının (port sayısı) artabileceği ve operasyon esnasında ek girişimlerin gerekebileceği ihtimali, cerrahi planlama aşamasında mutlaka dikkate alınmalıdır. Sonuç olarak, geçmiş cerrahi öyküsü PNL için bir engel teşkil etmemekle birlikte, teknik modifikasyonlara hazırlıklı olunmalıdır.

Etiketler

PnlPerkütan nefrolitotomiBöbrek taşıaçık böbrek taş ameliyatı

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Mehmet Taşkıran

Doç. Dr. Mehmet Taşkıran

Op. Dr. Mehmet TAŞKIRAN, lise öğrenimini 1999 yılında Gaziantep Nizip Anadolu Lisesi'nde bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2005 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 2012 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.