Dünya çapında yayılma gösteren yeni tip korona virüs (covid-19), ülkemizi de ciddi anlamda etkilemiş olup halk sağlığını tehdit eden bir durum olarak ortaya çıkmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından covid-19 pandemi ilan edilmiştir ve henüz kesin bir tedavi protokolü bulunmamaktadır. Fakat yapılan araştırmalarda dikkat çeken en önemli nokta, bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerin daha kolay atlattığı yönündedir. Bu sebeple salgın sürecinde sağlıklı ve dengeli beslenme ile bağışıklık sistemini güçlü tutmak oldukça önemlidir. Dikkat çekilen diğer bir nokta ise; herhangi bir gıdanın covid-19’a karşı koruma sağladığı yönünden kanıta dayalı bilimsel bir bilgi bulunmamaktadır.

Sağlıklı beslenme; viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için her zaman öneriler arasında birinci sırada yer almaktadır. Ayrıca obezitenin önlenmesi, kalp damar sağlığı, diyabet ve kanser türlerine karşı korunmada sağlıklı beslenme önerilmektedir.

2015 yılında yayınlanan “Sağlıklı Yeme Tabağı”, “Türkiye Beslenme Rehberi”nde yer almakta olup rol model oluşturmaktadır. Sağlıklı Beslenme Tabağında;

Süt ve süt ürünleri

Et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagiller, yağlı tohumlular

Taze meyve ve sebze

Ekmek ve tahıllar yer almaktadır.

Covid-19’a bağlı bağışıklık sistemini güçlü tutmak adına detaylı öneriler;

Günde en az 2 porsiyon sebze, 3 porsiyon meyve tüketilmelidir. Sebze ve meyveler vitamin, mineral ve posa içeriği için önemli kaynaklardır. Bunun yanı sıra antioksidan vitaminlerden de zengin olması bağışıklık sisteminin desteklenmesi açısından önemlidir.

Turunçgiller ve Kırmızı Meyveler: Turunçgillerde bulunan C vitamini bağışıklık sistemini geliştirmeye yardımcı olur ve enfeksiyonlarla savaşan beyaz kan hücrelerinin yapımını artırır. En yaygın turunçgiller; greyfurt, portakal, limon, mandalina ve limondur. Kırmızı meyvelerde bulunan beta-karotenlerin varlığı antioksidan yapıları sayesinde bağışıklık sisteminin desteklenmesinde ve radikallerin vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır.

Brokoli: Antioksidan özelliğe sahip A, C ve E vitamini kaynağıdır.

Semizotu: A, C, Folik Asit vitaminlerini içerir.

Sarımsak: Taze, çiğ sarımsak antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir.

Zencefil: Boğaz ağrısını ve diğer enflamatuar hastalıkları azaltmaya yardımcı olur. Balgamın çözünmesinde yardımcı olur.

Zerdeçal: Anti-enflamatuar ve hastalık önleyicidir. Zerdeçalda doğal olarak bulunan kurkumin kan glikozunun dengelemesine yardımcıdır.

Kabak Çekirdeği/ Ay çekirdeği: Fosfor, magnezyum, B-6 ve E vitamini içerir.

Mürver: Flavonoid, fenolik bileşikler içerir.

Organik bitter çikolata; İçerdiği magnezyum, bakır, kalsiyum, patasyum mineralleri ve çeşitli flavonoidler sayesinde güçlü bir antioksidan yapıya sahiptir.

Covid-19 dönemde yeterli ve kaliteli protein alımına özen gösterilmelidir. Özelikle bağışıklık sisteminin fonksiyonları için biyolojik değeri yüksek protein alımı önemlidir. Bu nedenle günlük yumurta, süt, yoğurt ve peynir tüketimine dikkat edilmelidir. Yumurta, UHT süt ve peynir uygun koşullarda uzun süre saklanabilmektedir. Et, tavuk, balık uygun muhafaza edildiği takdirde günlük protein alımı için önemli kaynaklardır.

Kurubaklagiller protein, posa, vitamin ve mineral açısından zengin önemli bir besin grubudur. Haşlama suyunun atılmadan yemek yapılması vitamin kaybını en aza indirecektir.

Karantina, dış mekânda daha az zaman harcanması, daha az güneşe maruz kalma ve ciltte daha düşük 7-dehidrokolesterol seviyelerinin bir sonucu olarak D vitamini üretiminin azalmasıyla ilişkilendirilebilir. Kışın D vitamini eksikliğinin viral salgınlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Gerçekten de yeterli D vitamini durumunun, solunum yolu enfeksiyonlarını azalttığı ve pnömoniye yol açan bir sitokin artışı riskini azalttığı belirtilmektedir.

Çinko, bağışıklık fonksiyonunun korunmasında önemli olan eser bir elementtir. Çinkodan zengin besinler; kümes hayvanları, kırmızı et, fındık, kabak çekirdeği, susam, fasulye ve mercimektir.

Probiyotiklerin ana etkileri patojenlerle savaşmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek, bağırsak epitel hücre bariyerini korumak ve iyileştirmektir. Bağırsak sağlığı ve yararlı bakteri florası bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için önemli etkenlerden biridir.

Günlük su tüketimi arttırılmalıdır. En az 1.5-2 litre su tüketilmelidir.

Akdeniz diyetinin temelini oluşturan meyve, sebze ve tam tahıllı ürünlerden zengin, doymuş yağ içeriği düşük beslenme biçiminin en uygun beslenme modeli olduğu söylenebilir.

Düzenli yapılan egzersizin bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkisi düşünüldüğünde, karantina döneminde ev içinde yapılabilecek egzersizlerle fiziksel aktivite düzeyi artırılmaya çalışılmalıdır.

Alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.

Tuz tüketimini günde 5 gram ile sınırlandırılmalıdır (bir tepeleme çay kaşığı ya da bir silme tatlı kaşığı).

Şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır.

Çocuklara şekerli ürünler verilmemelidir.

İki yaş altı çocukların ek gıda seçeneklerine kesinlikle tuz ve şeker eklenmemelidir.

Trans yağ içeren işlenmiş, kızartılmış gıdalardan uzak durulmalıdır. Yemek pişirme sırasında kızartma yerine buğulama, haşlama seçeneklerini tercih edilmelidir.

Emzirme sırasında tıbbi/cerrahi maske takılması önerilmektedir. Bebeği emzirmek için bebeği tutmadan önce ve emzirme sonrasında kurallarına göre el yıkanması gerekir. Emzirirken öksürme ya da hapşırma sırasında tek kullanımlık mendil ile ağzın ve burnun kapatılması ve hemen sonra kullanılmış mendilin kapalı bir çöp kutusuna atılması, eğer mendil yok ise ağzın ve burnun kapatılması için giysi olan kolun iç yüzünün kullanılması gerekir.


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!