Doktorsitesi.com

ÇOCUKLUK ÇAĞI KORKULARI

Uzm. Psk. İclal Ergin
Uzm. Psk. İclal Ergin
27 Haziran 20251 görüntülenme
Randevu Al
Korku duygusu, hayatta kalmamızı sağlayan, temel bir duygudur. Okul öncesi dönemindeki çocuklar belirli durumlara, hayvanlara, gerçek üstü şeylere ilişkin korku geliştirebilirler. Özellikle 3-4 yaş döneminde hayal gücünün gelişmesiyle birlikte çocuklar canavar, hayalet gibi gerçek üstü şeylerden korkabilirler. Bu korkular genellikle gelişim dönemine özgüdür ve uygun yaklaşımlarla süreç içerisinde ortadan kalkarlar.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KORKULARI

Korku duygusu, hayatta kalmamızı sağlayan, temel bir duygudur. Okul öncesi
dönemindeki çocuklar belirli durumlara, hayvanlara, gerçek üstü şeylere ilişkin korku
geliştirebilirler. Özellikle 3-4 yaş döneminde hayal gücünün gelişmesiyle birlikte çocuklar
canavar, hayalet gibi gerçek üstü şeylerden korkabilirler. Bu korkular genellikle gelişim
dönemine özgüdür ve uygun yaklaşımlarla süreç içerisinde ortadan kalkarlar. Ayrıca
hırsızdan, karanlıktan, odalarında yalnız uyumaktan, izledikleri karakterlerden vb.
korkabilirler. Bu korkular bilinmezliğin yarattığı kaygıdan kaynaklanabilir. Bu noktada
çocuğun duygusunu yansıtma yoluyla yatıştırıcı ve güven veren bir tutum izlemek önemlidir.
Ayrıca kısa ve net ifadelerle güvenlik duygusu desteklenmelidir:"Biliyorum, çok korktun, biz
annen ve baban olarak burada, yanındayız, evimizde güvendeyiz..."
Çocukların dış dünyayla kuracakları ilişki ebeveynle kurulan güven ilişkisinden temel alır.
Çocuğun ebeveyne duyacağı güven/güvensizlik, dış dünyanın ne ölçüde güvenli, ne ölçüde
tehditkar olarak algılandığını belirler."Korkacak bir şey yok" gibi söylemlerle çocuğun
duygusunun görmezden gelinerek değersizleştirilmesi; çocuğun kendisini anlaşılmamış
hissetmesine neden olarak duruma ilişkin güvensizliğini ve duyduğu korkuyu tetikleyebilir.
Aynı zamanda ebeveyn çocuk ilişkisi arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine neden
olabilir.
0-6 yaş dönemindeki gerçek üstü korkular sembolik anlamlar içerebilir. Örneğin çocuk
günlük yaşamına dair endişe verici kişi ya duruma ilişkin duygusunu canavarlara yansıtıyor
olabilir. Bu bağlamda çocuğun korku atfettiği nesneyle kurduğu ilişkiyi yakından incelemek
önemlidir. Sembolik mesajları olan olumsuz duyguların sağaltımının etkili yollarından biri,
çocuğun sembolik oyun içerisinde canlandırma yapması için fırsat yaratarak,
gücü kendisinde hissetmesi için alan oluşturmaktır. Çocuklar oyunlarında, korktuğu karakterin
rolüne bürünerek, kendilerini çaresiz hissettiren durumla baş etmeye çalışırlar. Büyük
çoğunlukla ebeveynlerini bu oyunlara dahil ederek, gerçek yaşamda alt edemedikleri
";canavarlara" ilişkin duygularını ebeveynlerine yaşatmak isterler. Ne tümüyle gerçek ne de
tümüyle gerçek dışı olan bu ara oyun alanı, çocukların kendi kendilerini sağaltımlarının
anahtarı niteliğindedir. Çocuğun korkutma girişimlerine karşı verilen korkuya ilişkin gerçekçi
tepkiler, çocuğun kendisini tehdit altında hissettiği pasif konumdan aktif konuma geçmesini

destekleyerek kahkahalar eşliğinde rahatlamasına yardımcı olur.
Çocuklar kendilerini en iyi oyun ve resim aracılığıyla ifade ederler. Çocuğu duygusuyla
ilgili resim çizmesi yönünde teşvik ederek, sohbet yoluyla duygularını ifade edebileceği
alanlar oluşturulabilir. Ayrıca, olumsuz duygu ve durumlara ilişkin önemli baş etme
araçlarından biri olan mizahtan yararlanılabilir. Örneğin çocuğun çizdiği korkulan nesneyi,
bıyık, diş teli, gözlük vb. eklemelerle gülünç bir hale getirerek kendisini rahatlatmış
hissetmesi için desteklenebilir.
0-6 yaş döneminde çocuklar birbirini takip eden durumlar arasında kolaylıkla basit
ilişkiler kurarlar. Örneğin, odasında tek başına yatan çocuğun karanlıktan korktuğu için
ebeveyniyle birlikte yatması bir kazanım olabilir ve çocuğun korkusunu sağaltmak yerine
pekiştirebilir. Bu durumda çocuk, korkuyu bilinç dışı düzeyde duygusal ihtiyacını doyuran bir
araç olarak kullanabilir. Önemli olan çocuğun sağlıklı gelişimine ilişkin özerkleşme sürecini
ketlemeden, arka plandaki ihtiyacı anlamaya çalışmak ve uygun baş etme yolları sunmaktır.

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.