Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARIN YAŞADIĞI DÜNYA, YETİŞKİNLERİN KURDUĞU DÜNYA

Uzman Aile Danışmanı Sinem Akman
9 Ekim 20268 görüntülenme
Randevu Al
  • Yetişkinler, çocukların varlığını fark ederek onlarla doğrudan iletişim kurmalı ve fiziksel alanları çocukların bağımsızlık kazanabileceği şekilde düzenlemelidir.
  • Çocukların karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve bedensel sınırlarına saygı gösterilmesi, onların özgüvenli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlar.
  • Çocukların duygularını davranışlarıyla ifade ettikleri unutulmamalı ve onlara yetişkinliğe ulaştıklarında değil, çocuk oldukları andan itibaren saygı duyulmalıdır.
ÇOCUKLARIN YAŞADIĞI DÜNYA, YETİŞKİNLERİN KURDUĞU DÜNYA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukların Dünyasına Uyum Sağlamak: Bir Yetişkin Sorumluluğu

Genellikle çocuklardan yetişkinlerin kurduğu dünyaya hızla uyum sağlamalarını bekleriz. Ancak asıl sormamız gereken soru şudur: Biz yetişkinler, çocukların dünyasına ne kadar uyum sağlıyoruz? Sosyal ortamlarda yetişkinlerle kurduğumuz iletişimi, yanlarındaki çocuklarla da kurmak, onların varlığını fark ettiğimizi göstermenin en temel yoludur. Sadece bir "Merhaba, nasılsın?" demek bile, bir çocuğun kurulan ilişkinin parçası olduğunu hissetmesini sağlar.

Fiziksel Alanlar ve Çocuğun İhtiyaçları

Evlerimizi, okullarımızı ve sokaklarımızı genellikle kendi konforumuz ve ihtiyaçlarımıza göre tasarlıyoruz. Lavabolar, dolaplar ve masalar yetişkin standartlarına göre düzenlenmiş durumda. Çocuklardan ise bu fiziksel dünyaya sığmalarını bekliyoruz. Oysa bir çocuğun kendi başına erişebildiği alanlar ona şu mesajları verir:

  • Bağımsızlık: Kendi işini kendi yapabilme yetisi kazanır.
  • Değer Görme: "Senin ihtiyaçların da bu evde/okulda düşünüldü" mesajını alır.
  • Özgüven: Fiziksel engellerin kalkmasıyla bireysel yetkinliği artar.

Karar Alma Süreçlerinde Çocuğun Fikri

Çocuklar adına karar vermeye o kadar alışıyoruz ki, bazen ne düşündüklerini merak etmeyi ihmal ediyoruz. Elbette her kararın sorumluluğu onlara bırakılamaz; ancak her konuda onların yerine konuşmak da doğru değildir. Bir çocuğun fikrini gerçekten dinlemek, ona ne kadar değer verdiğimizi göstermenin en sade ve etkili yoludur.

Bedensel Sınırlar ve Sevgi Biçimi

Sevgimizi gösterme biçimimiz olan sarılmak ve öpmek, çocuk tarafından reddedildiğinde bunu kişisel bir mesele haline getirmemeliyiz. Bir yetişkinin fiziksel sınırlarına gösterdiğimiz özeni, bir çocuğa da göstermek zorundayız. Çocuğun "Hayır" diyebilmesine alan açmak, ona sevginin sınırlarla birlikte nasıl yaşanması gerektiğini öğretir. Bu durum sevgiyi azaltmaz, aksine sağlıklı bir ilişki temeli oluşturur.

Duygusal Rehberlik ve Anlaşılma İhtiyacı

Çocukların duygularını anlamlandırma sürecinde bazen aceleci davranabiliyoruz. Onları hemen susturmak veya korkularını küçümsemek yerine, yanlarında kalıp anlamaya çalışmak çok daha kıymetlidir. Çocuklar her zaman hislerini kelimelerle ifade edemezler; çoğu zaman davranışlarıyla kendilerini anlatırlar.

Yetişkin BeklentisiÇocuğun İhtiyacı
Ağladığında hemen susmasıDuygusunun kabul edilmesi
Korktuğunda hemen cesaretlenmesiKorkusuna saygı duyulması
Öfkelendiğinde davranışın düzelmesiAnlaşıldığını hissetmesi

Çocuk Olmak ve Saygı Kavramı

Biz yetişkinler hata yaptığımızda anlayış beklerken, çocuklar söz konusu olduğunda onların da benzer ihtiyaçları olabileceğini unutabiliyoruz. Çocuk olmak, saygıyı büyüyünce hak edecek olmak değildir. Çocuğa saygı duymak; onun isteklerini, duygularını, bedenini ve bireyselliğini önemsemektir.

Sonuç olarak, çocuklar bizim kurduğumuz dünyada büyüyorlar. Onların bu dünyada ne kadar yer bulabildiği, bizim onlara sunduğumuz ilişki deneyimiyle doğrudan ilgilidir. Onlardan dünyayı anlamalarını beklemek yerine, belki de önce dünyayı onların gözünden görmeyi denemeliyiz.

Etiketler

Ebeveyn davranışlarıEbeveyn yaklaşımı

Yazar Hakkında

Uzman Aile Danışmanı Sinem Akman

Uzman Aile Danışmanı Sinem Akman

Uzman Aile Danışmanı Sinem Akman Kimdir?

Uzman Aile Danışmanı ve Oyun Terapisti Sinem Akman, lisans eğitimini Anadolu Üniversitesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Çalışmalarını çocuk, ergen, yetişkin ve çiftlerle sürdüren Sinem Akman; özellikle çocuk ve ergenlerin duygusal gelişimi, davranış sorunları, dikkat ve odaklanma becerileri, ebeveyn-çocuk ilişkileri ve çift ilişkileri üzerine çalışmaktadır.

Özel anaokullarında da gelişimsel takip ve rehberlik çalışmaları yürütmekte, ebeveynlere yönelik danışmanlık ve eğitimler vermekte; çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik psiko-eğitim seminerleri düzenlemektedir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı KAF Aile Danışma Merkezi’nde aktif olarak; çift ve evlilik danışmanlığı, çocuk ve ergen danışmanlığı, oyun terapisi ve ebeveyn danışmanlığı hizmetleri sunmaktadır.

Mesleki gelişimini eğitimlerle sürdürmeye devam eden Sinem Akman’ın aldığı başlıca eğitimler arasında;

Aile Danışmanlığı
Duygu Odaklı Çift / Bireysel Terapi
⁠Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Çocuk Merkezli ve BDT Temelli Oyun Terapisi
Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi
Filial Terapi
Masal Terapi, ⁠Çocuk Resim Analizi, Objektif ve Projektif Testler Uygulayıcı Eğitimi
* MOXO Dikkat ve Hiperaktivite Testi Uygulayıcı Eğitimi bulunmaktadır.

Çalışmalarında danışanın yaşına, gelişimsel özelliklerine ve başvuru nedenine uygun değerlendirme ve danışmanlık süreçlerini temel almakta; çocuklarla çalışırken oyun temelli yaklaşımlardan, ergen ve yetişkinlerle çalışırken ise bilişsel, duygusal ve ilişkisel süreçleri ele alan yaklaşımlardan yararlanmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.