Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARI ZATÜRREDEN KORUYUNUZ

Prof. Dr. Nuran Gürses
Prof. Dr. Nuran Gürses
12 Haziran 2017242 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARI ZATÜRREDEN KORUYUNUZ
ÇOCUKLARI ZATÜRREDEN KORUYUNUZ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Zatürre (Pnömoni) ve Toplum Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Zatürre (pnömoni), akciğerlerin enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan ve her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Erken tanı konulan vakalarda tedavi süreci genellikle başarıyla sonuçlansa da, bazı durumlarda hastalık kalıcı hasarlar (sekeller) bırakabilmekte ve hatta ölümcül seyredebilmektedir.

Özellikle risk grupları dikkate alındığında, zatürreye bağlı can kayıpları küresel bir kriz niteliğindedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 50.000 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Hastalığın seyri şu gruplarda çok daha ağır ilerlemektedir:

  • Bebekler
  • Küçük çocuklar
  • Yaşlılar

Çocuklarda Zatürre Riski ve Ölüm Oranları

Dünya genelinde her yıl 5 yaşından küçük 1 milyon çocuk zatürre nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Günümüzde bu hastalıktan kaynaklanan ölüm oranlarının; AIDS, sıtma ve tüberküloz gibi diğer bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarından daha yüksek olduğu vurgulanmaktadır.

Türkiye'de de zatürreden ölüm oranları oldukça dikkat çekicidir. Sağlık Bakanlığı verileri, bu tehlikenin boyutlarını şu şekilde ortaya koymaktadır:

Yaş GrubuZatürre Kaynaklı Ölüm Oranı
1 yaşından küçük bebekler%48.4
1 – 4 yaş arası çocuklar%42.1

Zatürreden Korunma Yolları ve Bağışıklama

Bebek ve çocuklar için hayati risk taşıyan bu hastalıktan korunmak mümkündür. Zatürreden korunma noktasında en etkili yöntemlerin başında aşılama ve diğer koruyucu tedbirler gelmektedir. Aşılar, bağışıklık sistemini enfeksiyonlara karşı hazırlayarak çocukların bakteri veya virüslerle karşılaşması durumunda hastalığı hafif atlatmasını ya da hiç hastalanmamasını sağlar.

Korunmada Kullanılan Temel Aşılar

Aşı uygulanan bireylerde zatürre riski belirgin şekilde düşmektedir. Bu kapsamda kullanılan aşılar iki ana grupta toplanır:

  1. Bakteriyel Aşılar: Hemofilus influenza tip b, Boğmaca ve Pnömokok aşısı.
  2. Viral Aşılar: Kızamık, Su çiçeği ve Grip aşıları.

Bu aşıların yan etkisi bulunmamaktadır ve günlük aktiviteleri sınırlamazlar. Bazı görüşlerin aksine, pnömoninin önlenmesinde grip aşısının yeri tartışılmazdır. Özellikle kalp, kanser ve akciğer hastalığı olan çocukların aşılanması kritik bir öneme sahiptir.

Yaşam Tarzı ve Hijyen Önlemleri

Enfeksiyondan korunmak için sadece tıbbi müdahaleler değil, günlük yaşamdaki alışkanlıklar da belirleyicidir. Anne sütü ile beslenme, içeriğindeki koruyucu maddeler sayesinde bebekleri zatürreye karşı savunur. Bunun yanı sıra şu önlemler titizlikle uygulanmalıdır:

  • El hijyeni: Eller sık sık ve doğru şekilde yıkanmalıdır.
  • İzolasyon: Hasta bireylerle temas sınırlandırılmalıdır.
  • Etiket kuralları: Hapşırırken veya aksırırken mutlaka kağıt mendil kullanılmalıdır.
  • Çevresel faktörler: Sigara içilen ortamlardan kesinlikle uzak durulmalıdır.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 5 yaş altı çocuk ölümlerinin birinci nedeni olan zatürreye karşı, aşıların ve hijyenin en güçlü savunma mekanizması olduğu unutulmamalıdır.

Etiketler

Pnomokok aşıZatürreGripÇocuklar da zatürreZatüreden korunmaÇOCUKLARI ZATÜRREDEN KORUYUNUZ

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nuran Gürses

Prof. Dr. Nuran Gürses

Prof. Dr. Nuran GÜRSES, tıp eğitimini 1969 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1973 yılında ise Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisasını yapmış ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuş olan Dr. GÜRSES, 1981 yılında Edinburg Western General Hospital U.K - Yeni Doğan ve Çocuk Bölümü'nde çalışmalar yapmıştır. 1991 yılında da Haccettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları yan dal ihtisasını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.