ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME DAVRANIŞI

Tırnak yeme davranışı çoğu zaman çocuğun iç dünyasındaki güvensizlik ve
karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarından temel alır. Çocuğun kaygısının dışavurumu olarak,
kendi bedenini kullanma yoluyla kendi kendini rahatlatma girişimi olarak değerlendirilebilir.
Özellikle, aile ortamındaki çelişkili tutumlar, çatışmalı ve güvensiz bir ortam, çocuğun
potansiyeli üzerindeki beklentiler, anne babanın kaygılı duygudurumu gibi faktörler; çocuğun
temel güvenlik duygusunun gelişmesini engelleyerek tırnak yeme davranışına zemin
hazırlayabilir.
Davranışın sağaltımında uzun vadedeki en etkili çözüm yolu; arkasındaki nedenlerin
keşfedilerek ortadan kaldırılmasına ilişkin çalışılmasıdır. Aksi halde problemin kaynağı devam
ettikçe, tırnak yeme davranışının bir başka olumsuz dışavurumla yer değiştirerek sürmesi
beklenilir. Beden üzerinden gerçekleşen dışavurum, duygu ve düşüncelerin ifadesindeki
yetersizlikle ilişkilidir. Kaygılı duygudurumunu sözel olarak ifade edemeyen çocuk, yaşadığı
içsel zorluğu bedeni üzerinden anlatır. Bu bağlamda çocuğun duygu ve düşüncelerinin sağlıklı
bir şekilde dışavurabileceği sembolik oyun ve resimle ifade gibi tekniklerle desteklenmelidir.
İstenmeyen davranışın söndürülmesine yönelik "tırnağını yeme"gibi olumsuz geri
bildirimler davranışın pekişmesine neden olabilir. Bu bağlamda duygusunu öz düzenlemede
(regülasyon) zorlanan çocuğa";elimi tutabilirsin, ben burada, yanındayım"gibi söylemlerle
yanında olunduğunun hissettirilmesi önemlidir. Bireyin kendi kendisini sakinleştirmesinin
yolu; en öncelikli olarak, birinin bunu çocuk adına yapmasıdır. Çocuk böylelikle güvenilir
ebeveyni içselleştirir ve sonrasında kendisinin bir parçası olan ötekinden destek alarak duygu
düzenlemesini kendi başına yapabilme becerisi kazanır.
Davranışın sağaltımına ilişkin sıklıkla başvurulan acı oje kullanımı gibi yöntemler,
çocuğun haz aldığı bölgenin dışarıdan bir müdahaleyle ve keskin bir geçişle nefret edilen bir
bölge haline dönüştürülmesine neden olur. Bu durum çocuğun içsel stres kaynakları ve
duyguları arasında sağlıklı bağlantılar kurma, böylelikle duygularını yaşayarak anlamlandırma
süreçlerini ketleyebilir.

