Doktorsitesi.com

Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirliği

Klinik Psikolog Serpil Köksal
Klinik Psikolog Serpil Köksal
4 Kasım 2025162 görüntülenme
Randevu Al
Bu araştırmanın amacı, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği (AKE) Türkçe formunun psikometrik özelliklerinin sınanmasıdır. Araştırmanın örneklemi 18-76 yaşları arasında 386 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada, AKE dışında, sosyodemografi k bilgi formu ve ölçüt geçerliliğini sınamak amacıyla Aile Yapısını Değerlendirme Aracı (AYDA) kullanılmıştır. AKE’nin yapı geçerliliğini incelemek üzere faktör analizi yapılmış ve ölçek maddeleri, “Uyuma Yönelik Değerlendirme ve Telafi Edici Yaşantılar”, “Sosyal Destek” ve “Stres Kaynaklarının Azlığı” olarak isimlendirilen üç faktör altında toplanmıştır. Ölçüt geçerliğini saptamak üzere AKE’den elde edilen toplam puanlarla, AYDA puanları arasındaki ilişkiye bakılmış ve iki ölçekten elde edilen puanlar arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliğini test etmek üzere yürütülen analizler sonucunda ise Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı .85, iki yarım güvenirliği .70, test tekrar-test güvenirliği .42 bulunmuş; maddelerin toplam puanla ilişkisinin .17 ile .66 arasında değiştiği saptanmıştır. Bu araştırma, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği’nin güçlü psikometrik özellikler taşıdığını ve ülkemizdeki ailelerle yapılacak olan çalışmalarda, aile içi koruyucu etkenleri ölçmek açısından uygun bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Aile, Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım, koruyucu etkenler, dayanıklılık, geçerlik, güvenirlik
Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirliği
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ailede Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım ve Psikolojik Dayanıklılık

Ruh sağlığı çalışmaları, tarihsel süreçte bireylerin psikolojik dayanıklılığı veya güçlü yanlarından ziyade; ağırlıklı olarak sorunlar, yetersizlikler ve patolojiler üzerine odaklanmıştır. Geleneksel ölçme araçları da bu sorun odaklı yaklaşımı yansıtmaktadır. Ancak günümüzde, bireylerin ve ailelerin eksiklikleri yerine kaynaklarına ve yeterliliklerine odaklanan yeni bir paradigma yükselmektedir.

Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım (The Strengths Perspective); ailelerin ve toplumların sahip olduğu bilgi, beceri ve kapasiteyi belirleyerek harekete geçirmeyi hedefler. Bu bakış açısı, ailelerin kriz durumlarından sonra eski işlevsellik düzeyine dönebilme becerisi olarak tanımlanan aile dayanıklılığını (family resiliency) destekler. Aile içi koruyucu etkenler, risklerin etkisini azaltarak bireylerin sağlıklı gelişimini sürdürmesine olanak tanır.

Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği (AKE) Nedir?

Özgün adı "The Inventory of Family Protective Factors" (IFPF) olan ölçek, Gardner ve arkadaşları (2008) tarafından ailedeki koruyucu faktörleri ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu çalışma, ölçeğin Türk kültürüne uyarlanması ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği (AKE), 16 maddeden oluşan ve 5’li Likert tipinde yanıtlanan bir öz-bildirim aracıdır.

Araştırmanın Örneklem Grubu ve Metodolojisi

Araştırma, İstanbul ilinde yaşayan, yaşları 18 ile 76 arasında değişen (Ort. = 30.51) toplam 386 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların demografik dağılımı şu şekildedir:

ÖzellikKategoriYüzde (%)
CinsiyetKadın64.5
Erkek35.5
Eğitim DurumuÜniversite ve Üzeri54.4
Medeni DurumBekar52.5
Evli44.9
Gelir DüzeyiOrta72.8

Veri toplama sürecinde Sosyo-Demografik Bilgi Formu, AKE ve ölçüt geçerliği için Aile Yapısını Değerlendirme Aracı (AYDA) kullanılmıştır.

AKE Ölçeğinin Psikometrik Özellikleri ve Bulgular

Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek amacıyla yapılan faktör analizi sonucunda, toplam varyansın %58.48’ini açıklayan 3 faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Bu faktörler şunlardır:

  1. Uyuma Yönelik Değerlendirme ve Telafi Edici Yaşantılar: Ailenin öz-güvenli, iyimser ve kriz durumlarında çözüm üretebilme becerisini ölçer.
  2. Sosyal Destek: Ailenin güvenebileceği ve kendilerini önemseyen kişilerin varlığını değerlendirir.
  3. Stres Kaynaklarının Azlığı: Maddi durum, sağlık ve sosyal ilişkiler gibi alanlarda stres yaratan unsurların düzeyini belirler.

Geçerlik ve Güvenirlik Analiz Sonuçları

Ölçeğin güvenirlik analizleri, aracın Türk örnekleminde yüksek tutarlılık sergilediğini kanıtlamıştır. Elde edilen temel istatistiksel veriler aşağıda maddelenmiştir:

  • İç Tutarlık: Cronbach Alfa katsayısı tüm ölçek için .85 olarak bulunmuştur.
  • İki Yarım Güvenirliği: Guttman katsayısı .70 olarak hesaplanmıştır.
  • Ölçüt Geçerliği: AKE ile AYDA puanları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki (r = .53, p < .01) saptanmıştır.
  • Test Tekrar-Test: 6 ay arayla yapılan uygulamada güvenirlik katsayısı .42 olarak belirlenmiştir.
  • Madde Toplam Korelasyonu: Maddelerin toplam puanla ilişkisi .17 ile .66 arasında değişmektedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Bu çalışma, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği'nin (AKE) Türk kültüründe ailelerin sahip olduğu koruyucu faktörleri değerlendirmek için psikometrik açıdan güçlü, geçerli ve güvenilir bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeğin geniş bir yaş aralığında (18-76) uygulanabilir olması araştırmacılar için önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Aile odaklı ruh sağlığı hizmetlerinde, risklerin yanı sıra koruyucu etkenlerin de saptanması, dayanıklılığın artırılmasına ve olası psikolojik sorunların önlenmesine kritik katkılar sunacaktır. Gelecek çalışmalarda ölçeğin 18 yaş altı çocuk ve ergen gruplarındaki geçerliğinin incelenmesi önerilmektedir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Serpil Köksal

Klinik Psikolog Serpil Köksal

Klinik Psikolog Serpil Köksal, Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Yaklaşık 16 yıllık mesleki deneyime sahip olan Köksal, kariyeri boyunca farklı kurumlarda bireysel terapi, aile danışmanlığı ve psikolojik değerlendirme alanlarında aktif olarak çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.