Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirliği

Abstract The aim of the current study is to investigate the psychometric properties of the Turkish version of Inventory of Family Protective Factors (IFPF). The sample is composed of 386 participants between the ages of 18 to 76. In addition to IFPF, a socio-demographic information form was also used to collect data; and ‘Family Structure Assessment Device’ (FSAD) was used to investigate the criterion validity. The factor analysis conducted to determine the construct validity of IFPF was resulted in 3 factors, namely “Adaptive Appraisal and Compensating Experiences”, “Social Support”, and “Fewer Stressors”. A signifi cant positive relationship was found between IFPF and FSAD scores. According to the reliability analysis, Cronbach alpha internal consistency was found to be .85, split-half reliability was found to be .70, test-retest reliability was found to be .42; the correlations between individual items and the total score were between .17 and .66. The current study provides evidence that the Inventory of Family Protective Factors is a psychometrically sound tool to evaluate the protective factors within the families in Turkish culture. Key words: Family, Strengths Approach, protective factors, resiliency, reliability, validity Yazışma Adresi: Yrd. Doç. Dr. Ilgın Gökler Danışman, Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Marmara Eğitim Köyü Maltepe 34857 İstanbul, Türkiye E-posta: gokler@maltepe.edu.tr 40 Türk Psikoloji Yazıları Ruh sağlığı çalışmaları, tarih boyunca, bireylerin psikolojik dayanıklığı ya da güçlü yanları yerine, ağırlıklı olarak sorunlar, yetersizlikler, patoloji ve bozukluklar üzerine odaklanmıştır (Saleeby, 2006). Ruh sağlığı alanındaki uygulamacılar da, daha çok bireylerdeki sorunları saptamaya ve düzeltmeye yönelmişlerdir (Benard, 2006). Dolayısıyla, ruh sağlığı alanında yapılan ölçme ve değerlendirmelerde kullanılmak üzere varolan ölçme araçları da, bu yönelimi yansıtır nitelik taşımıştır (De Jong, Kelly, Berg ve Gonzales, 2002). Ancak, son dönemlerde farklı bir düşünme ve uygulama biçimini beraberinde getiren yeni bir paradigmaya doğru bir yöneliş söz konusudur. Bu yeni paradigma, insanla çalışırken sorunlar, bozukluklar ya da eksiklikler yerine, kaynaklar ve yeterlilikler üzerine odaklanmaktadır (Benard, 2006). Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım (The Strengths Perspective); bireylerin, ailelerin, grupların ve toplumların kaynaklarını, bilgilerini, yeterliliklerini, becerilerini belirleme, harekete geçirme ve bunlara saygı duyma bakış açısı üzerine kurulmuştur (Saleeby, 2006). Bu bakış açısı, bireylerin kendi deneyimlerini ve yaşantılarını dönüştürebilme potansiyellerine de vurgu yapmakta (Saleeby, 2006), patolojik etiketlemelerden ve tanımlamalardan kaçınmaktadır (Gleason, 2007). Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım, ailelere yönelik çalışmalar açısından da önem kazanmıştır. Ruh sağlığı alanında aile-odaklı uygulamalar yürütebilmek için, bir bütün olarak ailenin ve içindeki her bir üyenin sahip olduğu güçlü yanlara ve kapasiteye inanmak ve saygı duymak öncelik taşımaktadır. Ailelerin olumlu nitelikleri, becerileri, kaynaklarına ilişkin bir farkındalıkla hizmetleri planlamak ve uygulamak gerekmektedir (Allen ve Petr, 1996). Son dönemlerde, “aileler, çoklu stres kaynakları karşısında bireyleri için olumsuz gelişimsel sonuçları / çıktıları nasıl önleyebilmektedirler?”, “ruh sağlığı çalışanları ailelere bireylerini desteklemek adına en iyi nasıl yardımcı olabilir?” gibi sorular gündeme gelmektedir. Dayanıklılık (resiliency) alanında yapılan araştırmalar, aile içi koruyucu etkenleri, gelişimsel destek kaynaklarını ve olanakları belirleyerek bu sorulara anlamlı yanıtlar üretmeye başlamıştır (Benard, 2006). Dayanıklılık, insanların çevrenin olumlu özelliklerinden yararlanabilme, stresle başaçıkmada olumlu tepkiler üretebilme ve başarıyla uyum sağlayabilme becerilerini içeren bir psikolojik yapı olarak tanımlanmaktadır (Gleason, 2007). Ailenin dayanıklığı (family resiliency) ise, ailelerin yaşamın getirdiği zorlukları karşılamada kendilerine yardımcı olacak güçlü yanlar geliştirip, bunları harekete geçirebilme becerisi olarak tanımlanabilir (McCoy, 1995). Bu beceri, ailenin bir kriz durumunun ardından yeniden eski işlevsellik düzeyine geri dönebilmesi açısından oldukça önemlidir (Gönen ve Purutçuoğlu, 2009; Matthews, 2000; McCoy, 1995). Aile yaşam döngüsü içinde karşılaşılan stres kaynakları, gelişimsel geçişler ve gerginlikler aile yaşamının doğal ve tahmin edilen yanları olarak görülür. Dayanıklı aileler, hem bir bütün olarak ailenin hem de tek tek üyelerinin gelişimini ve büyümesini sağlamak, geçiş ve değişim aşamalarına uyumu kolaylaştırmak üzere sahip oldukları kaynakları kullanarak sistemi korurlar (McCubbin ve McCubbin, 1988). Dayanıklığı oluşturan temel bileşenlerden biri koruyucu etkenlerdir (McCubbin ve McCubbin, 1993). Risk içeren davranışların etkisini azaltan, bireyleri zarar verici davranışlar içine girmekten uzak tutan ya da daha olumlu davranışlara yönelme olasılıklarını arttıran her türlü etken, koruyucu etken olarak tanımlanmaktadır (Spooner, Hall ve Lynskey 2001). Kültürlerarası çalışmalardan elde edilen sonuçlar, pek çok psikolojik, sosyal ve davranışsal etkenin, hem çocukluk ve ergenlik, hem de yetişkinlik döneminde koruyucu role sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Koruyucu etkenler, aile ve toplumda varolan ve çoklu stres kaynakları ya da riskler karşısında, bireyi zararlı olabilecek yaşam tarzları ve davranışlardan koruyan ve sağlıklı gelişimini destekleyen destek kaynaklarını ve olanakları içerir (Benard, 2006). Risk ve dayanıklılığa ilişkin kuramsal çerçevenin çizilmesi açısından önemli katkılar sağlayan Ekolojik Yaklaşım’a göre koruyucu etkenler, bireyin içinde yer aldığı çevrenin farklı katmanlarında yer alabilir (Anthony, Alter ve Jenson, 2009). Aile, bireyi çevreleyen birincil katmanda yer almakta ve aileye ait özellikler bireyi doğrudan etkilemektedir (Greenberg, Domitrovich ve Bumbarger, 2001; Sheridan, Warnes, Cowan, Schemm ve Clarke, 2004). Aile içi koruyucu etkenler, ailenin güçlü yanlarını sürekli olarak geliştirmesi yoluyla, aile bireylerinin bir değişim, zorluk ya da çatışma karşısında hazırlıklı olabilmeleri ile ilişkilidir. Koruyucu etkenler ailelere, esneklik ve uyum gücü getirir (Mathews, 2000). Bütün bu nedenlerle, aile içi koruyucu etkenlerin araştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu görüşe paralel olarak son dönemlerde, bireyleri ve aileleri değerlendirmeye yönelik ölçme araçlarının geliştirilmesi ve kullanımında, güçlü-yanlara odaklanma ve aile içindeki koruyucu etkenleri ortaya çıkarma çabası kendini göstermektedir (Arthur, Hawkins, Pollard, Catalano ve Baglioni Jr., 2002; De Jong, Kelly, Berg ve Gonzales, 2002; Tedeschi ve Kilmer, 2005). Bu alanda çeşitli psikometrik ölçme araçları geliştirilmiştir. Early (2001), aileleri, Güçlü Yanları Temel Alan Yaklaşım bağlamında değerlendiren ölçme araçlarının geniş bir gözden geçirmesini sunmaktadır. Son yıllarda geliştirilmiş önemli bir araç da, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği’dir (Gardner, Huber, Steiner, Vazguez ve Savage, 2008). Bu çalışmanın amacı, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği’nin Türkiye’de kullanımını sınamaktır. Araştırmanın bu genel amaca hizmet eden 3 hedefi bulunmak- Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği 41 tadır: (1) Ölçeğin faktör yapısını ortaya koymak, (2) Türkiye’deki ailelerde kullanmak üzere geçerliğini destekleyen veriler sunmak (3) Güvenirliğine ilişkin kanıt sağlamak. Yöntem Örneklem Araştırmaya 249’u kadın, 137’ü erkek olmak üzere 18-76 yaşları arasında (Ort. = 30.51) toplam 386 kişi katılmıştır. Örneklem, rastlantısal yöntemle oluşturulmuştur. Ulaşılan ve bilgilendirilmiş onam formundaki açıklamaları okuduktan sonra katılmayı kabul eden 18 yaş ve üzerindeki, okuma yazması olan ve öz-bildirim ölçeklerini doldurmasına engel bir durumu bulunmayan bireyler örneklem içine alınmıştır. Katılımcılar, İstanbul ilinde yaşayan üniversite öğrencileri ve aileleri, devlete bağlı ya da özel kurumlarda çalışan kişiler ve aileleri ve çeşitli mahallelerde yapılan ev ziyaretlerinde evlerinde bulunan aile bireylerinden oluşmaktadır. Örneklemin betimsel özelliklerine ilişkin bilgiler Tablo 1‘de ayrıntılı olarak sunulmaktadır. Veri Toplama Araçları Bu araştırmada veri toplamak için oluşturulan batarya, Sosyo-Demografi k Bilgi Formu, Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği (AKE) ve Aile Yapısını Değerlendirme Aracı’ndan (AYDA) oluşmaktadır. Sosyo-Demografi k Bilgi Formu. Araştırmanın amacına uygun olarak geliştirilmiş olan Sosyo-Demografi k Bilgi Formu’nda yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, gelir düzeyi, iş durumu, bugüne kadar en uzun süre yaşanılan yerleşim yeri, hanede bulunan kişi sayısı ve kişinin ailedeki rolü ile ilgili sorular bulunmaktadır.. Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği (AKE). Özgün ismi “The Inventory of Family Protective Factors” olan ölçek, Gardner, Huber, Steiner, Vazguez ve Savage (2008) tarafından geliştirilmiştir. Ailedeki koruyucu etkenleri ölçmek amacıyla geliştirilen ölçek, öz-bildirime dayanmaktadır. AKE, 16 maddeden oluşmakta ve “(1) Benim aileme hiç uymuyor”, “(2) Benim aileme çok az uyuyor”, “(3) Benim aileme biraz uyuyor”, “(4) Benim aileme oldukça uyuyor”, “(5) Benim aileme tamamen uyuyor” şeklinde 5’li likert tipi ölçek üzerinden yanıtlanmaktadır. Ölçeğin 3. maddesi ters kodlama gerektirmektedir. Ölçekten alınabilecek puanlar 16-80 arasında değişmektedir. Ölçekten alınan yüksek puan, yanıtlayan kişinin kendi ailesindeki koruyucu etkenleri yüksek düzeyde algıladığına işaret etmektedir. Ölçek, “stres faktörlerinin azlığı” (1. - 4. maddeler), “uyuma yönelik değerlendirme” (5-8. maddeler), “sosyal destek” (9. - 12. maddeler) ve “telafi edici yaşantılar” (13-16. maddeler) olmak üzere 4 faktöre ayrılmaktadır. Yaş aralığı 18-76 Yaş ortalaması 30.51 % Cinsiyet Kadın 64.5 Erkek 35.5 Eğitim Durumu Üniversite ve üzeri 54.4 Lise mezunu 24.6 Ortaokul mezunu 17.8 İlkokul mezunu 12.7 Sadece okur yazar 10.5 Medeni durum Bekar 52.5 Evli 44.9 Boşanmış\dul 11.6 Diğer 11.1 Gelir düzeyi Orta 72.8 Düşük 16.1 Yüksek 11.1 İş Durumu Öğrenci 33.2 Diğer 16.9 Ev hanımı 15.6 İşçi 15.6 Serbest meslek 19.1 Memur 17.1 Emekli 12.6 En Uzun Süre Yaşadığı Yer Metropol 62.2 İl 23.6 İlçe 11.1 Köy 12.3 Kasaba 10.8 Aile İçindeki Rolü Çocuk 50.3 Anne 17.9 Baba 28.5 Diğer 12.8 Büyükbaba 10.3 Büyükanne 10.3 Tablo 1. Katılımcıların Sosyo-Demografi k Özelliklerine İlişkin Sayısal Değerler (n = 386) 42 Türk Psikoloji Yazıları İşlem AKE’nin özgün formunu geliştiren yazarlara ulaşılarak, ölçeğin Türkçe’ye uyarlanabilmesi için gerekli izin alınmıştır. Özgün formda İngilizce olarak yer alan ölçek maddeleri klinik psikolog olan araştırmacı tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve ikisi klinik psikolog, biri sosyal psikolog olan hakemler tarafından değerlendirilerek son halini almıştır. Ölçekte yer alan ifadelerin anlaşılırlığını sınamak açısından, ölçek asıl uygulamadan önce küçük bir gruba verilerek geribildirim alınmıştır. Araştırmada yer alan aile bireyleri rastlantısal örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Örneklem grubuna ulaşmak için İstanbul’daki vakıf ve devlet üniversitelerine, özel ve devlete bağlı kurumlara, işyerlerine gidilmiş ve Anadolu yakasındaki çeşitli semtlerde ev ziyaretleri yapılmıştır. Ulaşılan bireylere, araştırmanın amacını ve önemini anlatan bir Bilgilendirilmiş Onam Formu verilmiştir. Ayrıca uygulama hakkında sözel olarak da bilgi aktarılmıştır. Katılmaya gönüllü olan aile bireylerinden imza yoluyla izinleri istenmiştir. Test tekrar-test güvenilirliği analizi yapılabilmesi için katılımcıların isimlerini yazmaları istenmiş; ancak verilerin gizli tutulacağı ve isterlerse bir rumuz kullanabilecekleri bildirilmiştir. Örneklemdeki üniversite öğrencilerinin bir kısmına sınıfl arda toplu olarak anket uygulanırken, bir kısmına da tek tek uygulama yapılmıştır. Örneklemde yer alan diğer bireylere ise ev ve iş yerlerine gidilerek anket uygulanmıştır. Bir grup katılımcıya da, halka yönelik düzenlenmiş olan bir Aile Okulu programı sırasında ulaşılmıştır. Katılmayı kabul eden kişilere ölçekler verilmiş, kabul edenlerin ölçekleri ailelerindeki diğer bireylere de vermeleri istenmiş ve ölçekler en fazla üç gün içinde geri alınmıştır. Araştırmaya katılanlara anketleri, diğer aile bireyleri ile biraraya gelerek değil, bireysel olarak yanıtlamaları gerekliliği hatırlatılmıştır. Anket uygulamalarında sıra etkisini kontrol etmek için anketlerdeki AYDA ve AKE ölçeklerinin yerleri değiştirilerek, farklı sıralarda verilmiştir. Bulgular Geçerliğe İlişkin Bulgular Ölçeğin geçerliğini belirlemek üzere, hem faktör yapısına hem de ölçüt geçerliğine bakılmıştır. Ölçeğin Faktör Yapısı. AKE’nin yapı geçerliğini sınamak amacıyla, ölçeğin faktör yapısı, varimax döndürmenin kullanıldığı temel bileşenler analizi yoluyla incelenmiştir. Herhangi bir faktör sayısı belirlemeksizin yapılan ilk analiz, varyansın % 58.48’ini açıklayan 3 faktör ile sonuçlanmıştır. Faktörler altında yer alacak olan maddelerin belirlenmesinde faktör yükünün .35 ya da üzeri olması ölçüt alınmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında, tüm maddelerin faktör yüklerinin .35’in üzerinde olduğu görülmekte- “Stres Faktörlerinin Azlığı” alt-ölçeği, ailenin sağlık, maddi durum, arkadaş / akraba ilişkileri ve iş/okul açısından stres yaratan koşullara kıyasla, olumlu yaşantıları ne düzeyde deneyimlediğini ölçmektedir. “Uyuma Yönelik Değerlendirme” alt-ölçeği, ailenin, öz-güvenli, iyimser, yaratıcı, becerikli ve kendine yeter olma ile ilişkili inaçlarını/değerlendirmelerini ve kriz durumlarına yaklaşırken, uyumlarını kolaylaştıracak bu tür değerlendirmeleri ne düzeyde yaptıklarını ölçmektedir. “Sosyal Destek” alt-ölçeği, ailenin, kendilerine destek veren, onları önemseyen, onlarla ilgilenen ve güvenebilecekleri kişilerle ilişkilerinin düzeyini ölçmektedir. “Telafi Edici Yaşantılar” alt-ölçeği ile ölçülmek istenen ise, ailenin olumsuz durumlar karşısında ne düzeyde kontrol sağlayabildiğidir. Yapılan analizler sonucunda ölçeğin Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı .77 ile .88 arasında değişmiştir. Test tekrar-test güvenirliği ise .82 bulunmuştur. Ölçeğin Türkçe formunun uyarlama çalışması için, ölçekte yer alan maddeler araştırmacılar tarafından Türkçe’ye çevrildikten sonra, üç klinik psikolog tarafından özgün form ile karşılaştırılmış ve üzerinde gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Daha sonra tüm öneriler gözönünde bulundurularak ölçeğin Türkçe formuna son hali verilmiştir. Aile Yapısını Değerlendirme Aracı (AYDA). AKE’nin ölçüt geçerliğini test etmek amacıyla, katılımcılara AYDA verilmiştir. Gülerce (1996) tarafından, Türkiye’de aile içi ilişkileri, ailelerin gereksinimlerini, ailelerinin yapısını ve ailelerin bütünsel işleyişini değerlendirmek amacıyla geliştirilen ölçek 36 maddeden oluşmaktadır. AYDA, 12 yaşından büyüklere uygulanabilen bir öz-bildirim ölçeğidir. Yanıtlar, ‘tıpkı bizimki gibi’den, ‘bizimkinin tam tersi’ ucuna giden 5’li Likert tipi ölçek üzerinden yanıtlanmaktadır. AYDA, “iletişim” (1. - 9. maddelerden alınan toplam puan); “birlik” (10. - 18. maddelerden alınan toplam puan), “yönetim” (19. - 26. maddelerden alınan toplam puan), “yetkinlik” (27. - 31. maddelerden alınan toplam puan), “duygusal bağlam” (32. - 36. maddelerden alınan toplam puan), “direnç” (6., 10., 11., 33. ve 35. maddelerin herbirinden alınan puanların aritmetik ortalamalarının toplamı) ve “doyum” (9., 17., 31., 32. ve 36. maddelerin herbirinden alınan puanların aritmetik ortalamalarının toplamı) olmak üzere yedi alt faktöre sahiptir. Yüksek AYDA puanı, aile açısından “iyi” ve “sağlıklı” durumu ifade eder (Gülerce, 1996). Ölçeğin test tekrar-test güvenirliği .79 olarak bulunmuştur. İki-yarım test güvenilirliğini veren Stanley korelasyon katsayısı .85 olarak hesaplanmıştır. İçtutarlık göstergesi olan Kuder Richardson-20 katsayısı, toplam puanlar için .70 düzeyinde bulunmuştur. Ölçek yapı geçerliği açısından sınandığında, Aile Ortamı Ölçeği puanları ile arasındaki korelasyon katsayısı .53 düzeyinde bulunmuştur (Gülerce, 1996). Ailedeki Koruyucu Etkenler Ölçeği 43 dir. Sekiz maddeden oluşan birinci faktör varyansın % 27.72’sinden; 4 maddeden oluşan ikinci faktör varyansın % 18.98’inden ve yine 4 maddeden oluşan üçüncü faktör varyansın % 11.77‘sinden sorumludur. Elde edilen faktör yapısı, özgün form ile karşılaştırıldığında tutarlı sonuçlar vermektedir ve maddeler özgün ölçekte olduğu gibi ölçmeyi amaçladığı faktörler altında yer almaktadır. Alt ölçekler sırasıyla “Uyuma Yönelik Değerlendirme ve Telafi Edici Yaşantılar” (14., 15., 16., 8., 13., 6., 7., 5. maddeler) “Sosyal Destek” (11., 10., 12., 9. maddeler) ve “Stres Kaynaklarının Azlığı” (2,1, 4,3. maddeler) olarak isimlendirilmiştir. Ölçekteki maddelerin faktörlere göre dağılımı, faktör yükleri ve faktörlerin Cronbach alfa değerleri Tablo 2’de; ölçeğin faktörleri arasındaki korelasyon katsayıları ise Tablo 3’de sunulmaktadır. Ölçüt Geçerliği. AKE’nin ölçüt geçerliğini belirlemek amacıyla ölçekten elde edilen toplam puanlar ile AYDA’dan elde edilen toplam puanlar arasındaki ilişkiye bakılmıştır. İki ölçekten elde edilen puanlar arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (r = .53, p
