Tırnak yeme çok yaygın ve bir istenmeyen davranıştır. Sıklığı çocukluktan ergenliğe doğru artar.
Çocuklarda görüldüğünde sık, şiddetli ise ve uzun sürüyorsa, ebeveynler, tırnak yemeyi, çözümlenmesi gereken bir sorun olarak görmeye başlamalıdırlar. Şiddeti artar ve kronikleşirse çocuğun yaşamını olumsuz etkileyecektir.
Çocukların çoğu tırnak yemeyi durdurmak isterler ve sıklıkla da bunu durdurmak için çabalarlar. Yöntemler geliştirmeye uğraşırlar, denemeler yaparlar. Ancak genellikle tırnak yemeyi durdurmakta başarısız olurlar. Başarısız girişimden kaynaklanan hayal kırıklıkları yaşayabilirler. Yine tırnak yiyen çocuklar ya da gençler başkaları tarafından alay konusu olabilir, etiketlenebilir ve ya dışlanabilirler. Bu durum tırnak yeme davranışını şiddetlendirebileceği gibi aynı zamanda yaşanan hayal kırıklığını, çaresizliği, umutsuzluğu ve kaygıyı daha da artırabilir. Kendine güvende azalmayla sonuçlanabilir.
Çocukları tırnak yemeye başlayan ebeveynler “çocuğumda sorun mu” var diye endişelenebilir. Çocuğunun tırnak yemesini durdurmak için başlangıçta uyarıda bulunurken sürecin devam etmesi özellikle zaman zaman şiddetlenmesi sonrası tırnağa oje sürme, acı ya da tatsız bir madde sürme, kızma, ceza verme şeklinde yöntemlere yönelebilirler. Bu yöntem ve ya önlemler genellikle bu davranışın kalıcı olarak azalmasına yol açmazken, ceza tehdit tırnak yemenin şiddetlenmesine neden olabilir.
Tırnak yeme genellikle kaygıdan çok can sıkıntısı veya yaşanan güçlükler-problemlerle baş etmeye çalışmaktan kaynaklanabilir. Yine ailesel genetik faktörler de tırnak yemede etkendir.
Tırnak yiyen çocuklarda beraberinde diğer çocukluk dönemi ruhsal sorunları sık eşlik etmektedir. En sık dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozukluğu, idrar kaçırma, tik bozukluğu ve depresif yakınmalar birlikte görülmektedir. Yine bu çocukların ebeveynlerinin yarısında ruhsal yakınmalar bulunmuştur.
Değiştirilmesi veya tedavi edilmesi zor bir davranıştır.
Çocuğun ve ailenin tutumları, ilişkileri ve ek ruhsal sorunlar ayrıntılı değerlendirilmelidir. Yaşanan hayal kırıklıkları, uyarılar cezalar ve çocuğun bunlarla ilgili yaşantıları ayrıntılandırılmalıdır. Çocuğa ve ailesine tırnak yeme ile ilgili bilgi verilmeli, istemsiz ve durdurulması zor bir durum olduğu belirtilmelidir. Ailenin ve çevrenin doru ve yanlış tutumları gözden geçirilmelidir. Bu konuda ne yapmaları ve ne yapmamaları gerektiği öğretilmelidir. Örneğin, tırnak yiyen çocuklara ceza, tehdit veya gülmenin bu davranışı artırabileceği belirtilmelidir.
Tırnak yemenin dişler, diş eti ve çene yapısı ile ilgili organik hasara neden olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Çocuğun ve ailenin dâhil edildiği davranışçı yöntemlerle uzun süreçlerdir. Ebeveynler ve çocuklar, tırnak yeme davranışının kısa sürede düzelmeyeceğini bilmelidirler. . Bu çok önemlidir çünkü ebeveynler veya çocuklar genellikle kısa süre sonra pes eder ve tedaviyi bırakabilirler.
Ebeveynler tırnak yemeye salt tırnak yeme davranışı olarak bakmamalı, ortaya çıkmasına neden olan durumların anlaşılması gereken, ek ruhsal durumlarla birlikteliği yüksek, kronikleşebilen, çocuğun hayatını etkileyen bir sorun olarak görmeliler.
Prof..Dr. Seher Akbaş