Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA ÖLÜM/YAS ÖLÜM HAKKINDA AÇIKLAMA YAPMAK-SIK SORULAN SORULAR

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
18 Şubat 2023136 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA ÖLÜM/YAS ÖLÜM HAKKINDA AÇIKLAMA YAPMAK SIK SORULAN SORULAR ​​​​​​​*AÇIKLAMA YAPMAK *YAŞA GÖRE ANLAMLANDIRMA *YAPILMAMASI GEREKENLER *CENAZE SÜRECİ
ÇOCUKLARDA ÖLÜM/YAS ÖLÜM HAKKINDA AÇIKLAMA YAPMAK-SIK SORULAN SORULAR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Ölüm ve Yas Süreci: Bilgilendirme Rehberi

Çocuklarla ölüm kavramını konuşmak, yaşanan kaybı çocuk için gerçek kılmakta, durumu somutlaştırmakta ve ona sağlıklı bir veda fırsatı sunmaktadır. Ölüm haberi verilirken öncelikle çocuğun bu konuda neler bildiği sorgulanmalı ve varsa yanlış bilgileri düzeltilmelidir. Bu hassas süreçte haberin bir uzman tarafından değil, çocuğa en yakın kişi tarafından verilmesi güven ilişkisinin korunması açısından kritiktir.

Ölüm Kavramını Çocuklara Açıklamak

Ölümü anlatırken hayatın doğal döngüsüne vurgu yapmak, çocuğun durumu anlamlandırmasını kolaylaştırır. Her şeyin bir başlangıcı ve bitişi olduğu, her gün birilerinin doğup birilerinin öldüğü gerçeği paylaşılmalıdır. Ölümün fiziksel boyutu şu şekilde ifade edilebilir:

  • Bir kişi öldüğünde bedeni çalışmaz, nefes almaz, düşünmez ve hissetmez.
  • Ölen kişi yemek yemez ve uyumaz.
  • İnsanlar çok hastalandıkları veya beklenmeyen durumlar yaşandığı için ölebilirler.

Süreci somutlaştırmak için doğadaki değişimlerden örnekler verilmelidir. Gecenin gündüze dönmesi veya bir tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi tüm canlıların değiştiği, büyüdüğü ve nihayetinde öldüğü vurgulanmalıdır.

Yaş Gruplarına Göre Ölüm Algısı

Çocukların gelişimsel düzeyleri, ölüm kavramını algılama biçimlerini doğrudan etkiler. Aşağıdaki tabloda yaş gruplarına göre çocukların ölümü nasıl anlamlandırdığı özetlenmiştir:

Yaş GrubuÖlüm Algısı ve Yaklaşımı
Bebeklik (0-2 Yaş)Ölüm kavramı henüz oluşmamıştır; ancak bakımverenin yokluğunu hissedip tepki verebilirler.
Erken Çocukluk (2-6 Yaş)Ölümü geçici ve geri dönülebilir bir durum sanırlar. Benmerkezci düşünce hakimdir.
Çocukluk (6-9 Yaş)Ölümün geri dönülmez olduğu netleşir. Konuya dair merak artar ve somut algı gelişir.
Ön Ergenlik (9-12 Yaş)Ölüm soyut olarak algılanabilir. Kendi veya ebeveyn kaybına dair kaygı gelişebilir.
Ergenlik (12-18 Yaş)Ölüm yetişkin düzeyinde algılanır. Kaybın yaşamdaki uzun vadeli etkileri fark edilir.

Ölüm Haberi Verilirken Yapılmaması Gerekenler

Yas sürecinde yapılan hatalı açıklamalar, çocukta kalıcı kaygılara yol açabilir. Bu süreçte yapılmaması gerekenler şunlardır:

  • Haber Gizlenmemeli: Ölüm haberi çocuktan saklanmamalı ve verilmesi çok ertelenmemelidir.
  • Yanlış Benzetmeler: "Uyudu" demek çocukta uyku sorunlarına, "tatile gitti" demek ise sürekli geri döneceği beklentisine yol açar.
  • Dini Atıflar: "İyi biri olduğu için Allah yanına aldı" demek, çocuğun ölmemek için kötü biri olma çabasına girmesine neden olabilir.
  • Uzaklaştırma: Çocuğu yas evinden uzaklaştırmak, ailenin bir parçası olmadığını hissettirebilir.
  • Duygu Bastırma: "Ağlama, sen üzülürsen o da üzülür" demek, çocuğun duygularını dışa vurmasını ve sağlıklı yas sürecini engeller.

Cenaze Süreci ve Çocuğun Katılımı

Cenaze töreni hakkında çocuğa önceden bilgi verilmelidir. Camiye gidileceği, kaybedilen kişinin orada olacağı, dua edileceği ve anılacağı anlatılmalıdır. Bilgilendirme yapıldıktan sonra çocuğa "Sen de katılmak ister misin?" diye sorulmalıdır. Eğer çocuk katılmak istemezse bu kararına mutlaka saygı duyulmalıdır.

Cenaze sürecinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar:

  1. Refakatçi Belirlenmesi: Çocuk cenazeye katıldığında, onunla ilgilenecek kişi ajite olmayan, sakin ve regüle birisi olmalıdır.
  2. Veda Ritüeli: Mezarlığa giderken yanında çiçek veya resim gibi bir veda nesnesi götürmek isteyip istemediği sorulabilir.
  3. Yaş Sınırı: Genellikle 7 yaş ve öncesi çocukların cenazeye katılımı onları olumsuz etkileyebilir.
  4. Kültürel Ortam: Kültüre özgü ağır ağıt ortamları çocuklarda korku ve yüksek kaygı yaratabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Birgül Emiroğlu Bakay 1983 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğretim ve Lise Eğitimini İstanbul’da tamamladı. 2006 yılında Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra 2007 yılında Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edildi. Şizofreni Hastalarında İşlevsel İyileşme Ölçeği ’nin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışmasını İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde tamamladı. 2018 yıllında İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora programına kabul edildi ve “İnfertil Hastalarda İnfertilite Stresinin Yordanmasında Toplumsal Cinsiyet Algısı, Cinsel Mitler Ve Psikiyatrik Belirtilerin Rolü” konulu tezini tamamlayarak Psikoloji Doktoru ünvanını almaya hak kazanmıştır. Türk Psikologlar Derneği'nden Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, MidAmerica Nazarene University, Oyun Terapisi Eğitimi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi Eğitimi, İngiltere’de bulunan Tavistock Kliniği’ne bağlı olarak yürütülen İstanbul merkezli “Bebek Gözlemi” eğitimini, Adnan Menderes Üniversitesi onaylı 480 saatlik "Aile Danışmanlığı Eğitim Programını" tamamlamıştır. Yetişkin ve çocuklarda objektif ve projektif test eğitimlerini tamamlayarak uygulama ve yorumlama yetkinliğini kazanmıştır. Çalışmalarını çocuk-ergen ve yetişkinler ile sürdürmektedir. Yayınlanmış bilimsel makaleleri ve yayına hazırlık aşamasındaki çalışmaları bulunmaktadır. 2010 yılından beri İstanbul’da kurucu ortaklarından olduğu Çatı Danışmanlık ve Eğitim Merkezindeki çalışmalarına 2017 Şubat ayı itibariyle Çatı Psikoloji Samsun’ da devam etmektedir. Oyun Terapisi, Sanat Psikoterapileri, Dinamik Psikoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapisi ile çalışmalarını yürütmektedir.

Verdiği De

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.