Doktorsitesi.com

Çocuklarda Ekran ve İnternet Bağımlılığı

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş
Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş
5 Temmuz 2021328 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Ekran ve İnternet Bağımlılığı

Herhangi bir konuda bağımlılığı olan kişinin davranışları ve düşünceleri kontrolü dışındadır. Alışkanlık zararlı olsa da kontrol altına alınabilirken, bağımlılığı kontrol etmek zordur. Zaman geçtikçe bağımlılık yaratan nesnenin alınma dozu artar. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da internet bağımlılığı gözlemlenmektedir. Günümüz dünyasında teknoloji çocuklar için çok cezbedici bir hal almıştır. Faydalı tarafı olmakla birlikte kullanımına bağlı olarak bağımlılığa da sebep olabilmektedir. Anne baba tutumları bu alışkanlığın oluşmasında birebir etkilidir. Erken yaşta çocuğun telefon ile oynayabilmesi pek çok kişi tarafından “zeka” belirtisi olarak görülmekte ve çocuğa bu yönde olumlu geri bildirim verilmektedir. Bazı ebeveynler için de teknolojik alet çocuk bakıcısı görevi görmektedir. Yahut daha fazla yesin diye telefon/tablet kullanımına başvuran ebeveynin sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu görüyoruz. Bu benzeri tutumlar çocukların bedensel ve psikolojik sağlıkları için çok sakıncalıdır.

Küçük yaştan itibaren ekrana maruz kalan çocuklar internet ile çok daha erken yaşlarda tanışmaktadırlar. Bu durumun da pek çok olumsuz etkisi vardır. Çocuk doğal olarak oyun sever. İnternet üzerinden oynanan oyunlar zamanla çocuk için çok daha cazip hale gelmektedir. Görüntünün hızlı akması, bu oyunların yapılandırılmış olması onların dış dünyaya yabancılaşmasına sebep olmaktadır. Bir süre sonra çocuk dışarıda arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine bilgisayar başında oynamayı tercih eder hale gelebilmektedir. Yapılan araştırmalarda fazla ekrana maruz kalan çocukların dil ve sosyalleşme becerilerinin yaşıtlarına oranla geride kaldığını gösteriyor.

Ebeveyn çocuğunun bu duruma gelmemesi için ne yapmalıdır?

Çocuğun yaşına uygun ekran süresi belirlenmelidir. Amerikan Pediatri Derneği; 18 aydan küçük çocukların ekranla hiç tanışmamasını, 18-24 aylık çocukların, ebeveyn tanışsın istiyorsa, nitekilli programlar seçilmesi ve ebeveynin çocukla birlikte izlemesini öneriyor. 2-5 yaş arası çocuk günde 1 saat yine ebeveyniyle birlikte izlemesi, 6 yaş üstü çocukların ise uyku ve fiziksel aktivitesine engel olmayacak sürelerde kontrollü ve tutarlı sürede izlemelerini öneriyor.

Çocuk model alarak öğrenir. Ebeveyn ekran kullanımı ile çocuğuna doğru model olmalıdır.

Çalışma programımız ne kadar yoğun olursa olsun ebeveyn olarak mutlaka gün içinde çocuğumuzla birebir vakit geçirmeliyiz. Mümkünse akşam yemeğine bir sofrada herhangi bir teknolojik alet olmadan sohbet ederek yemeliyiz.

Yapma etme gibi ifadeler çocuğun olumsuz davranışı yapmamasına sebep olmaz. Onun yerine dikkatini başka bir şeye yönlendirmek daha etkilidir.

Bir çocuğu en iyi ebeveyni tanır. Ekran kullanımı son zamanlarda neden arttı? gibi soruların yanıtını dikkatli düşünmeli.

Yatmadan bir saat once ekran izletilmemeli.

O spor veya sanat aktiviteleri çocuğun hem bedensel hem de psikolojik gelişimi için çok önemlidir. Aile yapınıza ve çocuğunuza uygun aktiviteler bulup Zamanını iyi değerlendirmesini sağlayabilirsiniz.

Etiketler

İnternet ve çocuklarımızın güvenliğiİnternet ve çocuga riskleriİnternet bağimliliğiÇocuklarda internet kullanımıÇocuklarda internet kullanımı nasıl olmalıÇocuklarda internet bağimlilığıÇocuklarda internet bağımlılığıEkran bağımlılığıÇocuklarda ekran bağımlılığıçocuklarda internet alışkanlığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş

Uzm. Kl. Psk. Pınar Turanlı Durmuş 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve Lise öğrenimini Şişli Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 2006 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü burslu olarak bitirdi. 2010 yılında ise aynı okulda Klinik Psikoloji yüksek lisans programını “Orta yetişkinlikte evlilik uyumunun benlik saygısı ve bağlanma stilleri ile ilişkisi” konulu yüksek lisans tezi ile tamamladı.

Öğrenim süresi boyunca Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi’nde kalp hastalarının anksiyete düzeyleri ile ilgili çalışmalarda bulundu. Anaokulu ve huzurevinde staj yaptı. Mezun olduktan sonra farklı sektörlerde İnsan Kaynakları alanında çalıştı. Bu süre içerisinde terapi eğitimlerini ve süpervizyonlarını tamamladı. Anaokullarında Psikolog olarak görev aldı. Okul öncesi çağı çocukların okul adaptasyonu, uyum ve davranış problemleriyle çalışma imkanı oldu. Nişantaşı Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Psikolojik Danışmanlık Birimi’nde öğrencilere yönelik terapi desteği verdi. İstanbul içi farklı okullarda aile seminerleri verdi. 2019 yılından beri farklı merkezlerde çocuk ve yetişkinlerle seans bazlı çalışmalarına devam etmekteydi.

2021 Kasım ayı itibariyle kurucu ortağı olduğu PD Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde çocuk, ergen, yetişkin ve ailelerle psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir. Danışanlarının ihtiyacı doğrultusunda, eğitimlerini ve süpervizyonlarını almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Kişilerarası İlişkiler Terapisi, Cinsel terapi ve Deneyimsel Oyun Terapisi tekniklerinden faydalanmaktadır. Bunlara ek olarak kurumsal eğitimler ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.