Doktorsitesi.com

Çocuklarda Ekran ve İnternet Bağımlılığı

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş
Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş
5 Temmuz 2021361 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Ekran ve İnternet Bağımlılığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda İnternet Bağımlılığı ve Ebeveyn Tutumlarının Etkisi

Bağımlılık, bireyin davranışları ve düşünceleri üzerindeki kontrolünü yitirdiği kritik bir durumdur. Alışkanlıklar kontrol altına alınabilirken, bağımlılıkla mücadele etmek oldukça güçtür ve zamanla bağımlılık yaratan nesnenin dozunun artırılmasına neden olur. Günümüzde yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda internet bağımlılığı da ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Teknoloji, çocuklar için son derece cezbedici olsa da yanlış kullanımı ciddi riskler barındırır. Bu noktada ebeveyn tutumları, bağımlılığın oluşmasında doğrudan belirleyici bir rol oynar. Erken yaşta telefon kullanabilmenin bir zeka belirtisi olarak görülmesi veya teknolojik aletlerin bir "dijital bakıcı" ya da yemek yedirme aracı olarak kullanılması, çocukların bedensel ve psikolojik sağlıklarını tehlikeye atmaktadır.

Erken Yaşta Ekran Maruziyetinin Olumsuz Etkileri

Küçük yaştan itibaren ekrana maruz kalan çocuklar, internet dünyasıyla gereğinden erken tanışmaktadır. İnternet üzerindeki yapılandırılmış oyunlar ve hızlı akan görüntüler, çocukların dış dünyaya yabancılaşmasına neden olur. Bu durumun sonucunda çocuk, akranlarıyla sosyalleşmek yerine bilgisayar başında vakit geçirmeyi tercih eder.

Araştırmalar, aşırı ekran maruziyetinin çocuklarda şu olumsuzluklara yol açtığını göstermektedir:

  • Dil gelişiminde gerileme
  • Sosyalleşme becerilerinin zayıflaması
  • Fiziksel aktivite azlığı
  • Dış dünyadan kopuş

Yaş Gruplarına Göre İdeal Ekran Süreleri

Amerikan Pediatri Derneği, çocukların sağlıklı gelişimi için yaş gruplarına göre belirli ekran süresi sınırları önermektedir. Ebeveynlerin bu süreleri titizlikle takip etmesi kritiktir:

Yaş GrubuÖnerilen Ekran Kullanımı
18 Aydan KüçüklerEkranla hiç tanışmamalıdır.
18 - 24 Ay ArasıNitelikli programlar, ebeveyn eşliğinde izlenmelidir.
2 - 5 Yaş ArasıGünde maksimum 1 saat, ebeveyn eşliğinde izlenmelidir.
6 Yaş ve ÜstüUyku ve fiziksel aktiviteyi engellemeyecek şekilde, kontrollü ve tutarlı süreler.

İnternet Bağımlılığını Önlemek İçin Ebeveynlere Tavsiyeler

Çocuğunuzun teknoloji bağımlılığı geliştirmemesi için uygulayabileceğiniz stratejik adımlar şunlardır:

  1. Doğru Model Olun: Çocuklar model alarak öğrenir. Ebeveyn olarak kendi ekran kullanım alışkanlıklarınızla çocuğunuza doğru örnek teşkil etmelisiniz.
  2. Kaliteli Vakit Geçirin: Yoğun iş temposuna rağmen gün içinde çocuğunuzla birebir vakit geçirin. Özellikle akşam yemeklerini teknolojik aletlerden uzak, sohbet ederek yemeye özen gösterin.
  3. İlgiyi Başka Yöne Kaydırın: "Yapma, etme" gibi kısıtlayıcı ifadeler yerine, çocuğun dikkatini başka bir aktiviteye yönlendirmek çok daha etkilidir.
  4. Nedenleri Sorgulayın: Ekran kullanımının neden arttığını dikkatlice düşünün. Çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız; bu artışın altındaki duygusal veya sosyal sebepleri analiz edin.
  5. Uyku Öncesi Kısıtlama: Uyku kalitesini korumak adına, yatmadan bir saat önce ekran kullanımını tamamen sonlandırın.
  6. Aktivitelere Yönlendirin: Çocuğun bedensel ve psikolojik gelişimi için spor veya sanat aktiviteleri hayati önem taşır. Aile yapınıza uygun hobilerle çocuğun zamanını verimli değerlendirmesini sağlayın.

Etiketler

İnternet ve çocuklarımızın güvenliğiİnternet ve çocuga riskleriİnternet bağimliliğiÇocuklarda internet kullanımıÇocuklarda internet kullanımı nasıl olmalıÇocuklarda internet bağimlilığıÇocuklarda internet bağımlılığıEkran bağımlılığıÇocuklarda ekran bağımlılığıçocuklarda internet alışkanlığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş

Klinik Psikolog Pınar Turanlı Durmuş

Uzm. Kl. Psk. Pınar Turanlı Durmuş 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve Lise öğrenimini Şişli Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 2006 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü burslu olarak bitirdi. 2010 yılında ise aynı okulda Klinik Psikoloji yüksek lisans programını “Orta yetişkinlikte evlilik uyumunun benlik saygısı ve bağlanma stilleri ile ilişkisi” konulu yüksek lisans tezi ile tamamladı.

Öğrenim süresi boyunca Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi’nde kalp hastalarının anksiyete düzeyleri ile ilgili çalışmalarda bulundu. Anaokulu ve huzurevinde staj yaptı. Mezun olduktan sonra farklı sektörlerde İnsan Kaynakları alanında çalıştı. Bu süre içerisinde terapi eğitimlerini ve süpervizyonlarını tamamladı. Anaokullarında Psikolog olarak görev aldı. Okul öncesi çağı çocukların okul adaptasyonu, uyum ve davranış problemleriyle çalışma imkanı oldu. Nişantaşı Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Psikolojik Danışmanlık Birimi’nde öğrencilere yönelik terapi desteği verdi. İstanbul içi farklı okullarda aile seminerleri verdi. 2019 yılından beri farklı merkezlerde çocuk ve yetişkinlerle seans bazlı çalışmalarına devam etmekteydi.

2021 Kasım ayı itibariyle kurucu ortağı olduğu PD Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde çocuk, ergen, yetişkin ve ailelerle psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir. Danışanlarının ihtiyacı doğrultusunda, eğitimlerini ve süpervizyonlarını almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Kişilerarası İlişkiler Terapisi, Cinsel terapi ve Deneyimsel Oyun Terapisi tekniklerinden faydalanmaktadır. Bunlara ek olarak kurumsal eğitimler ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.