Doktorsitesi.com

Çocuklarda Alerji Duyma Kaybına Yol Açabilir !

Prof. Dr. Yonca Tabak
Prof. Dr. Yonca Tabak
29 Eylül 2011789 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Alerji Duyma Kaybına Yol Açabilir !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda İşitme Kaybı ve Erken Teşhisin Önemi

Çocuklar zaman zaman ebeveynlerini duymazdan gelebilir, söylenenleri tekrar ettirebilir veya televizyonun sesini normalden fazla açabilir. Birçok anne ve baba, başlangıçta bu durumun çocuk tarafından bilerek yapıldığını düşünse de, gerçek genellikle kulak ağrısı ve ateş belirtileriyle ortaya çıkar. Çocuklarda duymanın değerlendirilmesi ve işitme kaybının erken dönemde fark edilerek tedavi edilmesi, gelişim süreçleri açısından kritik bir öneme sahiptir.

Özellikle anaokulu veya kreş gibi toplu alanlarda vakit geçiren çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonları oldukça sık görülür. Bu süreçte annelerin enfeksiyonun normal seyrini bilmesi ve ne zaman bir uzmana başvurulacağını kestirebilmesi gerekir. Orta kulak, ince bir kanal aracılığıyla burun boşluğuna bağlanır ve gün içindeki yutkunma refleksiyle bu kanaldan hava girişi sağlanır. Bu mekanizma, kulak boşluğunda sıvı birikmesini önleyerek seslerin sağlıklı bir şekilde iletilmesini sağlar.

Burun Tıkanıklığı ve İşitme Kaybı İlişkisi

Orta kulağa hava girişini sağlayan kanal tıkanıklığa uğradığında, orta kulakta sıvı birikmesi başlar. Kulak boşluğunun hava yerine sıvı ile dolması, ses titreşimlerinin iletilmesini engelleyerek işitme kaybına yol açar. Eğer bu durum zamanında tedavi edilmezse, başlangıçta geçici olan işitme kaybı zamanla kalıcı bir hasara dönüşebilir. Bu nedenle burun tıkanıklığı, sadece bir solunum problemi değil, aynı zamanda bir işitme sağlığı sorunudur.

Enfeksiyon mu Yoksa Alerji mi?

Çocuklarda orta kulakta sıvı birikmesine ve duyma kaybına neden olan temel etkenlerin başında alerjik nezle ve buna bağlı gelişen burun tıkanıklığı gelir. Erişkinlerde hapşırık ve burun kaşıntısı ön plandayken, çocuklarda alerjik nezle genellikle kronik burun tıkanıklığı şeklinde seyreder. Burnu tıkanan çocuk ağızdan nefes almaya başlar ve bu durum sık tekrarlayan soğuk algınlıklarına zemin hazırlar.

Normal bir soğuk algınlığı veya nezle enfeksiyonunun, burun akıntısı ve öksürük gibi şikayetlerle birlikte en fazla 10 gün içinde antibiyotiksiz iyileşmesi beklenir. Ancak belirtiler 10-15 günden uzun sürüyorsa ve akıntı sarı-yeşil renkteyse, tabloya sinüzit eklenmiş olabilir. Bir kış mevsiminde üçten fazla antibiyotik kullanımı gerekiyorsa ve enfeksiyon aralarında burun tıkanıklığı tam geçmiyorsa, altta yatan nedenin alerji olma ihtimali oldukça yüksektir.

Alerjinin Geniz Eti Üzerindeki Etkileri

Alerjiye bağlı tekrarlayan enfeksiyonlar, bir süre sonra geniz etinde büyüme ile sonuçlanır. Bu durum burun tıkanıklığını daha da şiddetlendirir. Ebeveynler, çocuklardaki bu tıkanıklığı şu belirtilerle gözlemleyebilir:

  • Gece boyunca huzursuz uyuma
  • Uykuya daldıktan sonra görülen sebepsiz terlemeler
  • Ağız açık uyuma ve horlama
  • Kulak ağrısı ve sık tekrarlayan kulak iltihapları
  • Kulağın tıkandığına veya seslerin duyulmadığına dair çocuktan gelen şikayetler

Alerji Tedavisi Olmadan Geniz Eti Ameliyatı Yapılmalı mı?

Sık orta kulak iltihabı yaşayan çocuklarda genellikle geniz eti ameliyatı ve kulağa tüp takılması gündeme gelir. Ancak alerji tedavisi planlanmadan yapılan müdahaleler kalıcı çözüm sunmayabilir. Kulağa takılan tüpler 6 ay ile 1 yıl içinde atılır; fakat alerji devam ediyorsa burun tıkanıklığı ve kulak sorunları tekrar eder. Bu durum, cerrahi müdahalenin sadece geçici bir rahatlama sağladığını gösterir.

İstatistiklere göre, geniz eti alınan her 4 çocuktan birinde geniz etinin yeniden büyüdüğü gözlemlenmektedir. Bu riski minimize etmek için ameliyat öncesinde mutlaka kapsamlı bir alerji araştırması yapılmalıdır.

Yaş GrubuÖnerilen Alerji Testi Yöntemi
3 Yaş AltıKandan yapılan alerji testleri
3 Yaş ÜstüDeri testi (Prick test)

Not: Alerji testleri mutlaka bir çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Tedavi Yöntemleri ve Uzun Vadeli Avantajlar

Alerjiye neden olan maddelere karşı evde alınacak önlemler ve uzman kontrolünde kullanılan burun spreyleri, geniz etinin küçülmesini sağlayabilir. Bu sayede çocuk, genel anestezi gerektiren bir operasyondan kurtulabilir. Köklü bir çözüm için çocuğun dilaltı damla aşı tedavisine uygunluğu değerlendirilmeli ve gerekirse erken dönemde başlanmalıdır.

Alerji tedavisinin sağladığı temel faydalar şunlardır:

  1. İşitme fonksiyonlarının ve konuşma yeteneğinin korunması sağlanır.
  2. Geniz etinin tekrar büyüme riski azalır.
  3. İlerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek astım riski önemli ölçüde düşürülür.
  4. Çocuğun uyku kalitesi ve günlük yaşam konforu artırılır.

Etiketler

ÇocukGeniz etiEnfeksiyonDuyma kaybı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yonca Tabak

Prof. Dr. Yonca Tabak

Prof. Dr Yonca Tabak, 1984 yılında Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nden, 1990 yılında İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1996 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1998 yılında Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı, 2002 yılında doçent, 2008 yılında profesör oldu. 2008-2010 yılları arasında Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı'nda Profesörlük ve Anabilimdalı Başkanlığı yaptı. Bilimsel çalışmaları ile eş zamanlı, 2000-2020 yılları arasında özel kliniğinde çocuk alerji hastalarını tedavi eden Prof. Dr. Yonca Tabak, sosyal sorumluluk çalışmalarına kişisel web sitesi üzerinden başladı, Hürriyet Aile’de köşe yazarlığı ve kitap yazarlığı ile devam etti. 2014 yılında ilk kez kaleme aldığı Çocuklar ve Alerji kitabı, tıptaki gelişmeler ışığında 2018 ve 2023 yıllarında iki kez güncellendi, genişletildi. Akademik çalışmalarını 2024 yılından bu yana Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak devam ettiren Prof. Dr. Yonca Tabak, çocuk alerji hastalarını İstanbul Grup Florence Nightingale Hastaneleri'nde kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.