Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK

Uzm. Psk. İclal Ergin
Uzm. Psk. İclal Ergin
27 Haziran 20254 görüntülenme
Randevu Al
0-6 yaş dönemindeki çocuklar, çevrelerini duyu organları aracılığıyla algılarlar. Henüz işlem öncesi dönemde (3-6 yaş) olan çocuklar için soyut kavramları anlamlandırmak güçtür. Bu nedenle oldukça soyut bir kavram olan ölüm olgusunun çocukta kafa karışıklığı ve kaygı yaratmadan, gelişimine uygun bir biçimde açıklanması önemlidir. 2-3 yaş dönemindeki çocuklar ölümü uzun bir uyku olarak algılar, dolayısıyla ölen kişinin tekrar geri geleceğine inanırlar. 4-5 yaş döneminden itibaren ise ölüm gerçeğini kabullenmeye başlarlar.
ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK

0-6 yaş dönemindeki çocuklar, çevrelerini duyu organları aracılığıyla algılarlar. Henüz
işlem öncesi dönemde (3-6 yaş) olan çocuklar için soyut kavramları anlamlandırmak güçtür.
Bu nedenle oldukça soyut bir kavram olan ölüm olgusunun çocukta kafa karışıklığı ve kaygı
yaratmadan, gelişimine uygun bir biçimde açıklanması önemlidir. 2-3 yaş dönemindeki
çocuklar ölümü uzun bir uyku olarak algılar, dolayısıyla ölen kişinin tekrar geri geleceğine
inanırlar. 4-5 yaş döneminden itibaren ise ölüm gerçeğini kabullenmeye başlarlar.

Ölüm olgusu, çocuğun gerçeği kavrayabilmesini kolaylaştırmak adına, artık o
kişinin görülemeyeceği, kalbinin atmadığı ve nefes almadığı üzerinden anlatılabilir. Bir
hayvanın ölümü veya doğadaki döngüler (yaprakların sararıp dökülmesi vb.) gibi
gözlemleyebildikleri olaylar süreci kavramalarına yardımcı olur. Açıklama yapılırken, bu
gibi döngüler üzerinden örnekler verilerek somutlaştırmadan faydalanılabilir.
"Tıpkı hayvanlar, bitkiler gibi, tüm canlılar doğar, yaşar ve ölürler. Mesela yaprakların
ilkbaharda yeşerip, sonbaharda sararıp düşmesi gibi, insanlar da çok yaşlandıklarında
ölürler."
Çocukların en temel ihtiyacı güvenlik ihtiyacıdır. Ölüm haberinin, çocuğun kendisini
güvende hissettiği bir yerde ve güven ilişkisi kurduğu bir yetişkin tarafından verilmesi
önemlidir. Ölüm olgusunu konuşmak ve ardından yaşanacak yas tutma süreçleri çoğu zaman
yetişkinler için çok daha zorlayıcıdır. Çocuklar için zorlayıcı olan ise belirsizliğin yaratacağı
kaygı ile baş etmektir. Bu nedenle çocuğa açıklama yapılırken";uzaklara gitti/o artık
cennette/melekler onu yanına aldı"; gibi çocuğun anlamlandıramayacağı ifadelerden kaçınmak
önemlidir. Çocuklar, kayba ilişkin farklı yas tepkileri verebilir. Hiçbir üzüntü belirtisi
göstermeden, aşırı hareketlilik, saldırganlık, sahte neşe gibi baş etme yollarına gidebilirler. Bu
bağlamda çocuğun duygularını sağlıklı şekilde ifade edebileceği alanlar yaratılmalıdır.

"Neler hissediyorsun/üzülmüş olabilirsin/hissettiğin duyguyla ilgili/dedenle birlikte olduğun
bir resim çizmek ister misin?/dedeni özlediğin zaman resimlerine bakabiliriz, oynadığınız
oyunları birlikte oynayabiliriz..."
Çocuğun bu süreci nasıl deneyimleyeceği, büyük ölçüde, ebeveynin nasıl bir
duygudurumu içinde olduğu ve çocuğun rutinlerinin nasıl etkilendiğiyle belirlenir. Bu
bağlamda, çocuğun rutinleri olabildiğince aksatılmadan, ihtiyaçlarının ihmal edilmemesi
önemlidir. Çocuklar evin içerisinde ebeveynlerini elbette ki üzgün görebilirler. İstenmedik
olan, çocuğa sağlıklı bir açıklamanın yapılmadığı ortamda, çocuğun ebeveyninin üzgünlüğünü
kendi zihninde anlamlandırmaya çalışmak zorunda kalmasıdır. Aksi halde çocuk bu
durumdan kendisini sorumlu tutabilir ve suçlayabilir.
Bir yakının ölüm haberini alan çocuk sıklıkla ebeveyninin ölümüyle ilgili endişe
duyabilir. Bu noktada çocuğa ";biz annen ve baban olarak uzun yıllar daha seninle birlikte
olacağız"; açıklamasının yapılarak güvenin yeniden tahsis edilmeye çalışılması oldukça
önemlidir.

Etiketler

Çocuk ve ölüm kavramı

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.