Doktorsitesi.com

ÇOCUK ve GENÇLERDE ŞİDDETE EĞİLİMİN NEDENLERİ ve ÖNERİLER

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022177 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUK ve GENÇLERDE ŞİDDETE EĞİLİMİN NEDENLERİ ve ÖNERİLER
ÇOCUK ve GENÇLERDE ŞİDDETE EĞİLİMİN NEDENLERİ ve ÖNERİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk ve Ergen Gelişiminde Medyanın Şiddet Üzerindeki Etkisi

Çocukluk dönemi özdeşimlerle değerlerin öğrenildiği, ergenlik ise bu değerlerin gözden geçirilerek kimliğin şekillendiği kritik bir süreçtir. Günümüzde bilgisayar oyunları, internet kullanımı ve televizyon, çocuk ve gençlerin değer yargıları ile ilişki biçimlerini derinden etkileyebilmektedir. Medyanın şiddet davranışlarını hayatın doğal bir parçası gibi sunması, bu eylemleri gerçekleştiren karakterlerin çocuklar için birer özdeşim nesnesi haline gelmesine yol açmaktadır.

Medya Maruziyeti ve Şiddetin Normalleşmesi

Şiddet içerikli yayınlara maruz kalan çocuk ve gençlerde saldırgan davranışların arttığı gözlemlenmektedir. Yapılan araştırmalar, televizyon maruziyetine bağlı şiddet eğiliminin, bu etkiye maruz kalmayan çocuklara oranla yaklaşık 10 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu süreçte çocuklarda şu algı değişimleri meydana gelmektedir:

  • Dünyanın tehlikeli bir yer olduğu düşüncesi gelişir.
  • Şiddet içerikli kurallara uyulduğunda zarar görmeyeceklerine inanırlar.
  • Cezai sorumlulukların önemsiz olduğu algısı oluşur.
  • Şiddet uygulanan kişiye karşı empati eksikliği baş gösterir.

Televizyon ve internetteki şiddet sahneleri, şiddetin normalleşmesini beraberinde getirir. Özellikle şiddet uygulayanların kahramanlaştırılması ve adalet sisteminin konu edilmemesi, gençlerin vicdan ve adalet algısını zedelemektedir.

İnternet Kullanımı ve Sosyal Gelişim Riskleri

Yoğun internet kullanımı sadece şiddet eğilimini artırmakla kalmaz, aynı zamanda çocukların sosyal gelişimlerini de aksatabilir. Kontrolsüz internet kullanımı ve şiddet içerikli oyunlar şu olumsuz sonuçlara zemin hazırlayabilir:

Etki AlanıOlası Olumsuz Sonuçlar
Psikolojik DurumYüksek kaygı ve düşük özgüven
Akademik HayatDüşük başarı ve okula devam güçlükleri
Sosyal BecerilerÖfke kontrolü sorunu ve etkili iletişim eksikliği
DavranışsalSorunlarla başa çıkma yollarını bilememe

Sosyal Faaliyetlerin Şiddeti Önlemedeki Rolü

Sosyal faaliyetlerin kısıtlı olması, çocukları internete ve dolayısıyla şiddet içerikli içeriklere daha fazla yönlendirmektedir. Çocukların enerjilerini atabilecekleri, yaratıcılıklarını geliştirebilecekleri sanat, spor ve bilim gibi alanlara yönlendirilmesi hayati önem taşır. Sosyal desteği güçlü olan ve gerçek arkadaşlıklar kuran bireyler, kendilerini daha güvende hissederek ruhsal açıdan daha sağlıklı gelişirler.

Şiddet, öğrenme yoluyla edinilen bir davranıştır. Eğer çocukların şiddeti öğrendiği alanlar ortadan kaldırılır ve yerine sorun çözme becerileri konulursa, şiddet davranışlarına başvuru azalacaktır. Eğlenceli ve eğitici aktiviteler, gencin internet ortamı dışındaki gerçek dünyayla bağ kurmasını sağlar.

Ruhsal Hastalıklar ve Şiddet Eğilimi

Çocuk ve ergen ruh sağlığı polikliniklerine yapılan başvurularda, şiddet davranışlarının altında genellikle temel bir ruhsal bozukluk yatmaktadır. Özellikle davranım bozukluğu, depresyon ve iki uçlu (bipolar) bozukluk gibi durumlarda kendine veya başkasına yönelik şiddet görülebilir.

Aileler, çocuklarında daha önce olmayan bir şiddet eğilimi fark ettiklerinde mutlaka bir çocuk psikiyatristine başvurmalıdır. Bu durumun tedavi edilmemesi; okuldan atılma, adli sorunlar veya geri dönüşümsüz fiziksel zararlar gibi ağır sonuçlar doğurabilir.

Aileler ve Öğretmenler İçin Risk Yönetimi

Bir sorunu önlemenin en etkili yolu, risk faktörlerini önceden belirlemektir. Şiddeti doğuran nedenler arasında aile içi şiddete tanık olma, akran baskısı, engellenmeye dayanamama ve kontrolsüz internet kullanımı yer almaktadır.

Ebeveynlerin ve eğitimcilerin dikkat etmesi gereken noktalar:

  1. İnternet ve televizyon kullanımı kontrollü ve kısıtlı olmalıdır.
  2. Çocuklar şiddet içeren programlardan korunmalıdır.
  3. Sosyal etkileşim ve okul desteği artırılmalıdır.
  4. Şiddetin bir ruhsal sorun belirtisi olabileceği unutulmamalıdır.

Ebeveynler, çocuklarının davranışları kendilerine veya çevrelerine zarar vermeye başladığında, vakit kaybetmeden profesyonel destek alarak kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını sağlamalıdır.

Etiketler

GençlerdeŞiddet eğilimiÇocuklarda şiddet

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.