Doktorsitesi.com

ÇOCUK VE GENÇLERDE KAYGI BOZUKLUKLARI

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
16 Aralık 2024218 görüntülenme
Randevu Al
Kaygı bozuklukları, ergenlerin ve ayrıca ebeveynlerinin ve ergenlerle çalışan ve onları tedavi edenlerin karşılaştığı en önemli sağlık sorunları arasındadır.
ÇOCUK VE GENÇLERDE KAYGI BOZUKLUKLARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozuklukları ve Yaygınlığı

Kaygı bozuklukları, ergenler, ebeveynler ve ruh sağlığı profesyonelleri için günümüzün en kritik sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Yapılan araştırmalar, bu bozuklukların tahmini yaygınlığının %30 civarında olduğunu ve kız çocuklarında erkeklere oranla daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Ancak dikkat çekici olan nokta, kaygılı ergenlerin yaklaşık %80’inin tedavi görmemesidir; bu durum kaygı bozukluklarını ergenlik döneminde en az tedavi edilen ruh sağlığı sorunlarından biri yapmaktadır.

Kaygı Bozukluklarının Ortak Özellikleri

Tüm kaygı bozuklukları, bireyin yaşam kalitesini düşüren belirli ortak paydalarda buluşur. Bu durumlar genellikle aşırı korku, korkulan nesne veya durumlardan kaçınma ve olası bir karşılaşma beklentisiyle gelişen yoğun endişe halini içerir. Bu döngü, bireyin günlük rutinlerini ve duygusal dengesini doğrudan olumsuz etkiler.

Normal Kaygı ile Kaygı Bozukluğu Arasındaki Farklar

Çocukluk ve gençlik döneminde gelişimsel olarak görülen "normal" korkuları, klinik bir bozukluktan ayırt etmek büyük önem taşır. Gelişim sürecinde çocukların belirli dönemlerde farklı korkular yaşaması olağandır. Aşağıdaki tabloda yaş gruplarına göre normal kabul edilen gelişimsel korkular özetlenmiştir:

Yaş GrubuNormal Kabul Edilen Korkular ve Kaygılar
Bebeklik DönemiYüksek ses, büyük nesneler ve yabancı korkusu
12-18 AyYabancılara karşı tedirginlik, ebeveynden ayrılma korkusu
5-7 YaşKaranlık, hayali yaratıklar, yalnız uyuma ve doktor korkusu
Ergenlik DönemiAkran kabulü veya reddi konusundaki endişeler

Bu normal kaygılar genellikle geçicidir ve çocuğun sosyal veya akademik becerilerini engellemez. Ancak, işlevselliği bozan, süreklilik arz eden ve günlük yaşamı felç eden kaygılar kaygı bozukluğu kapsamında değerlendirilmelidir.

Kaygı Bozukluklarının Nedenleri ve Risk Faktörleri

Çocuk ve gençlerde kaygı bozukluklarının ortaya çıkmasında tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir. Bu durumun arkasında genellikle çok boyutlu faktörler yatar. Başlıca nedenler arasında genetik yatkınlık, bireysel mizaç özellikleri ve olumsuz yaşam olayları yer alır. Ayrıca ebeveyn tutumları ve ebeveynin sahip olduğu ruhsal hastalıklar da önemli risk faktörleridir.

Sık Karşılaşılan Kaygı Bozukluğu Türleri

Çocukluk döneminde en sık ayrılık anksiyetesi görülürken, ergenlikte sosyal fobi ve yaygın anksiyete bozukluğu ön plana çıkar. Çocuklar ve ergenler kaygılarını genellikle mide ağrısı veya baş ağrısı gibi fiziksel şikâyetlerle dile getirirler. Bu durumlar sıklıkla okula gitmek istememe, akademik başarıda düşüş ve sosyal içe kapanma ile sonuçlanır.

1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Başarı, sağlık veya aile gibi konularda kontrol edilemeyen aşırı endişe halidir. Tanı için aşağıdaki belirtilerden en az birinin bulunması yeterlidir:

  • Huzursuzluk ve gerginlik
  • Kolay yorulma ve odaklanma güçlüğü
  • Sinirlilik ve kas gerginliği
  • Uyku bozuklukları

2. Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)

Başkaları tarafından incelenme, aşağılanma veya mahcup olma korkusudur. Çocuklarda bu durum ağlama, öfke nöbetleri veya donup kalma şeklinde görülebilir. Birey, olumsuz değerlendirileceği toplumsal durumlardan kaçınır veya bunlara yoğun bir acı ile katlanır.

3. Ayrılık Anksiyetesi

Evden veya bağlandığı kişilerden ayrılmaya yönelik aşırı korkudur. Tanı için şu belirtilerden en az üçü görülmelidir:

  • Ayrılık anında aşırı kaygı ve bağlandığı kişiyi yitirme korkusu
  • Okula gitmeyi reddetme
  • Yalnız kalmaya karşı isteksizlik
  • Ayrılık temalı karabasanlar
  • Baş ve mide ağrısı gibi fiziksel belirtiler

4. Panik Bozukluk

Aniden ortaya çıkan ve dakikalar içinde doruğa ulaşan yoğun korku ataklarıdır. Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı ve ölüm korkusu gibi belirtilerle kendini gösterir. Ayrıca derealizasyon (gerçeklikten kopma) ve kontrolü kaybetme korkusu da eşlik edebilir.

5. Seçici Konuşmamazlık ve Özgül Fobiler

  • Seçici Konuşmamazlık: Çocuğun belirli sosyal ortamlarda (örneğin okulda) konuşmayı reddetmesidir.
  • Özgül Fobi: Uçma, yükseklik veya hayvanlar gibi belirli nesne/durumlardan duyulan aşırı korkudur.

Eş Tanılar ve Riskler

Kaygı bozuklukları nadiren tek başına görülür; genellikle depresyon, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), DEHB ve öğrenme güçlükleri ile birliktelik gösterir. Tedavi edilmediğinde kronikleşme eğilimindedir ve ergenlikten erişkinliğe geçişte daha ağır ruhsal sorunlara zemin hazırlar. En kritik risklerden biri ise bu bozuklukların intihar girişimi için risk oluşturmasıdır.

Tanı ve Tedavi Süreçleri

Değerlendirme sürecinde hem çocuktan hem de ebeveynlerden ayrıntılı öykü alınmalıdır. Tedavi planı; belirtilerin şiddeti, akademik etki ve ek hastalıkların varlığına göre kişiselleştirilir.

Uygulanan Başlıca Yöntemler:

  • Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT), gevşeme teknikleri ve maruz bırakma.
  • Psikoeğitim: Aileye ve çocuğa bozukluk hakkında detaylı bilgi verilmesi.
  • İlaç Tedavisi: Orta ve şiddetli vakalarda, işlevselliğin ciddi bozulduğu durumlarda tercih edilir.

En yüksek etkinlik, psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte uygulandığı durumlarda elde edilir. Erken teşhis ve müdahale, akademik kayıpların ve kronikleşmenin önlenmesi açısından hayati önem taşır.


Prof. Dr. Seher Akbaş

Etiketler

Çocuk ve gençlerde kaygı bozukluklarıKaygı bozukluğu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.