Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB); bireyin yaşamını tehdit eden bir olaya maruz kalması veya böyle bir duruma tanıklık etmesi sonucunda gelişen bir stres bozukluğudur. Bu süreçte kişi; yoğun korku, çaresizlik ve dehşet hissi yaşar. TSSB, travmatik olayın zihinde sürekli yeniden canlanması, hatırlatıcı unsurlardan kaçınma ve artan kaygı düzeyine bağlı olarak verilen aşırı tepkilerle karakterize bir tablodur.
Çocuk ve Ergenlerde TSSB Belirtileri
Çocukluk çağında görülen travmatik yaşantılar, yetişkinlerden farklı semptomlarla kendini gösterebilir. Çocuklarda korku ve dehşet hissinin yerini; huzursuzluk, tepkisellik ve yaşından beklenmeyen anlamsız davranışlar alabilir. Travmatik olayın detayları bazen net kabuslarla, bazen de karmaşık ve tuhaf rüyalarla dışa vurulur. Ayrıca, travmanın belirli kısımlarına dair hafıza boşlukları yaşanması da sık rastlanan bir durumdur.
TSSB tanısı alan çocuk ve ergenlerde gözlemlenebilen diğer davranışsal değişimler şunlardır:
- Sosyal Çekilme: Hatırlatıcı duygu ve düşüncelerden kaçınma isteği, okul başarısında düşüşe ve sosyal izolasyona neden olabilir.
- Gerileyici Davranışlar: Parmak emme, alt ıslatma, tırnak yeme ve yabancılardan aşırı korkma gibi güven eksikliği belirtileri görülebilir.
- Psikomotor Belirtiler: Yeni tiklerin gelişmesi, aşırı öfke patlamaları ve tepkisel davranışlar.
- Uyku ve Dikkat Sorunları: Gece terörü, uykuda yürüme, karanlık korkusu, sürekli irkilme hali ve dikkat toplama güçlüğü.
Travma Türleri ve Etkileri
Travmanın türü, semptomların şiddeti ve biçimi üzerinde belirleyicidir. Tek seferlik ve ani gelişen travmalarda genellikle olayı yeniden yaşama ve aşırı uyarılmışlık hali görülürken; çoklu ve sistematik travmalarda duyguları ifade etme güçlüğü ve çevreden kopma gibi çökkün ruh hali baskındır.
TSSB Gelişimine Neden Olabilecek Travmatik Olaylar:
| Fiziksel ve Çevresel Faktörler | Kişisel ve Sosyal Travmalar |
|---|---|
| Deprem, sel gibi doğal afetler | Fiziksel ve psikolojik şiddet |
| Trafik kazaları ve zorlu ameliyatlar | Cinsel istismar, taciz ve tecavüz |
| Terör olayları ve saldırılar | Ani ebeveyn kaybı veya kaybolma |
Araştırmalar, çocuk ve ergenlerin %40'ının 18 yaşına kadar TSSB geliştirebilecek düzeyde bir travma ile karşılaştığını göstermektedir. Özellikle can güvenliğini tehdit eden olaylar ve aile içi şiddet, bu bozukluğun gelişiminde en kritik risk faktörleridir.
İyileşme Sürecini Etkileyen Faktörler
TSSB'nin uzun vadeli seyri; çocuğun kişilik özelliklerine, stresle baş etme mekanizmalarına ve travmanın ağırlığına bağlıdır. Bu süreçte aile içi iletişim ve ailenin çözüm odaklı yaklaşımı, çocuğun ruh sağlığını korumada hayati bir rol oynar. Ayrıca toplumsal destek ve sivil toplum kuruluşlarının müdahalesi, olumsuz sonuçların engellenmesinde birleştirici bir güç oluşturur.
TSSB Tedavisinde EMDR Terapisi ve Psikolojik Destek
TSSB tedavisinde erken ve yerinde müdahale, rahatsızlığın kronikleşmesini önlemektedir. Günümüzde en etkili yöntemlerden biri olan EMDR Terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), hızlı ve kalıcı iyileşme sağlayan bir psikoterapi yöntemidir.
EMDR Terapisinin Çalışma Prensibi:
- İşlenmemiş Anılar: Travmatik olaylar beynin korku-kaygı merkezinde parçalı ve işlenmemiş şekilde depolanır.
- Fiziksel Tepkiler: Bu anılar tetiklendiğinde çarpıntı, titreme, terleme ve bulantı gibi bedensel duyumlar eşlik eder.
- Yeniden İşleme: EMDR ile bu olumsuz anı ağları yeniden işlenerek duyarsızlaştırılır.
- Güçlü Baş Etme: Geçmişin stresi ortadan kaldırılırken, bireyin gelecekteki olaylara karşı daha dirençli bir baş etme mekanizması geliştirmesi sağlanır.
Terapist ve aile iş birliği, çocukların bu zorlu süreci aşmalarındaki en önemli etkendir.
Psikiyatrist Uzman Dr. Zengibar Özarslan






