Doktorsitesi.com

Çocuk Anne İlişkisi: Bağlanma Stilleri

Uzm. Psk. Sadık Sun
Uzm. Psk. Sadık Sun
30 Nisan 2019152 görüntülenme
Randevu Al
Çocuk Anne İlişkisi: Bağlanma Stilleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Kuramı: İnsan İlişkilerinin Temel Yapı Taşı

İnsan yavrusu, biyolojik açıdan gözlenen özel durumu (aciz ve çaresiz) nedeniyle, yaşamını sürdürebilmek için diğer türlerin yavrularına oranla çok daha uzun süre anne-babasının doğrudan yardımına muhtaçtır. Diğer canlıların yavruları doğduktan kısa bir süre sonra kendi başının çaresine bakabilecek duruma gelirken, insan evladının bu olgunluğa erişmesi çok daha uzun bir zaman almaktadır.

Bu kaçınılmaz durum, insan türünün bir arada yaşama eğilimini ve özellikle de bağlanma ihtiyacını açıklamaktadır. Bowlby tarafından geliştirilen bağlanma teorisi, yaşamın ilk yıllarında bebek ile bakımını üstlenen kişi arasında kurulan ilişkilere dayanır. Bu etkileşim süreci, çocuğun ileride kendine ve dış dünyaya yönelik geliştireceği zihinsel modellerin temelini oluşturur.

Erken Çocukluk Döneminde Bağlanma Süreci

İnsanın tüm yaşamını etkileyecek olan bu süreç, doğum sonrası ilk temasla başlar ve bebekliğin ilk 6 ile 24 ayı arasında şekillenir. Bu dönemde çocuğun bakımından sorumlu olan kişi, bireyin kendisiyle ve dış dünyayla olan ilişkisinin nasıl olacağını belirleyen kilit figürdür. Bakım veren kişiyle kurulan yakın ilişkinin biçimi, çocuğun ileriki dönemlerdeki duygu, düşünce ve davranış örüntülerini doğrudan etkiler.

Bowlby’e göre, erken çocukluk döneminde anne ve babaların sergilediği tekrarlayan davranışlar, çocukların zihinsel şemalarını şekillendirir. Bu şemalar, birey üzerinde yaşam boyu süren etkiler bırakır. Bağlanma figürleri, korunma ve destek ihtiyacı ortaya çıktığında bireylerin yöneldikleri özel kişilerdir. Bebeklikte bu işlevi ebeveynler, büyükanneler veya kreş çalışanları üstlenirken; ergenlik ve yetişkinlikte arkadaşlar, eşler ve iş arkadaşları bu listeye dahil olur.

Dört Temel Bağlanma Stili ve Özellikleri

Bartholomew ve Horowitz’e göre, kişinin kendisini ve diğerlerini nasıl algıladığına bağlı olarak dört farklı bağlanma örüntüsü ortaya çıkar. Bu modeller, bireyin özgüvenini ve sosyal ilişkilerindeki güven seviyesini belirler.

Bağlanma StiliKendilik AlgısıBaşkalarına Yönelik Algı
Güvenli BağlanmaOlumluOlumlu
Kayıtsız BağlanmaOlumluOlumsuz
Saplantılı BağlanmaOlumsuzOlumlu
Korkulu BağlanmaOlumsuzOlumsuz

1. Güvenli Bağlanma

Bu bireylerin özgüvenleri ve benlik saygıları yüksektir. Yakın ilişkilerde samimiyet kurma konusunda kendilerini rahat hissederler. Başkaları tarafından aldatılma veya terk edilme kaygıları taşımazlar. Olaylara genelde ılımlı ve iyimser yaklaşan bu kişiler, eşlerine karşı kuşkucu bir tutum sergilemezler.

2. Saplantılı Bağlanma

Saplantılı bireyler, başkalarının onayına ve kabulüne yoğun bir ihtiyaç duyarlar. Kendilerine güvenmedikleri için ancak başkalarından onay aldıklarında kendilerini güvende hissederler. Diğer insanlar tarafından yeterince değer görmediklerini düşünürler ve ilişkilerinde aşırı kıskanç bir tutum sergileyerek karşı tarafı usandırabilirler.

3. Kayıtsız Bağlanma

Bu kişiler, diğer insanlara yönelik olumsuz beklentileri nedeniyle yakın ilişkilerden kaçınırlar. Ancak bu kaçınmayı bir savunma mekanizması olarak kullanıp, yalnızken daha mutlu olduklarını iddia ederek benlik değerlerini korumaya çalışırlar. Reddedilme korkusunu itiraf etmek yerine, bağımsızlıklarını ve yalnızlığı ön plana çıkarırlar.

4. Korkulu Bağlanma

Korkulu bağlanma stiline sahip bireyler, hem başkalarının onayına ihtiyaç duyarlar hem de reddedilme acısı yaşamaktan korkarlar. Bu ikilem nedeniyle yakın ilişkilerden uzak durmayı tercih ederler. Sosyal ortamları risk faktörlerine göre kategorize ederler ve reddedilme riski hissettikleri ortamlardan hızla uzaklaşırlar.


Kaynakça

  • Akbağ, M. ve İmamoğlu, S. E. (2010). Cinsiyet ve bağlanma stillerinin utanç, suçluluk ve yalnızlık duygularını yordama gücünün araştırılması.
  • Arslan, E. (2008). Bağlanma Stilleri Açısından Ergenlerde Erikson’un Psikososyal Gelişim Dönemleri ve Ego Kimlik Süreçlerinin İncelenmesi.
  • Özyurt Ş. E., (2016). Ergenlikte Algılanan Duygusal İstismar ve Bağlanma Arasındaki İlişkinin İncelenmesi.
  • Solmuş, T. (2010). Bebeklikte, Çocuklukta ve Ergenlikte Bağlanma.
  • Soysal A. vd. (2005). Bebeklik dönemindeki bağlanma sürecine genel bir bakış.
  • Yaka, A. İ., (2011). Bağlanma, Erken Döneme Yönelik Şemalar, Öz-Yönetim ve Psikolojik Belirtiler Arasındaki İlişkiler.
  • Yücel, D., (2014). Çocukluk Çağı İstismar Yaşantılarının Genç Yetişkinlik Dönemindeki Bağlanma Süreçleri.

Etiketler

Çocuk gelişimiMutlu çocukÇocuk ve anne ilişkisianne bağıanne bağlanmasımutlu anneçocuk anne bağlanma ilişkisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Sadık Sun

Uzm. Psk. Sadık Sun

Uzm. Klinik. Psk. Sadık Sun 2009 yılında Dicle Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Klinik Psikolojide Uzmanlığa başlamıştır. Meslek yaşamına başladığı ilk günden itibaren çeşitli kurum ve kuruluşlarda yoğun bir şekilde çocuk, ergen ve çiftlerle klinik görüşmeler ve psikoterapi (bireysel ve grup) gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.