Doktorsitesi.com

Çocuğun Davranışı mı Zor, Yoksa Taşıdığı Duygu mu?

Psk. Gizem Sevim Karaman
Psk. Gizem Sevim Karaman
26 Ocak 202637 görüntülenme
Randevu Al
Bir çocuk bağırdığında, inatla direndiğinde, ağladığında ya da sınırları zorladığında genellikle akla gelen ilk soru şudur: “Bu çocuk neden bu kadar zor?”
Çocuğun Davranışı mı Zor, Yoksa Taşıdığı Duygu mu?

Oysa psikolojik açıdan daha işlevsel olan soru farklıdır:
Bu davranış altında hangi duyguyu barındırıyor?

Çünkü çocuk davranışı, çoğu zaman anlatılamayan bir içsel durumun dışa vurumudur.

Davranış Çocuğun Dili Olabilir mi?

Çocuklar yetişkinler gibi duygularını adlandırma ve düzenleme becerilerine henüz sahip değildir. Kaygı, öfke, hayal kırıklığı, korku ya da yalnızlık gibi duygular sözcüklere dökülemediğinde, beden ve davranış devreye girer.

Bu nedenle bazı davranışlar:

dikkat çekmek için değil, fark edilmek için,

sınırları zorlamak için değil, güvende hissetmek için,

zorlamak için değil, taşınan yükü boşaltmak için ortaya çıkar.

Davranış, çoğu zaman çocuğun sahip olduğu tek iletişim aracıdır.

“Zor Davranış” Etiketi Ne Yapar?

Bir davranışı “zor” olarak etiketlemek, çoğu zaman çözümü davranışı bastırmakta arar. Ceza, uyarı, görmezden gelme ya da aşırı kontrol devreye girer. Ancak davranışın altındaki duygu görülmediğinde, davranış geçici olarak azalsa bile duygusal ihtiyaç karşılanmaz.

Bu durumda çocuk şunu öğrenebilir:

“Hissettiğim şeyler kabul edilmiyor.”

Bu öğrenme, uzun vadede ya daha sert davranışlara ya da içe kapanmaya zemin hazırlayabilir.

Duyguyu Görmek Neyi Değiştirir?

Davranışın altındaki duyguyu fark etmek, sınırları kaldırmayı gerektirmez. Aksine, sınırın anlamını pekiştirerek güçlendirir. Çocuk hem davranışının sınırlandığını hem de duygusunun görüldüğünü deneyimler.

Örneğin:

Davranış durdurulur ama duygu yok sayılmaz

Tepki düzenlenir ama çocuk yalnız bırakılmaz

Bu yaklaşım, çocuğun kendini regüle etme becerisinin gelişmesine katkı sağlar.

Klinik Açıdan Bakıldığında

Terapi sürecinde “zor davranış” çoğu zaman bir alarm işlevi görür. Çocuğun yaşadığı bir değişim, kayıp, stres ya da ilişkisel zorlanma davranış yoluyla görünür hâle gelir. Burada amaç davranışı hızla söndürmek değil; ne anlam taşındığını belirlemektir.

Çünkü duygu fark edildiğinde, davranış genellikle dönüşmeye başlar.

Yetişkinler için Küçük Ama Kritik Bir Kayma

“Bu davranışı nasıl durdururum?” yerine
“Bu davranış bana ne anlatıyor?” sorusunu sormak, ilişkiyi dönüştüren bir adımdır.

Bu soru, çocuğu kontrol etme çabasından çıkarıp, çocukla temas kurma alanına taşır.

Çocuğun davranışı her zaman zor değildir; bazen zor olan, çocuğun tek başına taşımak zorunda kaldığı duygudur. Davranışı düzeltmeye çalışmak kısa vadede işe yarayabilir, fakat alt metninde yatan duyguyu görmek uzun vadede çocuğun ruhsal gelişimini destekler. Sağlıklı gelişim, davranışın değil; duygunun da ciddiye alındığı bir ilişkide mümkün olur.

Etiketler

Çocuk davranışlarızor davranışÇocukların duygularıÇocuklarda stres

Yazar Hakkında

Psk. Gizem Sevim Karaman

Psk. Gizem Sevim Karaman

Psikolog ve Aile Danışmanı Gizem SEVİM ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini Kocaeli’de tamamlamıştır. Lisans eğitimi için İzmir’de bulunan Yaşar Üniversitesi’nde Psikoloji lisans eğitimine başlamış ve lisansını İstanbul Arel Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Lisans eğitimi süresince kendini geliştirmek adına farklı alanlarda eğitimler almaya özen gösteren hocamız Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapi ve psikosomatik farkındalığı edinebilmek adına Fizyolojik Psikoloji konusunda kendisini geliştirmiştir.
Psikoloji lisansını tamamladıktan sonra özel bir danışmanlık merkezinde staj eğitimini tamamlarken birçok konuda sertifikalarını almıştır. Hocamız Türk Psikologlar Derneği’ne üye olup mümkün mertebe eğitimlerine katılmaya özen göstererek Psikoloji alanındaki gelişmeleri takip etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.