Doktorsitesi.com

Cinsel terapistler

Psk. Dan. Aykut Akova
Psk. Dan. Aykut Akova
29 Mayıs 2010942 görüntülenme
Randevu Al
Cinsel terapistler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinismus Sorunu ve Cinsel Terapi Çözümleri

Türkiye'de yapılan araştırmalar, cinsel sorunlar yaşayan kadınların büyük bir bölümünün vajinismus problemi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Vajinismus, cinsel birleşmeye müsaade etmeyecek şekilde vajina kaslarında meydana gelen istemsiz kasılmalar olarak tanımlanır. Bu durum hem kadın hem de eşi üzerinde ciddi psikolojik etkiler yaratmaktadır.

Bu problemi yaşayan kadınların eşlerine yönelik algıları üzerine yapılan çalışmalar dikkat çekici veriler sunmaktadır. Kadınların yüzde 57'si kocalarını bu konuda düşünceli ve yardımcı olarak değerlendirirken, yüzde 15'i öfkeli ve saldırgan, yüzde 2'si ise tepkisiz olarak nitelendirmektedir.

Vajinismus Yaşayan Kadınların Psikolojik Portresi

Vajinismus sorunu yaşayan kadınların genel psikolojik yapıları incelendiğinde; yoğun kaygı, çocuksu duygusallık ve anneye bağımlılık gibi ortak özellikler ön plana çıkmaktadır. Bu bireylerin yetişkinliği ve evliliği kabul etmede güçlük yaşadıkları gözlemlenmektedir.

Genellikle geleneksel aile yapılarında yetişen bu kadınların ortak özellikleri arasında cinsel tutuculuk ve cinsellik hakkında yanlış bilgilenme yer almaktadır. Bu durum, bireyin sağlıklı bir cinsel yaşam kurmasının önündeki en büyük engellerden biridir.

Kadını Vajinismus Sorununa İten Yaygın Hurafeler

Toplumda kulaktan kulağa yayılan ve bilimsel temeli olmayan bazı inanışlar, vajinismusun tetiklenmesinde rol oynar. Bu yanlış inanışlar ve hurafeler şunlardır:

  • Erkeklerin potansiyel bir tehdit kaynağı ve güvenilmez olduğu düşüncesi.
  • Kadınların zayıf ve çaresiz, erkeklerin ise baskın olduğu algısı.
  • Cinsel ilişkinin erkekler için bir gereksinim, kadınlar için ise acı verici bir zorunluluk olduğu inancı.
  • Cinsel birleşmenin vücuda kalıcı zarar vereceği korkusu.
  • Korku ve öfke gibi duyguların daima bastırılması gerektiği düşüncesi.
  • İlk birleşmenin her zaman büyük ve dayanılmaz bir acı vereceği efsanesi.

Cinsel Birleşme Neden Mümkün Olmuyor?

Cinsel ilişki, çok sayıda koşullu tepkiyi içeren karmaşık bir aktivitedir. Çiftler arasındaki uyum sağlandığında vücut adeta bir otomatik pilot gibi davranarak keyifli bir deneyim sunar. Ancak bu uyum doğuştan gelmez; öğrenilebilen bir özelliktir. Sinir ve kas sistemi bu uyumu zamanla öğrenir ve hatırlar.

DurumVajinismus YaşayanlardaSağlıklı Süreçte
Zihin-Vücut İlişkisiOlumsuz mesajlar ve korku hakimdir.Pozitif deneyim ve beklenti vardır.
Kas TepkisiPC kasları istemsiz ve refleks olarak kasılır.Kaslar gevşer ve girişe izin verir.
Kontrol AlgısıBeden üzerindeki kontrol kaybı hissedilir.Kontrollü ve tatminkar bir süreç işler.

Vajinismus Tedavisinde Kas Belleğinin Yeniden Oluşturulması

Vajinismus problemi olan kadınlarda vücut ve zihin, cinsel ilişkiye yönelik pozitif bir deneyime sahip değildir. Aksine, her ağrılı girişim veya başarısız deneme, olumsuz hafızanın güçlenmesine neden olur. Bu durumda erkek "bir duvara çarpmış" gibi hissederken, kadın kendi bedeni üzerindeki kontrolü tamamen kaybetmişlik hissi yaşar.

Vajinismus tedavisi, bu istemsiz kasılmaların ortadan kaldırılmasını ve kasların yeniden eğitilmesini hedefler. Başarılı bir cinsel terapi sürecinin temel unsuru, "kas belleğinin yeniden oluşturulması" olarak adlandırılır. Doğru tekniklerle vücut ve zihin, cinsel ilişkiyi sağlıklı ve olumlu bir eylem olarak yeniden kodlamaktadır.

Etiketler

Cinsel ilişkiCinsel birleşmeCinsel deneyimVajina kaslarında istemsiz kasılma

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Aykut Akova

Psk. Dan. Aykut Akova

Psikolog ve Pedagog Aykut Akova lise öğreniminin ardından 1991 senesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nü bitirmiştir. Çocuk ve Yetişkin Psikiyatri eğitimlerini Çapa Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.