Doktorsitesi.com

Harekete Geçmek Üzerine

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
17 Şubat 2021196 görüntülenme
Randevu Al
Harekete Geçmek Üzerine
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Harekete Geçmeyi Neden Erteliyoruz?

Günlük hayatta sıkça karşılaştığımız "Yapmam gereken her şeyi sürekli erteliyorum" veya "Yaşadığım sorunları ne yaparsam yapayım çözemeyeceğimi düşünüyorum" gibi düşünceler, aslında göründüğünden daha derin psikolojik süreçlere işaret eder. Eğer siz de sorunlarınıza çözüm üretmek için harekete geçmeyi sürekli erteliyor ve çevrenizdeki koşulları suçluyorsanız, bu durumun size sağladığı ikincil kazançlar farkında olmadan işinize geliyor olabilir.

Sürekli Şikayet Etmenin Psikolojik Arka Planı

Çevremizde sürekli bir şeylerden yakınan; iş yerini, eşini, ailesini veya genel ülke gündemini sorumlu tutan ancak kendi hayatı için hiçbir sorumluluk almayan bireylerle sıkça karşılaşırız. Aslında bu tarz yakınmalarda bulunmak ve sorumluluğu dışsal faktörlere atfetmek, zaman zaman hepimizin düştüğü bir tuzaktır.

Bu insan tipine karşı duyulan öfkenin temelinde, çoğu zaman kendi hayatımızla ilgili sorumluluk almayışımızın bize içten içe hatırlatılması yatar. Koşullar ne kadar zorlayıcı olursa olsun, durumu düzeltmeye dair kendi gücümüzü yadsıma eğilimi, aslında nasıl bir yaşam senaryosu tercih ettiğimizi gösterir.

İkincil Kazanç Nedir? Şikayet Etmenin Gizli Avantajları

Harekete geçmek yerine yakınmayı tercih etmenin bireye sağladığı dolaylı faydalara ikincil kazanç denir. Bu kazanımlar, kısa vadede konfor sağlasa da uzun vadede hayat kalitesini düşürür. Yaygın ikincil kazançlar şunlardır:

  • Yorulmaktan kaçınma ve konfor alanını terk etmeme.
  • İhtiyaç duyulan ilgiyi ve onayı yakınma yoluyla elde etme.
  • Yanlış adım atma korkusuyla sorumluluktan kaçınma.
  • Pişmanlık riskini minimize etme.

İlgi Çekme Yöntemi Olarak Yakınma

Çocukluk döneminde yeterli ilgi ve sevgiyi göremeyen bireyler, yetişkinlikte dikkat çekmek için sorunlarını bir araç olarak kullanabilirler. Örneğin, sürekli sağlık sorunlarından yakınıp doktora gitmeyen veya iş stresini bahane ederek çevresinden sürekli anlayış bekleyen kişiler bu gruba girer. Bu noktada problemin çözülmesi, birey için ilgi kaynağının tükenmesi anlamına geldiği için çözüm üretmek pek "işlerine gelmez".

Fedakarlık ve Başarısızlık Korkusu

Kültürel yapımızda sıklıkla yüceltilen "fedakar" sıfatı, bazen harekete geçmenin önündeki en büyük engeldir. Kendi ihtiyaçlarını yok sayarak başkaları için yaşayan bireyler, bu sıfatı kaybetmemek adına bencil görünmekten korkarlar. Ancak karşılanmayan ihtiyaçlar bir süre sonra aşırı sitemkar tavırlara dönüşür.

Öte yandan, başarısızlık korkusu da erteleme davranışını besler. "Uygun şartlar sağlansa mükemmel işler başarırım" illüzyonu yaratmak, başarısızlık duygusunu sağlıksız bir yoldan telafi etme şansı verir. Bu durum, bireyin kendi koşullarında neler yapabileceğine odaklanmasını engeller.

Harekete Geçmek İçin İzlenmesi Gereken Yol Haritası

Yakınma döngüsünden çıkmak ve hayatınızın kontrolünü eline almak için kendinize şu iki kritik soruyu sormalısınız:

  1. Bu yakınma döngüsünden çıktığım anda beni nelerin beklediğini düşünüyorum?
  2. Bu beklentilerim ne kadar gerçekçi?

Yaşam Senaryolarının Karşılaştırılması

Nasıl bir hayat istediğinizi sorgularken aşağıdaki tabloyu göz önünde bulundurabilirsiniz:

Mevcut Durum (Hareketsizlik)Hedeflenen Durum (Harekete Geçme)
Konfor alanı ve sahte güvenlik hissiGelişim ve yeni deneyimler
Sorumluluğu başkalarına atma rahatlığıKendi hayatının lideri olma
Geçici ve dolaylı ilgi/onayGerçek başarı ve özsaygı
Sürekli sitem ve tatminsizlikHedefler doğrultusunda doyumlu bir yaşam

Öğrenilmiş Çaresizliği Aşmak

"Daha önce çok denedim ama olmadı" düşüncesi, öğrenilmiş çaresizliğin en net göstergesidir. Bir problemle baş etmek için aynı yöntemleri defalarca denemek yerine, farklı yollardan gitmeye cesaret etmek gerekir. Mükemmeliyetçilikten kurtulmak için yapılması gereken işleri "başarılı hissedebileceğiniz kadar ufak parçalara" bölmek, konfor alanından çıkmayı kolaylaştıracaktır.

Sonuç olarak; yaşadığımız sorunlarla ilgili neye inanmayı seçtiğimiz, aslında hangi yaşam senaryosunu tercih ettiğimizi belirler. İkincil kazançların bir son kullanma tarihi olduğunu fark etmek, kendi hayatınızı yaşamaya başlamanın ilk adımıdır.

Etiketler

MükemmeliyetçilikMotivasyonYetersizlikKariyerErtelemetakdironayöz denetimöz disiplin

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk Dan. Ece Eken, 2014 yılında Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı’nda lisans eğitimini tamamladıktan sonra yine aynı bilim dalında yüksek lisans eğitimini 2018 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans tezi kapsamında Şema Terapi eğitimi almış ve romantik ilişkilerimiz üzerindeki erken çocukluk yaşantılarımızın etkisini incelemiştir. Hem lisans hem de yüksek lisans eğitimleri süresince süpervizyon eşliğinde bireyle psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulaması yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.