Doktorsitesi.com

Cinsel istismar mağduru birçok çocuğun konuşamaması ve çocuklarını yetiştirirken ebeveynlerin tutumuyla alakalı bir yazı

Psk. Efsun Yıldız
Psk. Efsun Yıldız
5 Haziran 202437 görüntülenme
Randevu Al
Bu yazıyı bazı düzenlemeler yapıp tekrar paylaşıyorum daha iyi anlatabilmek adına. Cinsel istismar, tehdit edilen bir çocuk, konuşamayan ve sonrasında daha fazla fail tarafından aynı istismarın gerçekleştirilmesi. Faili korumak için çocuğa ve ailesine iğrenç ifadeler kullanan ve çocuğu kimliğini açıklamakla tehdit eden yüz karası bir avukatın varlığını öğrendik. Bana göre bu suçluların savunulma hakkı olmamalı ve o avukat meslekten men edilip (ve işlediği suç için en ağır cezayı alarak) bir daha asla bu mesleği de yapamamalı. Bu konuda uzun uzun yazabilirim fakat çocuk psikolojisi, travma ve ebeveyn davranışları konusuna girmek istiyorum bu alanda eğitim aldığım için. Öncelikle çocukların konuşamaması durumunu sıkça görüyoruz cinsel istismar durumlarında. Bu paylaşım aileleri suçlayıcı bir paylaşım değil. Tepkinin yönünü ailelerden ziyade faillere ve hukuk(suzluk) sistemine, bunları sokağa salanlara çekmeliyiz. Ailelere ve topluma da davranışları konusunda farkındalık ve eğitim gerekli. Bu paylaşımın devamında ailelerin çocuklarına genel olarak nasıl davranması gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Cinsel istismarın oldukça yaygın olduğunu biliyoruz. Failin daha çok tanıdık (aile üyesi, akraba, komşu, öğretmen, gibi) olduğunu da biliyoruz. (Sokaktan geçen biri olamaz demek değil bu, sadece oranlar bu şekilde.) Birçok cinsel istismar failinin de sokağa salınıp okullarda güvenlik, servis şoförü olarak çalışabildiğini de utanarak öğrenmeye devam ediyoruz. Ailelerin travmatik, özgüvensiz, kendini ve duygularını ifade edemeyen; yaşadığı iyi/kötü olayları anlatamayan çocuk yetiştirmemesi gerekiyor. Tekrarlıyorum bu cinsel istismar mağduru çocukların ailelerini suçlayan bir paylaşım değil. Suçun nedeni faille birlikte fail aklamaya çalışanlar; faili teşvik eden, faile cesaret verenlerdir. Çocuğa kendisini önemsiz, değersiz, konuşsa tepki görecek veya dinlenilmeyecek, inanılmayacak, önemsenmeyecek gibi hissettirmemeleri gerekiyor. Herhangi bir konuda yaşadıklarını veya duygularını anlatan çocuğu dikkate almadıklarında çocuğun anlatma davranışının önünü kesebiliyorlar. Mahremiyet eğitimini de çocuğu travmatize etmeden, kendi bedeninden veya cinsiyetinden utandırmadan doğru bir şekilde vermeleri lazım. Çocuklar başlarına ne gelirse gelsin arkalarında olan, onlara kızmayacak; onları suçlamayacak, cezalandırmayacak aileleri olduğunu bilmeli ve yaşadıkları olayları ve duygularını ebeveynlerine çekinmeden anlatabilmeli. Bu sadece söylemle değil çocuğa davranışlarla da gösterilmeli. Çocukların bunu içselleştirebilmeleri gerekiyor. Çocuklarına yaptıkları hatalar nedeniyle bağıran, aşağılayan, hakaret eden veya çocuklarıyla iletişim kurmayan ebeveynlerin çocukları maruz bırakıldıkları şiddeti ve yaşadıkları iyi/kötü olayları anlatmaktan çekinip korkuyorlar. Ebeveynler onlardan korkan çocuk yetiştirmemeli; veya hayattaki hırslarını, başaramadıklarını düşündüklerini çocuklarından çıkartmamalı ve kafalarındaki ideal çocuğu yaratmak için çocuklarına zulmetmemeli. Özetlemeye çalıştım ve illa ki eksiklerim olmuştur çünkü konu hakkında söylenecek çok şey var. Tekrarlıyorum suçun nedeni fail, fail aklamaya çalışanlar; faile cesaret veren ve sessiz kalanlardır. ●Bunlara ek olarak utanması gereken mağdur çocuklar değildir. Onlar kendini suçlamamalıdır. ●Ayrıca lütfen hayatları kararmış, hayatları bitmiş ve acınası durumdalarmış gibi muamele yapmayalım. ●Duygularını ifade etmelerinin önünü kesmeyelim. Kendilerini anlaşılmış ve kabul edilmiş hissetmeleri gerekiyor. ●Maruz bırakıldıkları istismar/şiddeti önemsizleştiren ifadeler kullanmayalım. ●Bu yaklaşımlarımız hayatlarının devamını etkileyecek. Ve hayatları boyunca o anda kalmak zorunda değiller, lütfen onlar için bunu zorlaştırmayalım.
Cinsel istismar mağduru birçok çocuğun konuşamaması ve çocuklarını yetiştirirken ebeveynlerin tutumuyla alakalı bir yazı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk İstismarı ve Toplumsal Sorumluluklarımız

Cinsel istismar, çocukların hayatını tehdit eden, onları sessizliğe mahkûm eden ve faillerin bu sessizlikten güç alarak eylemlerini sürdürdüğü yıkıcı bir süreçtir. Bu ağır suçun ardından çocukların konuşamaması, genellikle maruz kaldıkları tehditler ve toplumsal baskılardan kaynaklanmaktadır. Bu yazıda, çocuk istismarı vakalarındaki hukuki aksaklıkları, çocuk psikolojisi üzerindeki etkileri ve ebeveynlerin bu süreçteki kritik rollerini uzmanlık perspektifiyle ele alacağız.

Hukuki Süreç ve Faillerin Korunması Sorunu

Son dönemde yaşanan olaylar, faili korumak adına çocuğa ve ailesine yönelik etik dışı ifadeler kullanan, çocuğu kimliğini açıklamakla tehdit eden hukukçuların varlığını ortaya koymuştur. Bu tür bir yaklaşım, adaletin tesis edilmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu suçları işleyenlerin savunulma hakkı olmamalı ve meslek etiğini hiçe sayan avukatlar meslekten men edilerek en ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır.

Bu noktada tepkinin odağı ailelerden ziyade, faillere ve bu failleri sokağa salan hukuk sistemine yöneltilmelidir. Birçok istismar failinin serbest bırakılarak okullarda güvenlik görevlisi veya servis şoförü olarak çalışmaya devam etmesi, toplum güvenliği açısından kabul edilemez bir durumdur. Suçun asıl nedeni faildir; faile cesaret veren, onu aklamaya çalışan ve sessiz kalan her mekanizma bu suçun ortağıdır.

Çocuk Psikolojisi ve Ebeveyn Yaklaşımları

Cinsel istismar vakalarında çocukların sessiz kalması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu durumun önüne geçmek için ailelerin; travmatik, özgüvensiz ve duygularını ifade edemeyen çocuklar yetiştirmekten kaçınması hayati önem taşır. Çocuk, yaşadığı her türlü olayı ebeveynine anlatabileceği bir güven ortamında büyümelidir.

Ebeveynlerin, çocuklarına kendilerini değersiz veya önemsiz hissettirmemeleri gerekir. Çocuklar, herhangi bir konuda duygu ve düşüncelerini paylaştıklarında dikkate alınmadıklarını hissederlerse, anlatma davranışından vazgeçebilirler. Bu nedenle, çocuğun anlatma isteğini kıracak her türlü tutumdan uzak durulmalıdır.

Mahremiyet Eğitimi ve Doğru İletişim

Çocuklara verilen mahremiyet eğitimi, süreci travmatize etmeden ve çocuğu kendi bedeninden ya da cinsiyetinden utandırmadan verilmelidir. Doğru bir eğitim, çocuğun sınırlarını bilmesini ve bu sınırlar ihlal edildiğinde tepki verebilmesini sağlar. Aileler, çocuklarına şu temel güveni aşılamalıdır:

  • Başlarına ne gelirse gelsin aileleri her zaman arkalarındadır.
  • Yaşadıkları olaylar nedeniyle asla suçlanmayacak veya cezalandırılmayacaklardır.
  • Duygularını ve yaşadıklarını ebeveynlerine çekinmeden anlatabilirler.

Sağlıklı Bir Ebeveyn-Çocuk İlişkisinin Temelleri

Çocuklarına yaptıkları hatalar nedeniyle bağıran, aşağılayan veya iletişim kurmayan ebeveynlerin çocukları, maruz kaldıkları şiddeti anlatmaktan korkarlar. Ebeveynler, kendilerinden korkan çocuklar yetiştirmek yerine, çocuklarıyla sağlıklı bir bağ kurmalıdır. Hayattaki hırslarını veya başarısızlıklarını çocuklarından çıkarmamalı, kafalarındaki ideal çocuk profilini yaratmak için onlara zulmetmemelidirler.

Mağdur Yaklaşımı ve Toplumsal Farkındalık

İstismara maruz bırakılan çocuklara yönelik toplumsal yaklaşım, iyileşme sürecinin en önemli parçasıdır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:

Dikkat Edilmesi Gereken YaklaşımlarKaçınılması Gereken Davranışlar
Çocuğun duygularını ifade etmesine alan açmakMağduru suçlayıcı ifadeler kullanmak
Kendini anlaşılmış ve kabul edilmiş hissettirmekHayatı kararmış gibi acıyarak yaklaşmak
İstismarı ciddiyetle ele almakYaşananları önemsizleştirmek
Geleceğe dair umut aşılamakÇocuğu sürekli o travmatik ana hapsetmek

Sonuç olarak, utanması gereken mağdur çocuklar değildir; onlar asla kendilerini suçlamamalıdır. Toplum olarak görevimiz, mağdurların hayatlarını zorlaştırmak değil, onlara destek olmaktır. Unutulmamalıdır ki; suçun tek sorumlusu fail, faili aklayanlar ve bu duruma sessiz kalarak faillere cesaret verenlerdir.

Etiketler

PsikolojiEğitimEbeveynlikÇocukgelişimi

Yazar Hakkında

Psk. Efsun Yıldız

Psk. Efsun Yıldız

2020 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünü yüksek şeref öğrencisi olarak tamamladım.  2023 yılında İtalya Bergamo Üniversitesinde Kişiler, Aileler ve Organizasyonlar için Klinik Psikoloji yüksek lisansımı “Otistik İnsanların İyi Olma Halleri Nöroçeşitlilik Perspektifi Yardımıyla Nasıl Geliştirilir?” konulu tezimi sunarak 27.3/ 30 ortalama ile tamamladım.  Lisans stajımı Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Stajyer Psikolog olarak, yüksek lisans stajımı da Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Çocuk Travma Eğitim Merkezinin sağlamış olduğu Çocukluk Çağı Travmaları Eğitimini alarak tamamladım.  Yüksek lisans stajımda aynı zamanda TF-CBT (Çocuklar ve Ergenler için Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi) eğitimi ve Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Çocuk Travma Eğitim Merkezinin sağlamış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini de aldım.  Yüksek lisans stajımda aynı zamanda aile içi şiddete tanık olan çocukların korunması amacıyla düzenlenmiş olan Children First Konferansı, travmaya uğramış çocukları evlat edinen Amerika’daki koruyucu aileler ile travma eğitimi çalışmaları / deneyim paylaşımını içeren Ebeveyn Kaynakları Müfredatı (Resource Parents Curriculum – RPC) Eğitimine katıldım.  Çatı Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi, APT (Association of Play Theraphy) ve OTD (Oyun Terapileri Derneği) onaylı Çocuk Merkezli oyun terapi eğitimini aldım. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.