Her türlü bağımlılık tedavi edilmeli

Her türlü bağımlılık tedavi edilmeli

Alkol ve madde bağımlılığı günümüzde çok yaygın olarak karşımıza çıkıyor. Maddelerin içinde özellikle sigara bağımlılığı en yaygın olanı. Kullanım yaşı erken yaşlara düşmüş durumda. Özellikle ortaokul ve lisede sigara kullanan gençlerin sayısı çok fazla. Bilgisayar ve cep telefonu bağımlılığı da yine çocuklarımızda gördüğümüz daha da erken yaşlarda başlayan bir bağımlılık. 4 yaşında çocuklar aileleri cep telefonunu vermediğinde ağlıyor, tepki veriyor ve alıp oynamak istiyor.

Madde bağımlılığı dendiği zaman bu bağımlığın temel özelliği bu maddeye ulaşamayan insanların yoksunluk belirtileri yaşaması, rahatsız olması, sıkıntı yaşamasıdır. Bu nedenle 3-4 yaşından itibaren çocukların teknolojiye olan bağımlılığını da bu şekilde değerlendirmek mümkün olacaktır. İnsanın bağımlılık örüntüsü kullandığı madde kadar bu maddeye nasıl ulaştığı, nasıl kullandığı ve kişilik özellikleri ile de ilgilidir.

Bu nedenle insan her şeyi bağımlılık haline getirebilir. Çok gördüğümüz insanın sevgilisine olan bağımlılığı bile bu kapsamda ele alınabilir. Bu yüzden insanın bağımlılık potansiyelinin bilinmesi ve herhangi bir şeyi bağımlılık haline getirmemesi gerekir.

Öyle ki bu maddenin kullanım sıklığı ve sayısı çok fazla olmasın ve kişi bu maddeye ulaşamadığında sıkıntı yaşamasın. Sigara içen bir insanı ele alalım. Kişinin günde bir iki sigara içmesi bağımlılık değildir. İçmediği zaman bir sıkıntı yaşamayacak ve rahatsız olmayacaktır. Ancak günde 3 paket sigara içen bir insan düşünelim.

Bu insan sigara içmediğinde çok rahatsızlık yaşayacak ve sigara arayacaktır. Bazı bağımlılıklar yoksunluk durumunda psikolojik belirtiler verirken bazı bağımlılıklar da ise fiziksel belirtiler öne çıkar. Örneğin eroin bağımlısı bir kişi eroin almadığında, krizler geçirir, bilincini kaybedebilir, uykusuzluk, iştahsızlık yaşar. Aldığı ilk dozda ise bütün bu belirtiler gider. Halbuki sigara bağımlısı bir insan sigara içmediği zaman en fazla sinirlilik ve huzursuzluk yaşar, herhangi bir fiziksel şikayet yaşamaz.

Bu yüzden eroin bağımlılığı fiziksel bağımlılık iken sigara bağımlılığı psikolojik bir bağımlılıktır. Böyle değerlendirdiğimizde alkol ve eroin bağımlılığı fiziksel bağımlılıklar olarak değerlendirilirken; esrar, sigara, teknoloji bağımlılığı psikolojik bağımlılık olarak kabul edilmektedir. Bağımlılık yaşam kalitesini düşürdüğü için mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Eroin bağımlılığında damarların tahrip olması, akciğere ve beyne emboli gitmesi, kötü hijyen koşulları nedeniyle enfeksiyon hastalıklarından ölüm nedeniyle sağlık çok çabuk bozulup bağımlılar çok erken yaşta yaşamlarını kaybedebilmektedir.

Alkol bağımlılığında ise fiziksel tahrip çok daha ileri yaşlarda oluşmaktadır. Alkolün en büyük zararı kısa vadede aile yaşantısına yansımakta, aile içi çatışmalar, şiddet, iş sorunları derken kişi giderek yalnızlaşmaktadır. Sosyal hayattan uzaklaşıp alkole yakınlaştığı oranda ise giderek yalnızlaşmakta ve alkolün esiri olmaktadır.

Psikolojik bağımlılık yapan durumlar ise kısa vadede fiziksel olmasa da yaşam kalitesini bozmaktadır. Sigara uzun vadede kalp damar hastalıklarına, kansere neden olmaktadır. Bilgisayar bağımlılıkları ise gençleri ailelerinden koparmakta onların ders başarısını olumsuz etkilemektedir. Tüm bağımlılıklarda temel esas hiç başlamamak ama başlanmış olanları doğru kullanmaktır. Alkol ve sigaranın çok ama çok az içilmesi uygunsa hiç başlanmaması, öğrencilerin teknolojik aletleri doğru kullanmayı öğrenmeleri bu bağımlılıkların başlamasını ve ilerlemesini engelleyecektir.

Bu makale 7 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Dr. R. Sabri YURDAKUL, 1960 yılında Ankara’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ankara Numune Hastanesi‘nde yapmış ve 1992 yılında  Psikiyatri Uzmanı olmuştur.  Aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü’nde özel öğrenci olarak da eğitim almıştır. Uzmanlık eğitimi sonrasında 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde çalışmalarına başlamış olan Uzm. Dr. R. Sabri YURDAKUL, daha sonra Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi'ni kurmuştur. Bu süre zarfında psikodrama eğitimleri yanında, kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etmiş, gerek bireysel gerekse grup terapileri uygulamasının yanı sıra birçok anaokulu, kolej ve dershanede konferans ...

Etiketler
Bağımlılık tedavisi
Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul
Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul
Adana - Psikiyatri
Facebook Twitter Instagram Youtube