Doktorsitesi.com

Çalışan annelere önerilerimiz!

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
7 Kasım 20132009 görüntülenme
Randevu Al
Çalışan annelere önerilerimiz!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Teknolojik Gelişmeler ve Değişen Aile Yapısı

Teknolojinin hızla gelişmesi, toplumsal hayatın tüm boyutlarıyla birlikte aile yapısının da köklü bir değişim geçirmesine neden olmuştur. Geleneksel geniş aile modelinden, anne-baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile yapısına geçiş hızlanmış; hatta son yıllarda tek ebeveynli aile modelleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu dönüşüm süreci, bireylerin aile içindeki rollerini ve sorumluluklarını da yeniden şekillendirmiştir.

Özellikle kadının geleneksel rollerinden sıyrılarak çalışma hayatına aktif katılım sağlaması, beraberinde bazı zorlukları getirmiştir. Kadınların yükü; karı-koca ilişkileri, ev işleri, çocuk bakımı ve kariyer hedefleri arasında sıkışarak ağırlaşmaktadır. Bu durum, eşler arasında geleneksel ve modern rollerden kaynaklanan çatışmaların yaşanmasına zemin hazırlamaktadır.

Çalışan Kadınlarda Mükemmeliyetçilik ve Tükenmişlik Sendromu

Evliliğin ilk dönemlerinde kadınlar, üstlendikleri tüm rolleri kusursuz bir biçimde yerine getirmeyi hedefleme eğilimindedir. Kendilerine karşı oldukça acımasız davranarak; aynı anda mükemmel bir eş, anne, ev kadını ve iş kadını olmaya çalışabilirler. Ancak bu durum, ev-eş-iş dengesinin bozulmasına ve eşlerin birbirine ayırdığı kaliteli zamanın azalmasına yol açar.

Çalışan kadın, çevresinin kendisine yüklediği sorumlulukları tam anlamıyla yerine getiremediğinde şu olumsuz duyguları yaşayabilir:

  • Kendini beceriksiz ve başarısız hissetme,
  • Hiç kimseye yetişemediği düşüncesiyle gelen tükenmişlik,
  • Mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik hissi,
  • İş veriminin düşmesi ve benlik algısının zayıflaması.

Aile İçi İletişim ve Paylaşımın Önemi

Sorumlulukları kusursuz yerine getirmeye çalışan kadınlar, hem fiziksel hem de manevi olarak büyük bir yıpranma yaşarlar. Kendine zaman ayıramayan kadın, bu ağır yükün altında ezilerek hayatta sadece başkaları için yaşamaya başlar. Bu noktada eşlerin desteği kritik bir öneme sahiptir. Eşler birbirine destek olmadığında, aynı evde yaşayan ama birbirine çok uzak olan bireylere dönüşürler.

Günümüzde telefon, internet ve televizyon gibi dijital unsurlara ayrılan vaktin artması, aile içi iletişim kanallarının kapanmasına neden olmaktadır. Bu durum eşleri daha da mutsuzlaştırarak evliliğin temelini sarsmaktadır.

Çalışan Kadınlar İçin Hayat Kalitesini Artıracak Öneriler

Evliliğin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlamak ve olası sorunların önüne geçmek için şu önlemler alınabilir:

  1. Yeterince İyi Olmayı Hedefleyin: Hem iş yerinde hem de evde "en iyi" olma baskısından vazgeçerek, "yeterince iyi" olmanın huzurunu keşfedin.
  2. İş Stresini Kapıda Bırakın: İş yerinde yaşanan olumsuzlukları eve taşımamak, daha sakin ve huzurlu bir akşam geçirmenizi sağlar.
  3. Kendinize Zaman Ayırın: Arkadaşlarınızla ve sosyal çevrenizle vakit geçirmek, ruhsal dinlenmeniz için gereklidir.
  4. Sorumlulukları Paylaşın: Evdeki tüm yükü tek başınıza üstlenmek yerine, eşinizle adil bir iş bölümü yapın.
  5. Sağlıklı İletişim Kurun: Gün içindeki olumlu veya olumsuz süreçleri eşinizle paylaşarak fikir alışverişinde bulunun.
  6. Özel Zaman Dilimleri Oluşturun: Hafta sonları ve akşamları aile içi paylaşımları artıracak aktiviteler planlayın.
  7. Ortak Faaliyetlere Katılın: Yemek, sinema veya yürüyüş gibi etkinlikler birlikteliğinizi pekiştirecektir.

Eğer yukarıdaki önerileri uygulamanıza rağmen bir çözüme ulaşamıyorsanız; bir psikolojik danışman, psikolog veya aile danışmanından profesyonel destek almanız en sağlıklı adım olacaktır.

Etiketler

Çalışan anneÇalışan kadınların sorunlarıÇalışan kadınlarEvli kadinlarÇalışanlara öneriÇalışan evli kadınlara öneriler

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.