Doktorsitesi.com

BOYUN FITIĞI (SERVİKAL DİSK HERNİSİ) NEDEN OLUR?

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı
Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı
11 Temmuz 20161603 görüntülenme
Randevu Al
BOYUN FITIĞI (SERVİKAL DİSK HERNİSİ) NEDEN OLUR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boyun Fıtığı Nedir ve Nasıl Oluşur?

İnsan boyun yapısında toplamda 7 adet omur bulunmaktadır. Bu omurlar, yapısal olarak bel omurlarına benzemekle birlikte onlardan daha küçük bir formdadır. Her iki omur arasında, darbe emici görev üstlenen ve yastıkçık olarak adlandırılan kıkırdak dokular yer alır. Bu kıkırdak yapının yırtılarak omurilik kanalına veya kollara dağılan sinirlere baskı yapması sonucu oluşan klinik tabloya boyun fıtığı denir.

Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Boyun fıtığı başlangıç aşamasında genellikle boyun bölgesinde lokalize bir ağrı ile kendini gösterir. Sinir köklerinin baskı altında kalmasıyla birlikte semptomlar çeşitlenerek ilerleyebilir. Hastalığın seyri sırasında görülebilecek temel belirtiler şunlardır:

  • Brakialji: Kol ve el sinirlerinin baskılanması sonucu kolda hissedilen şiddetli ağrı.
  • Kuvvet Kaybı: Yırtılan kıkırdağın sinirlere baskı yapmasıyla kolda meydana gelen güçsüzlük.
  • Hareket Kusurları: Baskının omuriliğin kendisine ulaşması durumunda tüm vücutta koordinasyon ve hareket bozuklukları.
  • Yatağa Bağımlılık: Hastalığın tedavi edilmediği çok ileri evrelerde görülebilen ciddi komplikasyon.

Beyin Kan Akımı ve Nörolojik Etkiler

Boyun bölgesindeki yapısal değişiklikler sadece sinirleri değil, beyne giden kan damarlarını da olumsuz etkileyebilir. Damar baskısı oluştuğunda hastada şu şikayetler gözlemlenebilir:

  1. Algılamada güçlük ve odaklanma problemleri.
  2. Uyku bozuklukları ve sabahları yorgun uyanma.
  3. Kulak çınlaması ve baş dönmesi.
  4. Görme kusurları.

Boyun Fıtığı Neden Artış Gösteriyor?

Özellikle son yıllarda bilgisayar kullanımındaki artış, boyun sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Boynun uzun süre aynı pozisyonda sabit kalması, boyun kaslarında güçsüzlüğe ve omurlar arasındaki disklerde yıpranmaya yol açar. Bu durum, modern toplumda boyun fıtığı vakalarının artmasındaki temel etkendir.

Boyun Fıtığı Tedavi Yöntemleri

Boyun fıtığı tedavisinde hastanın durumuna ve hastalığın evresine göre farklı yaklaşımlar uygulanmaktadır. Tedavi seçenekleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı ve Koşulları
İlaç TedavisiBoyun ağrısının baskın olduğu durumlarda semptomatik rahatlama sağlar.
Fizyoterapiİlacın yetersiz kaldığı, orta şiddetli ağrısı olan ve güç kaybı gelişmemiş hastalarda uygulanır.
Cerrahi TedaviMikrodiskektomi yöntemiyle fıtıklaşmış dokunun çıkarılması işlemidir.

Mikrodiskektomi ve Avantajları

Mikrodiskektomi, mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam olarak çıkartılması işlemidir. Cerrahi sırasında disk mesafesine hastanın kendi kemiği (otogreft), kadavra kemiği (allogreft), kafes veya hareketliliği korumak amacıyla disk protezi yerleştirilebilir.

Bu modern cerrahi yöntemin sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Ameliyat sonrası ağrı ve hareket kısıtlaması minimum düzeydedir.
  • Hasta kısa sürede sosyal yaşamına ve işine dönebilir.
  • Doku hasarı, kan kaybı ve enfeksiyon riski en düşük seviyededir.

Etiketler

Boyun fıtığı ameliyat seçenekleriBoyun fıtığı ameliyatı tedavisiBoyun fıtığı baş ağrısı ve zihinde hafıza kaybı yaparmıBoyun fıtığı başlangıcıBoyun fıtığı için ne yapılmalı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı

Prof.Dr Sedat ÇAĞLI, 12 Şubat 1968 tarihinde Cizre'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) uzmanlık eğitimini 1990-1998 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tamamlamıştır. 2004 yılında Doçent’lik ünvanı, 2010 yılında ise Profesor ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.