Boşanma sürecinin çocuklara yansıması

Boşanma sürecinin çocuklara yansıması

Boşanma süreci yalnızca bir olay olarak bize yansımamaktadır. Aynı zamanda psikolojik, sosyal ve ekonomik açılardan hayatımızda ciddi değişikliklere sebep olabilmektedir. Bizlerin hayatında bu denli ciddi değişiklikler olurken, çocuklarının hayatında da değişiklikler sağlıklı ilerleme gelişmediği sürece olumsuz olarak bireyi etkilemeye devam etmektedir.

Erken çocukluk döneminde ebeveynleri boşanan çocuklarda temel bakım veren ile bağlanma problemleri yaşanmakta, çeşitli regresif davranışlar ortaya çıkmakta ve hali ile ergenlik ve yetişkinlik döneminde de bireyde yansımaları görülmektedir. Bu sorunlar kısa vadede yaşanan duygusal ve sosyal problemlere göre daha uzun süreli etkilere sahiptir. Yapılan çalışmalar boşanma süreci ve sonrasının ister istemez ebeveyn-çocuk ilişkisinde sağlıklı yapıda bozulmalara sebep olduğunu ortaya koymuştur. Elbette ki boşanma süreci çiftlerle birlikte çocuklar açısından da kritik bir süreçtir. Çocuklar için kaçınılmaz şekilde zarar verici bir süreçtir denilemez ancak çoğunlukla birtakım problemler yaşanmaktadır.

Son yıllarda artış gösteren boşanma oranları ile birlikte sıklıkla araştırılan ve çalışılan bir grup haline gelmiştir parçalanmış aileler. Özellikle bu süreci, daha sağlıklı ve en az hasar ile atlatabilmek adına uzman desteği ile ilerlemeyi aileler tercih etmektedir. 

Peki Bu Süreçte Çocuklar ile Nasıl İletişime Geçilmeli ?

Bu zor ve stresli süreçte çocuk/lar açısından en bağı olduğu içine doğduğu aile bireylerine bundan sonra eşit düzeyde ulaşamayacak, belki tercih yapmak zorunda kalacak, eskisi kadar kendini güvende hissedemeyecek ve dünyası ister istemez bölünecek hatta bazen bir köprü olacak bazen de bir öfke silahı halinde kullanılacak. Başlangıçta genellikle anne-babayı bir araya getirmeye çalışma ve bu süreçten kendini suçlama evreleri yaşanmaktadır. Tüm bunlar olurken neler yapabiliriz?

Boşanma durumu, çocuğun yaş grubuna uygun ve ''dürüst'' bir şekilde anlatılmalıdır.

Her iki ebeveyninin de hala onun annesi/babası olduğunu, ihtiyacı olduğunda yanında olacağını ifade etmeli ve aralarındaki bağa zarar vermemelidir.

Çocuğun hayatında oldukça az(asgari) düzeyde değişiklik olmalı. Örneğin, birden hem evi, odası, eşyaları, okulu, arkadaşları, yaşadığı şehir ve daha birçok değişim birden olursa çocuklarda sıklıkla regresyon gözlemlenmektedir (örnek: tuvalet alışkanlığı edinmiş bir çocuk tekrar beze dönebilir...)

Tutarlı ebeveyn tutumlarına bu süreçte de devam edilmeli yani bir ebeveynin hayır dediğine diğer ebeveyn evet dememeli, ortak kararlar ile hareket edilmeli.

En önemlisi ise; çocuğunuzu her zaman, her koşulda seveceğinizi ifade etmeyi ve sevginizi, ona değer verdiğinizi göstermeyi asla esirgemeyin.

Bu makale 11 Kasım 2020 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Psk. Damla Nur DOLU, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji bölümünü onur derecesi ile tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans eğitimini Aile danışmanı olarak tamamlamıştır. Şuanda da ikinci yüksek lisansı olan Kadın ve Aile Çalışmaları Programına devam etmektedir. Kırıkkale Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğü, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara/Etlik Kanuni Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde staj eğitimlerini tamamlamış olan, Uzm. Psk. Damla Nur DOLU, Ankara Reyyan Anaokulu, Ankara Mamak Teknoloji ve İnovasyon Lisesi’nde ve iş deneyimleri edinmiş olup şuanda Ankara Emin Terapi Merkezinde çalışmalarını sürdürmekle birlikte bir çok eğitim ve sertifika programını başarıyla tamamlamıştır MMPI (Minesota Çok Yönlü Kişilik Tarama Envanteri), Obj ...

Etiketler
Boşanma süreci
Uzm. Psk. Damla Nur Dolu
Uzm. Psk. Damla Nur Dolu
Ankara - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube