Doktorsitesi.com

BOŞAN(AMA)MA

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 2022156 görüntülenme
Randevu Al
Bahsetmek istediğim toplumdaki "Baba evinden gelinlikle, koca evinden kefenle çıkarsın." zihniyeti. Biraz kadın bakış açısıyla yazacağım, bu durumda tarafım, kimse kusura bakmasın.
BOŞAN(AMA)MA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Bir Sorun: "Gelinlikle Çıkıp Kefenle Dönmek" Zihniyeti

Toplumumuzda kökleşmiş olan "Baba evinden gelinlikle, koca evinden kefenle çıkarsın" anlayışı, kadınlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bir psikolog gözüyle değerlendirildiğinde, bu zihniyetin kadınları içinden çıkılması güç bir şiddet ve mutsuzluk sarmalına hapsettiği görülmektedir. Bu içerikte, evlilik birliği içerisindeki suistimaller ve boşanmanın bir hak olduğu gerçeği, yaşanmış vakalar üzerinden ele alınmaktadır.

Şiddet ve İhmal Sarmalında Kadınların Mücadelesi

Klinik gözlemler, birçok kadının evliliklerinde ağır travmalara maruz kaldığını göstermektedir. Özellikle severek başlayan evliliklerin zamanla alkol bağımlılığı, kumar ve fiziksel şiddet ile bir yıkıma dönüştüğü vakalar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçte kadınlar hem ekonomik hem de psikolojik olarak yıpratılmaktadır.

Bir danışan vakasında görülen temel sorunlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Bağımlılık Sorunları: Eşin alkol ve kumar alışkanlığının artması.
  • Ekonomik Sömürü: Kadının çalışarak kazandığı paraya el konulması ve ailenin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması.
  • Fiziksel ve Psikolojik Şiddet: Sabaha karşı eve gelip darp uygulama ve ölümle tehdit etme.
  • Çaresizlik Hissi: Ailenin çocukları kabul etmemesi ve devlet desteğinin yetersizliği algısı.

Sosyal Devlet Anlayışı ve Boşanma Sonrası Güvence

Türkiye'deki kadınların en büyük korkularından biri, boşandıktan sonra çocuklarıyla birlikte nasıl hayatta kalacaklarıdır. Bu noktada sosyal devlet kavramının önemi ortaya çıkmaktadır. Örneğin, Fransa gibi ülkelerde devletin boşanmış ve ihtiyaç sahibi kadınlara sunduğu barınma ve geçim desteği, kadınların şiddet ortamından uzaklaşmasını kolaylaştırmaktadır. Ülkemizde de kadınların sığınabileceği güvenli limanların artması, hayati önem taşımaktadır.

Evlilikte Eşitlik ve Boşanmanın Meşruiyeti

"Ya benimsin ya toprağın" anlayışı bir sevgi göstergesi değil, bir suç ve mülkiyet takıntısıdır. Evlilik, iki kişinin eşit şartlarda sürdürdüğü bir yaşam ortaklığıdır. Boşanma gerçekleştiğinde kadın, erkeğin kütüğünden ve hayatından tamamen çıkar; bu durum kimsenin namusuna bir leke getirmez.

DurumÖnerilen Yaklaşım
Sorunlu EvlilikAile terapisi veya sosyal çevreden profesyonel destek alınmalıdır.
Şiddet ve İstismarHiçbir gerekçe şiddeti meşrulaştıramaz; güvenlik öncelikli olmalıdır.
ÇözümsüzlükTüm çabalara rağmen yürümeyen bir evlilikte boşanmak en doğal haktır.

Sonuç olarak, hiç kimse bir diğerinden üstün değildir. Bir eşi boşanmayı düşündürecek noktaya getirmemek esas olandır. Ancak her türlü yapıcı çabaya rağmen huzur sağlanamıyorsa, evlilik kadar boşanmak da bir haktır ve toplumsal olarak normalleşmelidir.

Etiketler

BoşanmaToplum baskısıNafaka

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.