Borderline Kişilik Örgütlenmesi: "Old Fisherman"

Csontváry’nin Old Fisherman Tablosu ve Borderline Kişilik Örgütlenmesi, Split Savunma Mekanizması
Sanat çoğu zaman ruhun en derin çatışmalarını görünür kılar. Özellikle borderline kişilik örgütlenmesi söz konusu olduğunda, bu çatışmaların şiddeti daha da belirginleşir. Tivadar Kosztka Csontváry, 1902’de yaptığı Old Fisherman (Yaşlı Balıkçı) tablosuyla bu gerçeği güçlü biçimde anlatır. İlk bakışta sıradan bir balıkçı figürü karşımıza çıkar. Ancak biraz daha yaklaştığımızda, yüzündeki keskin ikilik bizi borderline dinamiklerin merkezine götürür.
İkiye Bölünmüş Bir Yüz
Tabloda balıkçının yüzü iki ayrı yarıya ayrılır.
- Sol taraf: Karanlık, yorgun ve tehditkâr bir ifade taşır. Göz öfkeyle parlar, çizgiler sertleşir.
- Sağ taraf: Aydınlık, dingin ve umut verici bir bakış sunar. Göz huzur yayar, yüz hatları yumuşar.
Bu karşıtlık izleyicide güçlü bir gerilim yaratır. Bir yüzün içinde hem ölümün gölgesini hem de yaşamın ışığını aynı anda görürüz. İşte bu çatışma, ruhun bütünleşme mücadelesini simgeler.
Split Savunma Mekanizması
Psikanalitik kuramda split (bölme), özellikle borderline kişilik örgütlenmesinin temel savunma mekanizmasını oluşturur. Bu savunma mekanizmasına sahip bir kişi, aynı nesneyi hem iyi hem de kötü yönleriyle birlikte deneyimleyemez. Bunun yerine nesneyi ikiye ayırır: ya tamamen iyi ya da tamamen kötü.
İşte Csontváry’nin balıkçısı bu savunmanın görsel metaforu gibidir. Yüzün bir yarısı iyi nesneyi, diğer yarısı kötü nesneyi temsil eder. Ressam fırçasıyla ruhsal parçalanmayı somutlaştırır.
Borderline İlişkilerde Split’in İzleri
Bununla birlikte "split" yalnızca soyut bir kavram değildir. Borderline kişilik örgütlenmesinde ilişkilerde açık biçimde kendini gösterir. Bu kişiler, sevdiği insanı bir anda idealize eder. Birkaç saat sonra aynı kişiyi değersiz görür, öfkeyle reddeder.
- Partner önce “mükemmel” olur, sonra “felaket” haline gelir.
- Kişi bir gün kendini güçlü ve özel hisseder, ertesi gün tamamen yetersiz bulur.
- Sevgi ile nefret aynı kişiye karşı ardı ardına yaşanır.
Öte yandan bu dinamik yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı kalmaz. Arkadaşlık, aile ve hatta terapi ilişkilerinde bile ortaya çıkar. Bu duygusal kutuplar, balıkçının yüzündeki keskin ayrım kadar belirgindir.
Sanat ve Psikoloji Arasındaki Köprü
Ayrıca bu tablo, sanatseverler ve klinisyenler için farklı anlamlar türetir. Sanatseverler, bu tabloda yaşam ile ölüm arasındaki gerilimi görür. Klinisyenler ise split mekanizmasını adeta bir ders kitabı örneği gibi izler. Bu nedenle tablo, hem estetik hem de klinik açıdan öğretici bir değer taşır.
Psikoterapide danışan, hislerini söze dökmekte zorlandığında bu tablo metafor görevi görebilir. Terapist, balıkçının yüzündeki ikiliği hatırlatarak danışanın parçalı hislerini anlamasına yardımcı olabilir.
Sonuç
Kısacası Csontváry’nin Old Fisherman tablosu sıradan bir balıkçı portresi değildir. Yüzdeki ikiye ayrılma, insan ruhunun bütünleşemeyen yanlarını açığa çıkarır. Psikanalitik gözle baktığımızda eser, borderline kişilik örgütlenmesinde sık görülen split savunmasının estetik bir ifadesine dönüşür.
Sonuç olarak sanat ve psikoloji bu tabloda birleşir. Ressam fırçasıyla, klinisyen kavramlarıyla aynı hakikati dile getirir: İnsan ruhu hem ışığı hem karanlığı taşır. Old Fisherman ise bu hakikati gözlerimizin önünde görünür kılar.
Fazlası için:
https://thoughtsonpapyrus.com/2022/07/25/the-art-of-tivadar-csontvary-kosztka/
https://guilfordjournals.com/doi/abs/10.1521/pedi.2009.23.2.113