Doktorsitesi.com

BÖBREK VE İDRAR YOLLARI TAŞ HASTALIKLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Prof. Dr. Mehmet Baykara
Prof. Dr. Mehmet Baykara
13 Nisan 2021459 görüntülenme
Randevu Al
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI TAŞ HASTALIKLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Böbrek ve İdrar Yolu Taşları Nedir?

Böbrek ve idrar yolu taşları, ülkemizde oldukça sık rastlanan ürolojik rahatsızlıkların başında gelir. Bu hastalık çocuklarda ve yaşlılarda daha az görülürken, özellikle genç ve orta yaş grubunda daha sık ortaya çıkmaktadır. Genellikle şiddetli ağrılarla kendini belli eden taşlar, özellikle büyük ve hareketsiz olduklarında bazen tamamen ağrısız seyredebilir.

Zamanında müdahale edilmeyen taşlar, böbrek dokusunun bozulmasına ve ilerleyen süreçte böbrek yetmezliğine yol açabilir. Taşlar kimyasal yapılarına göre şu şekilde sınıflandırılır:

  • Kalsiyum oksalat
  • Kalsiyum fosfat
  • Struvit
  • Ürik asit
  • Sistin taşları

Böbrek Taşı Oluşum Riskini Artıran Faktörler

Böbrek taşı oluşumunda genetik yatkınlıktan beslenme alışkanlıklarına kadar pek çok faktör rol oynar. Özgeçmişinde taş hastalığı olan kişilerde, ikinci kez taş oluşma olasılığı bir yıl içerisinde %15, 10 yıl içerisinde ise %80 gibi yüksek bir orandadır.

Risk FaktörleriDetaylar
Enfeksiyonlarİdrar yolu enfeksiyonları (özellikle struvit taşı)
Yapısal BozukluklarBöbrekteki doğuştan veya sonradan oluşan yapısal sorunlar
HastalıklarRenal tübüler asidoz, hiperparatiroidizm, gut hastalığı
Beslenme ve İklimYetersiz sıvı alımı, sıcak iklimde yaşamak, yanlış beslenme
Genetik ve CerrahiAile öyküsü, geçirilmiş bağırsak ameliyatları (jejuno-ileal by-pass)
Metabolik DeğerlerHiperkalsiüri, sistinüri, hiperokzalüri, hiperürikozüri

Belirtiler ve Tanı Süreci

Taşın boyutu ve hareketliliği, hastanın hissettiği semptomları doğrudan etkiler. Küçük ve hareketli taşlar genellikle periyodik olarak artıp azalan şiddetli ağrılara neden olur. Ağrı, böğür bölgesinden başlayarak kasıklara ve uyluğa yayılabilir.

Sık Görülen Belirtiler:

  • Şiddetli böğür ve bel ağrısı
  • Bulantı ve kusma
  • İdrarda kanama
  • Yüksek ateş ve idrar yaparken ağrı (enfeksiyon varsa)

Önemli: 3-6 mm'den küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşebilir. Bu süreçte hastaların bol sıvı tüketmesi ve doktor kontrolünde ağrı kesici kullanması önerilir.

Tedavi Yöntemleri

Böbrek taşı tedavisi, taşın cinsine, boyutuna ve konumuna göre planlanır. Tedaviler temel olarak ikiye ayrılır:

1. Medikal (İlaçla) Tedaviler

Toplam taşların %10-15'ini oluşturan ürik asit taşları, idrarı alkalileştiren ilaçlarla (K-Sitrat, Na-Sitrat) birkaç ay içinde eritilebilir. Ancak kalsiyum içerikli diğer taş türleri ilaçla eritilemez ve girişimsel müdahale gerektirir.

2. Girişimsel ve Cerrahi Tedaviler

  • ESWL (Vücut Dışından Şok Dalgaları): Anestezi gerektirmeden taşların dışarıdan kırılmasıdır. 2 cm'den küçük böbrek taşlarında kullanılır.
  • Rigid URS: İdrar kanalından girilerek üreterdeki taşların lazer veya hava basıncıyla kırılmasıdır.
  • Fleksibl URS (RİRS): Kıvrılabilen ince bir teleskopla böbrek içine girilerek 2 cm'den küçük taşların lazerle yok edilmesidir.
  • PNL (Perkütan Nefrolitotripsi): 2 cm'den büyük taşlar için sırt bölgesinden açılan 1 cm'lik küçük bir kesiden girilerek yapılan endoskopik işlemdir.
  • Açık Ameliyat: Endoskopik yöntemlerin uygun olmadığı çok büyük taşlarda tercih edilir.

Taş Oluşumundan Korunma Yolları

Beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler, yeni taş oluşumunu büyük ölçüde engeller:

  1. Bol Sıvı Tüketimi: Günde en az 2,5 litre sıvı (çoğunluğu su) alınmalıdır.
  2. Sitratlı İçecekler: Taze limonata ve limon suyu, içerdikleri sitrik asit sayesinde kalsiyum taşlarına karşı koruyucudur.
  3. Kısıtlamalar: Kola, gazoz gibi asit-baz dengesini bozan içeceklerden; greyfurt, portakal ve elma suyu gibi riski artırabilen sıvılardan kaçınılmalıdır.
  4. Kalsiyum Dengesi: Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi riski artırır; bu besinler makul ölçülerde tüketilmelidir.

Metabolik Araştırmanın Önemi

Tekrarlayan taş vakalarında, tedaviden 3-4 hafta sonra metabolik değerlendirme yapılmalıdır. Amaç, sadece mevcut taşı tedavi etmek değil; taş oluşumuna neden olan temel metabolik sorunu bularak yeni taş oluşumunu önlemektir. Bu kapsamda 24 saatlik idrar analizi ve kan tahlilleri ile kalsiyum, oksalat, sitrat ve ürik asit düzeyleri titizlikle incelenir.

Etiketler

Böbrek taşı tedavisiBöbrek taşı oluşumuİdrar kaçırma tedavisiİdrar tutmaBöbrek ağrı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Baykara

Prof. Dr. Mehmet Baykara

Prof. Dr. Mehmet BAYKARA, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1974 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1976 - 1981 yılları arasında F. Almanya Heidelberg Üniversitesi Heillbronn Akademi Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.