Doktorsitesi.com

Bir İyileşme Gerçeği: TOKSİK İLİŞKİ

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
18 Mayıs 202626 görüntülenme
Randevu Al
Toksik ilişkiler iyileşme fırsatıdır.
Bir İyileşme Gerçeği: TOKSİK İLİŞKİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toksik İlişki Dinamikleri ve Bilinçaltındaki İyileşme Çabası

Günümüzün popüler söylemlerinde toksik ilişkilere çekilen bireyler genellikle yaşadıkları acı ve pişmanlığı dile getirirler. Ancak bu bireylerin, kendilerine zarar veren kişilere neden çekildikleri ve bu durumun kişisel iyileşme süreci için nasıl bir işlev gördüğü gerçeği genellikle göz ardı edilir. Yetişkinlikte tekrar eden bu bağlar, aslında zihnimizin çocukluk döneminde eksik kalan becerileri edinme ve ebeveynler tarafından örselenen sahneleri yeniden yapılandırarak şifalandırma çabasıdır.

İnsan Beyninin Yapısı: Yeni Beyin ve Eski Beyin Ayrımı

İnsan beyninin işleyişini anlamak, ilişkilerdeki seçimlerimizi anlamlandırmak adına kritik bir öneme sahiptir. Beyin temel olarak iki ana bölüme ayrılır ve her iki bölümün ilişkiler üzerindeki etkisi farklıdır:

BölümTeknik AdıÖzellikleri
Yeni BeyinSerebral KorteksMantıklı, analitik düşünür, zaman kavramına sahiptir.
Eski BeyinBeyin Sapı ve Limbik SistemHayatta kalma odaklıdır, ilkeldir, zaman kavramı yoktur.

Eski beyin için geçmiş, şimdi ve gelecek ayrımı bulunmaz; her deneyim "şu an" yaşanıyormuş gibi algılanır. Ayrıca bu mekanizma kişi ayrımı yapamaz; hayatımızdaki insanları birey olarak değil, sadece kaynak (besleyici) veya tehdit (altüst edici) olarak kategorize eder.

Toksik Çekim ve İmago Kavramı

Çocukluk döneminde bakım verenlerimizden hem olumlu hem de olumsuz davranışlar görürüz. Eski beyin, bu özelliklerin birleşiminden bilinçaltımızda İmago adı verilen idealize edilmiş bir partner imajı oluşturur. Yetişkinlikte birine "yıldırım aşkı" ile tutulmamızın veya bizi zorlayan toksik ilişkilere yönelmemizin sorumlusu bu ilkel beyin yapısıdır.

Eski beyin, çocukluğumuzda bizi yaralayan veya ihmal eden ebeveynlerimize benzeyen kişileri partner olarak seçer. Bu seçim, bir mazoşizm veya kendini cezalandırma yöntemi değil, tamamen bir yaraları sarma biçimidir. Zihin, çocukluktaki orijinal yarayı açan kişiye benzeyen yeni biriyle bu yarayı kapatmayı ve bu kez sevgi almayı başararak hayatta kalmayı garantilemeyi hedefler.

İlişkilerde Farkındalık ve Sorumluluk Alma

Hayatımıza giren zorlayıcı ve manipülatif insanlar, aslında çocuklukta yarım kalmış bir hesabı kapatmak için eski beyin tarafından seçilen figürlerdir. Bireyin güçlü benliğini ortaya koyması, sınırlarını belirlemesi ve "hayır" diyebilmesi ancak bu örüntülerin tekrar ettiği bir gerçeklikte mümkündür. Bu noktada, yaşananları sadece karşı tarafın suçu olarak görmek yerine, bu sürecin kendi içsel meselelerimizle olan bağını fark etmek gerekir.

Bilinçli İlişki Aşamasına Geçiş

Psikolog Harville Hendrix, zorlu ilişkilerin ancak tarafların "Bilinçli İlişki" aşamasına geçmesiyle bir şifaya dönüşebileceğini savunur. Bu süreç şu üç temel mekanizma ile işler:

  1. Ayna Görevi Görmek: Partneriniz, çocuklukta bastırdığınız veya reddettiğiniz yönlerinizi gösteren en net aynadır. Sizi en çok neyin öfkelendirdiği, şifalanmaya en çok ihtiyaç duyduğunuz alanın haritasıdır.
  2. Partnerin İyileştirici Gücü: Çocuklukta sizi dinlemeyen bir ebeveynin yarattığı yara, bugün sizi dinlemeyi öğrenen bir partner sayesinde içten içe kapanmaya başlar.
  3. Karşılıklı Büyüme: Partnerinizin sizi en çok zorlayan talebi, aslında kişisel gelişiminiz için geliştirmeniz gereken en temel eksikliğinizdir.

Sonuç olarak, Harville Hendrix'in de belirttiği gibi; bizi yaralayan ilişkilerdir, bizi iyileştirecek olan da yine ilişkilerdir. Yaşanan çatışmalar kaçılması gereken felaketler değil; çocukluk travmalarını çözümlemek ve olgunlaşmak için sunulan psikolojik fırsatlardır.

Etiketler

Çift terapisini gerektiren nedelerKadın erkek ilişkileriAilesel problemlerde aile danışmanlığıçift ilişkisitoksik ilişkilerVajinismus, aile danışmanlığı, çift ilişkileri, cinsel işlev güçlüğü, evlilik doyumu, iletişim, psikososyal faktörler, kültürel etkiler, duygusal yakınlık.İlişki probemleri

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Merhaba, Ben Zeliha. 3 çocuk annesi, mesleğinde 21 yıllık özel ve kamu deneyimine sahip, öğrenmek büyütmek ve üretmekten müthiş keyif alan biriyim. Yaşam benim için tekdüze değil; her gün gelişimimize yönelik sayısız fırsatlar sunan bir arena ve ben bu sahnede psikolog olmayı daha çocukken arzulamış bir yetişkinim.  Akranlarımın üzgün, haksızlığa uğramış ve acı çeken hallerine kayıtsız kalamayarak içimdeki karşı konulmaz yardım ve şefkat güdüsüne kulak vermenin bir sonucu olarak  bugünkü mesleğimi icra ediyorum ve bu benim için son derece gurur verici.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.