Doktorsitesi.com

Beslenmem tamamen duygusal!

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul
Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul
28 Temmuz 2021106 görüntülenme
Randevu Al
Beslenmem tamamen duygusal!

Yeme, insanların en temel faaliyetlerinden biridir. Ancak bu temel faaliyet, biyolojik gerekliliğinin yanında psikolojik önemi de bulunmaktadır. Yeme davranışı psikolojik olarak incelendiğinde yalnızca beslenme olayını ifade etmediği durumlarda duygusal yemeden bahsedebiliriz. Stres, üzüntü, yalnızlık, gibi baş etmekte zorlandığımız olumsuz duygular bizleri duygularımızı; yemeye sürükleyebiliyor. 

Yaşamın ilk günlerinde açlık en erken “acı çekme” iken, doymak en erken “rahatlamadır” Bebekler ilk rahatlama duygusunu açlığın yarattığı fiziksel huzursuzluk durumundan emzirme sayesinde kurtularak hissederler. Böylece açlığın doyurulması iyi ve güvende olma duygusuyla derinden bir bağ kurar. Bu bağ yaşam ilerledikçe kişilerin sorunlar karşısında, olumsuz duygularından kaçmak için kullandıkları bir davranış örüntüsü haline gelebiliyor. Psikolojik olarak daha zayıf olduğumuz bir anda, bir güçlükle karşılaşınca baş etmek için yemek yemek duygusal beslenmedir.

Sorunları karşısında yüzleşmeden kaçınan ve çözüm yolları aramayan kişiler yemek yiyerek sadece kendilerini sorunlar karşısında uyuşturmuş olurlar.
Öncelikle sorunlar karşısında çözümüne yönelik adımlar atılmalıdır. Duygusal yeme ile mücadele de ilk adım açlık hissinin tanımlanmasıdır.

Fiziksel açlık ile duygusal açlık arasında fark vardır:

 Fiziksel açlık yavaş yavaş belirirken, duygusal açlık aniden olur, birden bir şey yeme ihtiyacı hissedersiniz.

 Fiziksel açlık bekleyebilir, duygusal açlık hissettiğiniz de hemen giderilmesi gerekmektedir, bekleyemezsiniz.

 Fiziksel açlıkla yiyorsanız doyduğunuzda durabilirsiniz ancak duygusal açlık nedeniyle yemek ile yiyorsanız doymuş olsanız bile yemeğe devam etmek istersiniz.

 Gerçekten açlık nedeniyle yemek yiyorsanız pek çok seçeneğe açık olurken, duygusal açlık nedeniyle yediğinizde genellikle; pizza, çikolata, tatlı, cips gibi yüksek kalorili yiyecekler yersiniz. Duygusal yemede yemek yemeyi şiddetle arzulatan stres, üzüntü, kızgınlık gibi duygular; yemek yedikten sonra tüketilen yüksek kalorili yiyecekler neticesinde pişmanlık, suçluluk ve başarısızlık duygularına dönüşür.

Duygusal yemeyi nasıl durdurabilirim?

Duygusal yediğiniz anları fark edin. Aç olmadığınız halde canınız bir şeyler yemek istediği anların öncesinde hissettiğiniz duygularınıza odaklanın. Bir şeyler yemeden önce duygularınızı yazmak size yardımcı olacaktır. Yeme ihtiyacı hissettiğiniz anlarda açlığınızı 0 ile 10 arasında derecelendirin. Açlık
seviyeniz düşük ve sadece canınız sıkkın ya da stresli olduğunuz için yemek yemeyi istiyorsanız önce bir bardak su için ve yemek yemeyi 10 dakika ertelemeye çalışın. Sorunlar karşısında farklı baş etme kanallarınızı kullanın. Aç olmadığınız halde yemek yeme isteği geldiğinde alternatif olarak neler yapabileceğinizin bir listesini yapın.bu aktiviteler sizi rahatlatan (müzik dinlemek, yürüyüş yapmak.. ) aktiviteler olmalıdır. Yemek yeme isteği ile baş edemiyorsanız kalorisi yüksek besinler yerine sağlıklı seçenekler tüketin. Stresi azalttığı bilinen yeşil yapraklı sebzeler, balık, badem gibi besinlere
listenizde yer verebilirsiniz. Hayatınızda yapmaktan keyif aldığınız aktiviteleri artırın. Spor yapmaya özen gösterin. Olumsuz duygularınızla baş etmenizi kolaylaştıracaktır.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekYemek yeme isteğistresi azalttığı bilinen yeşil yapraklı sebzelerfiziksel açlık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul

Uzm. Kl. Psk. Lisans eğitimini Psikoloji (İngilizce) tamamladıktan sonra, 2012 yılında klinik psikoloji yüksek lisans eğitimini Prof.Dr. Hakan Türkçapar’ın tez danışmanlığı ve süpervizyonu ile tamamlamıştır. 2007 yılında ‘şizofreniden gerçeğe’ ve ‘psikoatölye’ projelerinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde gönüllü çalışmalarda bulunmuştur. Lisans stajını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi başta olmak üzere çeşitli hastane ve kurumlarda tamamlamış olup, yüksek lisans stajını Balıklı Rum Hastanesinde tamamlamıştır.
Yüksek lisans eğitimi öncesinde 2008 yılında Prof. Dr. Hanna R. Scherler’den, ‘1 Vaka, 7 Terapötik Bakış Açısı’ eğitimini almıştır. 2011 yılında Emel Stroup ve Hakan Türkçapar’dan Bilişsel Davranışçı Terapi, Davranış Bilimleri Enstitüsünden EMDR terapisi (1. ve 2. Düzey), stratejik aile terapisi, çözüm odaklı terapi eğitimlerini tamamlamış olup, yüksek lisans eğitimi sonrasında Dr. Alp Karaosmanoğlu’ndan şema terapi ve Aslıhan Topyay Özfidan'dan obezite tedavisinde bilişsel teknikler eğitimlerini tamamlamıştır. 4 yıl boyunca eylem metodunu kullanan, kişinin farkındalığını arttırmayı amaçlayan, hızlı ve etkili bir psikoterapi yöntemi olan Psikodrama Grup Terapisi eğitimini İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü’nden almıştır.

İstanbul kalkınma ajansının desteklediği, İstanbul İl Özel İdaresi bünyesinde oluşturulan Cinsel İstismara Uğramış Çocukların Rehabilitasyonu Projesinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. 2011 yılında meydana gelen Van depreminden hemen sonra Van ve Erçiş’te psikolojik ilk yardım faaliyetlerinde (travma sonrası stres bozukluğunun tedavisine yönelik seminerler, bireysel ve grup terapileri) bulunmuş, psikososyal müdahaleleri organize etmiştir. 2014 yılında Filipinler’de “Haiyan Tayfunun”dan zarar gören Filipin halkına psikolojik destek vermek için gönüllü Travma Psikoterapisti olarak “Bireysel” ve “Grup Psikoterapi” seansları uygulamıştır. 2015 Ocak ayında Uganda’da yetimhanelere psikososyal destek çalışmaları projesinde koordinatör olarak gönüllü çalışmalar yürütmüştür. 2016 yılında Nepal’de meydana gelen depremden sonra bölgede gönüllü psikososyal destek (travma sonrası stres bozukluğunun tedavisine yönelik seminerler, bireysel ve grup terapileri) çalışmalarında bulunmuştur. 2019 yılında Uluslararası Doğum Psikolojisi ve Doğum Ekipleri kongresinde ‘Doğum korkusunun giderilmesinde ilaçsız bir seçenek EMDR (Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) olgu sunumu’ başlıklı sözel bildiriyi sunmuştur. Bu çalışma hamileler üzerinde Türkiye'de uygulanan ilk EMDR çalışmasıdır.

Türkiye’nin çeşitli illerinde bilişsel davranışçı terapiye ve psikodramaya yönelik atölye çalışmaları yürütmektedir. Stres, sınav kaygısı ve depresyondan korunma yolları üzerine seminerler vermekte ve çeşitli yayın organlarında yazılar yazmaktadır. Klinik psikoloji pratiğinin yanında obezite ve duygusal beslenme özel çalışma alanıdır. Duygusal beslenme üzerine 2012 yılında bilimsel bir araştırma yürütmüş olup, obezite ve duygusal beslenme üzerine çeşitli yayın organlarında yazılar yazmakta ve TV programlarına katılmaktadır.

Aldığı Eğitimler

EMDR Terapisi 1. Düzey (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
EMDR Terapisi 2. Düzey (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Stratejik Aile Terapisi (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Egitimi (Reyhana Seedat)
Şema Terapi Egitimi (Dr. Alp Karaosmanoglu)
Çocuklar ve Ergenler ile EMDR (Prof. Dr. Ümran Korkmazlar)
1 Vaka, 7 Terapötik Bakış Açısı Eğitimi (Prof. Dr. Hanna R. Scherler )
Beck Yönelimli Kognitif Terapi (Dr. Emel Stroup)
Gestalt Terapi (Dr. Özge Mergen)
Dinamik Terapi (Prof. Dr. Can Tuncer)
Çocuk Psikopatolojisi (Doç.Dr. Şaziye Senem Başgül)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Temel Aşama (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Aile Ağacı ve Psikodrama Eğitimi (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Temel Aşama (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Hazırlık Aşaması(İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi (Prof. Dr. Hakan Türkçapar)
Rorschach Testi Eğitimi ve Uygulaması(Projektif Testler Derneği/Tevfika İkiz)
Bireysel Psikodrama Eğitimi (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Çocuk ve Ergenler için Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi (Prof. Dr. Emine Gül Kapçı)

Meslek

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.