Bel fıtığı ile ilgili önemli sorular

Bel fıtığı ile ilgili önemli sorular

BEL FITIĞI AMELİYATLARI RİSKLİ MİDİR?

Günümüzde gelişen mikrocerrahi teknikleri sayesinde beyin ve sinir cerrahları tarafından bel fıtığı ameliyatları kolaylıkla yapılabilmektedir. Bel fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlardan daha fazla bir risk taşımaz. Kaldı ki ameliyat sahasının mikroskop yardımı ile en ince ayrıntısına kadar görülebilmesi bel fıtığı ameliyatlarında büyük rahatlık sağlar. Günümüzde bilinen en iyi cerrahi teknik mikrocerrahidir.

Lazer, nükleotomi, disk içine uygulanan çeşitli tedavilerin uygulanabileceği hasta sayısı çok çok azdır (binde 1 oranı gibi). Çok seçilmiş, ilaç, istirahat, fizik tedavi yöntemleri uygulanmış cevap alınamamış hastalarda belki fayda sağlayabilir.

Endoskopla yapılan bel fıtığı ameliyatının ise mikrocerrahi yöntemine bir üstünlüğü kanıtlanmamıştır!

BEL FITIĞI AMELİYATINDA BELİME YABANCI CİSİM TAKILACAK MI?

Normal bel fıtığı hastalığının hemen hiçbirisinde bele vida, araya protez, takoz, cage, ayıraç, platin …vb şeyler takmaya gerek yoktur. “Belinizdeki fıtığı boşaltıp araya takoz, cage, protez,…vb..şeyler koyalım hem çökmesin, hem de tekrarlamasın.” şeklindeki ifadeler kesinlikle yanlıştır hiçbir kanıta dayalı bilimsel desteği yoktur. Basit bel fıtığı ameliyatı olacaksanız doktorunuzla detaylı görüşerek nasıl yapılacağı konusunda bilgi alınız!!

Bu aletler daha çok belde ileri derecede kaymalarda, kırıklarda, tümörlerde ve skolyozda kullanılır ve tek başlarına kullanılmazlar!!

“Bel fıtığın var, kuvvet kaybın yok ama ileride olabilir o nedenle sana koruyucu bel fıtığı ameliyatı yapalım” şeklindeki ifadeler de kesinlikle doğru değildir. Bel fıtığında koruyucu ameliyat diye bir şey yoktur!!

BEL FITIĞI TEKRARLAR MI?

Hastalarımızın en çok sordukları sorulardan biridir. Bel fıtığının tekrarlama oranı hastalarımızın genel olarak korktuğu oranda değildir. Bel fıtığının ameliyat olduktan sonra aynı yerden tekrarlama oranı 10 yılda % 3-10 civarındadır. Ağır işte çalışanlarda, şişmanlarda, uzun süre oturarak veya ayakta sabit çalışanlarda, spor yapmayan ve belini doğru kullanmayanlarda bu oranlar daha fazladır. Ama bu mutlaka tekrarlayacağı anlamına gelmez. Bu oran ameliyat sonrası öneriler dikkate alınırsa çok daha da düşük olacaktır.

Bu makale 18 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Prof. Dr. Kudret Türeyen

Prof. Dr. Kudret TÜREYEN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim dalında yapmış ve 1998 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur. İhtisas eğitimi esnasında 1997 yılında üç ay klinik gözlemci olarak İngiltere Sheffield Üniversitesi Nöroşirürji Anabilim Dalı'nda çalışmalar yapmıştır. Uzmanlık eğitimi sonrasında Bursa'da özel bir hastanede 3 yıl boyunca Nöroşirürji uzmanı olarak görev yapmış olan Prof. Dr. Kudret TÜREYEN, 2001 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı tarafından Yardımcı Doçent kadrosuna atanmıştır. 2002 yılında ABD’de Prof. Dr. Robert J. Dempsey başkanlığındaki Wisconsin Üniversitesi Nöroşirü ...

Prof. Dr. Kudret Türeyen
Prof. Dr. Kudret Türeyen
Bursa - Beyin ve Sinir Cerrahisi
Facebook Twitter Instagram Youtube