Doktorsitesi.com

Bebeklerde kanlı-sümüksü kaka ve alerji- ıı

Prof. Dr. Reha Cengizlier
Prof. Dr. Reha Cengizlier
17 Nisan 20155725 görüntülenme
Randevu Al
  • Bebeklerde süt alerjisi tanısı için yaş sınırı bulunmamakta, teşhis deri veya kan testleri ile uzman doktor kontrolünde konulmaktadır.
  • Tedavi sürecinde alerjenlerden tam kaçınma esastır; beslenme düzeni büyüme geriliğini önlemek için kalsiyum takviyesi ve özel mamalarla desteklenmelidir.
  • Süt alerjisi genellikle 2 yaş civarında düzelse de bu çocuklarda astım riski yüksek olduğundan sigara dumanından uzak durulması kritik önem taşır.
Bebeklerde kanlı-sümüksü kaka ve alerji- ıı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklerde Süt Alerjisi ve Tanı Süreci

Bebeklerde süt alerjisi şüphesi oluştuğunda, test yapmak için belirli bir yaşın dolmasını beklemek gerekmez; bebekler 1 haftalıkken dahi alerji testi yapılabilir. Tanı sürecinde gecikmek, bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebileceği için annenin gözlemleri ve bebeğin klinik durumu esas alınır. Uzman bir doktor, bebeğin yaşını ve semptomlarını değerlendirerek hangi testlerin uygulanacağına karar verir.

Süt alerjisi teşhisi genellikle deri testi veya kan testi yöntemleriyle konulur. Test sonuçları "süt alerjisi" yönünde çıktığında, tedavi sürecinin en kritik adımı alerjen maddeden uzak durmaktır. Bu aşamada hem emziren annenin hem de ek gıdaya geçmiş olan bebeğin beslenme programından süt ve süt ürünleri tamamen çıkarılmalıdır.

Süt Alerjisinde Beslenme Yönetimi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Beslenme düzenindeki kısıtlamalar, bebeğin büyüme ve gelişmesini sekteye uğratmamalıdır. Bu nedenle sürecin bir doktor ve diyetisyen kontrolünde yürütülmesi esastır. Süt alerjisinden kaçınırken hatalı diyet uygulamaları, çocukta büyüme geriliğine yol açabilir. Süt ürünleri tüketemeyen bebeklerde oluşabilecek eksiklikleri gidermek için mutlaka kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.

Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye devam edilmesi önerilir; ancak annenin diyetine sıkı bir denetim getirilir. Alerjinin şiddetine göre anne; yoğurt, peynir ve tereyağı gibi ürünlerin yanı sıra, içinde eser miktarda süt bulunan gıdaları bile tüketmemelidir. Bazı durumlarda ise sadece direkt süt içimi kısıtlanırken, fermente ürünlere izin verilebilir. Bu noktada bebeğe özgü yaklaşım sergilenmesi hayati önem taşır.

Anne Sütü Yoksa Hangi Mamalar Kullanılmalıdır?

İlk 6 ayda anne sütünün eksikliği durumunda, inek sütünün alerjik yapısından arındırılmış ancak besleyici değeri korunmuş özel mamalar tercih edilir. Standart mamaların tamamı süt bazlıdır ve doğrudan inek sütü içirmekle aynı alerji riskini taşır. Özel mamaların özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

Özellik TürüAçıklama
AvantajlarıAlerji riski taşımadan bebeğin tüm beslenme ihtiyacını karşılar ve hazırlaması pratiktir.
MaliyetPahalı ürünlerdir; ancak testlerle kanıtlanmış alerji durumunda 2 yaşına kadar devlet raporu ile ücretsiz alınabilir.
Tat ve AromaAlerjik özelliği yok etmek için yapılan işlemler nedeniyle tadı kötüdür. Alışamayan bebekler için vanilya şurubu gibi aromalarla desteklenebilir.

Ek Gıdaya Geçiş ve Alternatif Sütler

Süt alerjisi olan bebeklerde beslenmeyi desteklemek amacıyla ek gıdalara mümkün olduğunca erken, genellikle 4. aydan itibaren başlanması önerilir. Her yeni gıda, alerji riski nedeniyle 3 gün kuralı uygulanarak (az miktarda başlayıp gündüz vakti verilerek) tanıtılmalıdır. Bu süreçte oluşabilecek döküntü, kaşıntı veya hırıltı gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora danışılmalıdır.

Alternatif süt seçenekleri hakkında bilinmesi gerekenler şunlardır:

  • Keçi Sütü: İnek sütü alerjisi olanlarda %90 oranında çapraz reaksiyon riski taşır. Doktor onayı olmadan verilmemelidir.
  • Soya Maması: İnek sütü ile benzer protein yapısı nedeniyle %65 oranında alerji riski barındırır.
  • Pirinç Sütü: Pirinç unu ile karıştırılmamalıdır; besleyici değeri süt gibi dengelenmiş sıvı bir içecektir. Pahalı ve tadı farklı olsa da mama yapımında güvenle kullanılabilir.

İlaç Tedavisi ve İyileşme Süreci

Besin alerjilerinin doğrudan bir ilaçla tedavisi yoktur; ancak alerjinin yol açtığı semptomları hafifletmek için çeşitli ilaçlar kullanılır. Egzama ve kaşıntı için nemlendiriciler veya kortizonlu kremler, solunum problemleri için ise nefes açıcı spreyler tercih edilebilir. Ciddi reaksiyonlarda doktor kontrolünde kortizon iğneleri veya hapları kullanılabilmektedir.

Süt alerjisi genellikle geçicidir ve büyük oranda 2 yaş civarında düzelir. Ancak bu çocuklarda ilerleyen yaşlarda astım olma riski daha yüksektir. Bu riski minimize etmek için çocuk mutlaka sigara dumanından uzak tutulmalıdır. Evin hiçbir alanında, çocuk evde yokken dahi sigara içilmemesi kritik bir korunma önlemidir.

İyileşme Belirtileri ve Yeniden Deneme

Süt alerjisinin geçip geçmediğini anlamak için evde kontrolsüz denemeler yapılmamalıdır. En az 2-3 aylık kesin bir yasak döneminden sonra, doktor kontrolünde ve düşük dozlarla denemeler yapılabilir. Başlangıçta kan veya deri testlerinde görülen düşüşler iyileşme için önemli bir göstergedir.

Test sonuçları olumlu çıksa bile, bebeğin tepkisi farklı olabileceği için denemeler mutlaka hastane ortamında veya doktor gözetiminde gerçekleştirilmelidir. Kakada kan veya mukus görülen vakalarda ise, süt ürünü verildikten sonra bebek 48-72 saat boyunca huzursuzluk ve dışkı düzeni açısından titizlikle izlenmelidir.

Etiketler

Besin alerjisi geçer mi?Soya maması verilebilir mi?Keçi sütü verilebilir mi?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha CENGİZLİER, 2 Temmuz 1959 tarihinde Adana'da doğmuştur. 1977-1983 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1986-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlayarak uzman doktor unvanı almıştır. 1990-1993 yılları arasında ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Allerji yan dal ihtisasını tamamlamıştır.1997 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doçençti, 2006 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Profesörü olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.