Bayram tatları ağzınızın tadını kaçırmasın!

Bayram tatları ağzınızın tadını kaçırmasın!

Bunaltıcı yaz sıcaklarıyla birlikte devam eden ve neredeyse 18 saat süren Oruç ibadeti bayramın gelmesi ile birlikte sona eriyor. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninden sonra bedenin tekrardan yeni beslenme düzenine alışması gerekiyor. Ancak bayram denilince, hepimizin aklında geleneksel ev ziyaretleri, açılan tepsi tepsi baklavalar, börekler ve çocukların ceplerine, yaşlıların ise misafirlerine sunmak için tabaklarına doldurduğu şekerler geliyor. Bu renkli görüntü gözümüze güzel geldiği kadar vücudumuza da iyi geliyor mu? 

Ramazan ayı ile birlikte vücudumuz yeme ve içmeye hasret kalıyor ve yolun sonundaki bayram ile birlikte hasretini doya doya yaşamak istiyor. Fakat 18 saatlik uzun süren açlık ve susuzlukla, öğün sayıları azalıyor ve metabolizma hızı Ramazan ayı boyunca yavaşlıyor. Aslında biz farketmesekte vücudumuz içerisinde bulunduğu duruma adapte olmaya başlıyor. Ramazan ayının bitip bayramın gelmesi ile adaptasyon yerini karmaşaya bırakıyor.

Ramazan Bayramı beslenmede bir geçiş dönemidir

Ramazan ayında, sahur ve iftar olmak üzere ikiye indirilen öğün sayısının bayramın gelişiyle birlikte kısa sürede değişiyor. Unutmayalım ki günlük ideal beslenme şekli, 2-2,5 saatlik zaman dilimleri ile 3 ana, 3 ara öğün şeklinde periotları izleyen bir döngüdür. Ramazan Bayramı’nda yağ oranı fazla, yüksek kalorili yiyeceklerle beslenilmesi mide ve bağırsak hastalıklarına zemin hazırlıyor.

Öğünlere dikkat edin!

Aslında beslenmede yapılan ufak değişiklikler, büyük adımlara dönüşüp bayramın ve günlük yaşamın sağlıklı geçmesini sağlayabilir. Ramazandan sonra karşıladığımız 3 günlük bayramda özellikle şunlara dikkat etmeliyiz:

Herkesin içini ısıtan bayram sabahlarına, güzel bir kahvaltı ile başlanmalı,
Ramazanda oluşan uzun süreli açlık ile iftarlarda görülen hızlı yeme yerini, sağlıklı bir beslenmede önemli olan az az ve yavaş yeme alışkanlığı ile değiştirilmeli,
Sıvı alımı artırılmalı öğünlere süt, ayran, bitki çayları, komposto gibi sıvı besinler eklenmeli,

Hamur işleri, kızartmalar ve yağlı besinlerden uzak durulmalı çünkü yağlı besin tüketimi ile kişilerde gaz, hazımsızlık, mide bulantısı gibi mide ve barsak sistemi rahatsızlıkları görülebilmektedir.

Ramazan Bayramı boyunca tatlı, çikolata tüketimine dikkat edilmeli,

Tatlılar yemekle birlikte değil yemekten sonra az miktarda tüketilmeli,

Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli, Özellikle bu dönemde hamurlu tatlı tüketimi kandaki yağ ve kolesterol düzeyini de yükseltebilir

Vücut dengesini sağlamak adına bol miktarda sıvı tüketilmeli. Günlük ortalama 8-10 bardak civarında su içilmeli,

Oruç etkisiyle yavaşlayan metabolizma kilo almaya neden olacaktır, bu yüzden beslenmenin yanında fiziksel aktivite de büyük önem taşıyor. Metabolizmayı hızlandırmak için spor yapmak, merdiven kullanmak, bisiklete binmek, en azından yemeklerden sonra yürüyüş yapmak faydalı olacaktır.

Şeker, kalp ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlığı olan bireyler diyetlerine daha da dikkat etmeli,

Ramazan ayı boyunca bir ay dinlenmeye çekilen mide, bayramda tatlı ve hamur işi yiyeceklerle yorulmamalı ve bayramın ilk günlerinde az ve sık aralıklarla sebze ve meyveye ağırlık vererek beslenmeli, vücudun eski düzenine dönmesi daha yumuşak ve sağlıklı bir geçişle sağlanmalıdır.

Bayram ziyaretlerinde ikram edilen hamur tatlıları ve çikolatalardan uzak durmalı, ayrıca seçici olunup her ziyaret edilen yerde verilen her şey tüketilmemelidir.

Bu önerilere dikkat ettiğiniz sürece, bayramda ve bayram sonrasında daha sağlıklı beslenip eski yemek düzeninize daha kolay adapte olabilirsiniz. 

Bu makale 6 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Dyt. Evnur Saray

Dyt. Evnur SARAY, lisans öncesi eğitimini tamamlamasının ardından başlamış olduğu Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden  2013 yılında mezun oldarak Diyetisyen unvanı almıştır.

Başkent Üniversitesi'nde Onkoloji ve Kardiyoloji Diyetisyenliği, Haliç Üniversitesi'nde Renal Diyetisyenlik, Medipol Üniversitesi'nde ise çocukluk ve ergenlik dönemi beslenme eğitimlerini tamamlamıştır. 2013 yılında Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'nde diyetisten olarak göreve başlamıştır. 

Yüksek lisans eğitimine Haliç Üniversitesi'nde Beslenme ve Diyetetik bölümünde devam etmekte olan Dyt. Evnur SARAY, şu anda Emsey Hospital'de hastalarına hizmet vermektedir.

Dyt. Evnur Saray
Dyt. Evnur Saray
İstanbul - Diyetisyen
Facebook Twitter Instagram Youtube