Doktorsitesi.com

BAHARLA GELEN İSTEK(SİZLİK) !

Uzm. Dr. Taner Canatar
Uzm. Dr. Taner Canatar
8 Nisan 2016491 görüntülenme
Randevu Al
BAHARLA GELEN İSTEK(SİZLİK) !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinsel İsteksizlik ve Modern Yaşamdaki Etkileri

Bahar aylarının gelişiyle birlikte pek çok kişi daha aktif ve dinç olmayı beklerken, kronik yorgunluk ve halsizlik şikayetleri artış göstermektedir. Bu durumun en kritik yansımalarından biri, ikili ilişkilerde cinsel isteksizlik probleminin baş göstermesidir. Günümüzde cinselliğin yaşanmadığı evliliklerin sayısı hızla artarken, bu durumun temelinde yatan biyolojik ve psikolojik süreçlerin doğru analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Cinsel İsteksizlik (Cinsel Soğukluk) Tanımı

Her bireyin kişilik özellikleri farklı olduğu gibi, cinsel arzu ve davranış kalıpları da çiftten çifte değişkenlik gösterir. Cinsel isteksizlik, yeterli cinsel uyarı bulunmasına rağmen cinsel fantezilerin ve aktivitede bulunma arzusunun az olması veya hiç olmaması durumudur. Tıbbi literatürde bu durum, yeterli uyarana rağmen cinsel aktivite yokluğu olarak ifade edilen “cinsel soğukluk” terimiyle tanımlanmaktadır.

Cinsel Arzuyu Etkileyen Temel Faktörler

Cinsel istekte dönem dönem azalmalar yaşanması olağan kabul edilse de, bu durumun uzun süreli olması profesyonel bir değerlendirme gerektirir. Cinsel arzuyu şekillendiren unsurlar sadece bedensel sağlıkla sınırlı değildir. Aşağıdaki faktörler bireylerin cinsel yaşamı üzerinde doğrudan belirleyicidir:

  • Psikolojik Durum: Korku, endişe, üzüntü ve duygusal dalgalanmalar.
  • Demografik Özellikler: Yaş, meslek ve eğitim düzeyi.
  • Kültürel Yapı: Sosyal çevre, inançlar ve toplumsal değer yargıları.
  • Deneyim: Geçmişteki bilgi, beceri ve cinsel tecrübeler.

Kadın ve Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Belirtileri

Cinsel isteksizlik her iki cinsiyette de yaygın görülmesine rağmen, tetikleyiciler ve sonuçlar farklılık gösterebilir. Erkekler genellikle görsel materyallerden daha fazla etkilenirken, kadınlar romantik ortamlardan ve sözel ifadelerden güç almaktadır. Bu süreçte yaşanan sorunlar şu şekilde kategorize edilebilir:

CinsiyetYaygın Belirtiler ve Sonuçlar
KadınlarCinsel hazzın zayıf olması veya hiç oluşmaması, orgazm yaşayamama sorunu.
ErkeklerKonsantrasyon kaybı, sertleşme bozuklukları ve boşalma sorunları.

Toplumsal Algı ve Tedavi Yaklaşımları

Toplumumuzda kadın cinselliğine dair yerleşik önyargılar, kadınların tedaviye başvurmasını zorlaştıran en büyük engellerden biridir. Cinselliği başlatan veya aktif katılım sağlayan kadınlara yönelik olumsuz bakış açısı, cinsel isteksizlik yaşayan kadınların damgalanma korkusu yaşamasına neden olmaktadır. Oysa bu sorun, profesyonel bir yaklaşımla çözülebilecek bir durumdur.

Cinsel Terapi ve Çözüm Süreci

Tedavi süreci mutlaka bireye veya çifte özgü olarak planlanmalıdır. İsteksizliğin kökeninde yatan fiziksel nedenler, psikolojik bariyerler, ilişki problemleri, bağlanma korkusu veya cinsel mitler titizlikle incelenmelidir. Eğer sorun kendi başınıza aşamayacağınız bir boyuta ulaştıysa, vakit kaybetmeden tecrübeli bir cinsel terapiste başvurmanız önerilmektedir.

Unutulmamalıdır ki cinsellik; rahatlamış bir zihinle, dokunmanın verdiği hazza odaklanarak ruhu ve bedeni paylaşma sanatıdır. Bu süreç, karşılıklı haz alıp verme ve duygusal bir boşalma deneyimi olarak yaşanmalıdır.

Etiketler

Cinsel soğuklukCinsel sorunlarCinselliği reddetmekCinselliğin olmadığı evliliklerde ne yapmalıCinsel isteksizlikBaharda cinsel isteksizlik olur muHangi dönem cinsel soğukluk olurCinselliğin olmadığı evl

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Taner Canatar

Uzm. Dr. Taner Canatar

1970 yılında gözlerini hayata açan Taner CANATAR,  İçel Anadolu Lisesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra 2001 yılında  ihtisas eğitimini tamamlayarak tıpta uzmanlığını almıştır. 2002 yılından bu yana Aile ve Evlilik Terapileri, Aile Danışmanlığı, Bilişsel Davranışçı Terapi, EFT (Duygusal Özgürleşme ve Enerji Psikolojisi Teknikleri), Cinsel Terapi ile çeşitli kişisel gelişim ve süpervizyon eğitimleri almıştır.  Farklı kurumlarda görev yapmasının ardından 2009 yılında kendisine ait CANATAR Terapi Merkezi’ni kurmuş ve danışanlarını kendi terapi merkezinde kabul etmeye başlamıştır. 2009 yılında “Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)  Adana Şubesi’ni”, 2015 yılı Ocak ayında “Canatar Terapi Enstitüsü’nü”, 2015 Haziran ayında “Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği’ni (TERAPİDER)” kurmuş olan Uzm. Dr. Taner CANATAR, halen TERAPİDER Genel Başkanlığı ile CİSED Adana Şube Başkanlığı görevlerini yürütmektedir. AETD, TERAPİDER, CİSED, TTB, TAHUD üyeliklerinin yanında çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmakta, sosyal sorumluluk projelerinde yer almakta, bireysel, ailesel ve kurumsal eğitimler vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.